Karikatür krizinin gelişimi
 
30 eylül:
Danimarka'nın muhafazakar gazetesi Jyllands-Posten 'ifade özgürlüğü' çerçevesinde 12 serilik Hz. Muhammed karikatürleri yayımladı.
 
10 ocak:
Norveç gazetesi Magazinet de aynı karikatürleri yayımladı. Bu gelişmeler üzerine birçok Müslüman ülke, örgüt ve kurum Danimarka ve Norveç ürünlerini boykot çağrısında bulundu.
 
31 ocak:
Jyllands Posten gazetesi özür diledi. Norveç gazetesi Magazinet de 'üzüntülerini bildirdi'. Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ise karikatürlerin yayımlanmasını şahsen kınadığını söyledi ancak gazete adına özür dilemeyi reddetti.
 
Fransa, Almanya, İspanya, İsviçre, Ürdün ve Macaristan'daki bazı gazeteler, Jyllands-Posten gazetesindeki karikatürleri yayımladı.

Erdoğan, mektubu gönderdi


      Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, karikatür tartışmalarıyla tırmanan gerilimin sona erdirilmesi amacıyla BM, NATO, İKÖ üyesi ülkeler ile Türkiye’nin büyükelçiliklerinin bulunduğu ülke liderlerine mektup gönderdi.
      İslam dünyasını rahatsız eden karikatür tartışmaları ekseninde gelişen bir dizi olay üzerine, küresel barış ve istikrarı tehdit eden tehlikeli mevcut tırmanışı engellemek maksadıyla bu mektubu yazdığını ve kanaatlerini paylaşma gereği duyduğunu kaydeden Erdoğan, mektupta şunları kaydetti:
      "Bu müessif hadiseler, Doğu ile Batı, İslam dünyası ile Hıristiyan dünyası arasında yakın zamanlarda hiç görülmeyen ve neredeyse kutuplaşmaya varan bir gerginlik meydana getirmiştir.
      Devlet ve siyaset adamlarının akıl ve sağduyuyla hareket etmeleri ve kendilerinden beklenen ortak tavırla ön almalarının küresel barış ve ortak değerlerimizin korunması açısından hayati önem taşıdığını düşünüyorum. Öncelikle, son olayların altında yatan nedenleri anlamaya çalışmalıyız. Müslümanlar, kural olarak, tüm peygamberlere gerekli saygıyı gösterirler. Ayrıca, Hz. Muhammed’e karşı duydukları derin saygı ve İslami öğretilere olan imanlarına karşın iyi niyetli eleştirilere tahammül gösterebilirler. Ancak, Hz. Muhammed’in, açıkça eleştiri sınırlarını aşan bir hakarete maruz bırakılmasını mazur görmeleri beklenemez.
      Görülmektedir ki, kimi yayın kuruluşları, bu müessif olayları ifade özgürlüğünün test edilmesi gibi algılamışlardır. İslam dünyasının özgürlük anlayışını ve sabrını test etme niyetinin sergilendiğini de gözlemlemek mümkündür. Hiçbir kültürün diğer kültürlerin hassasiyetlerine hakaret etme hakkı yoktur. Uyum içinde birlikte varolmanın asgari ön şartı, farklı medeniyetler ve geleneklerin karşılıklı olarak birbirlerinin kültürel farklılıklarına saygı duymasıdır. Esasen, bu kültürel farklılıklar, çağdaş demokratik tecrübemizin üzerine inşa edilmiş olduğu, paylaşılan değerlerle mükemmel bir uyum halindedirler. Zira bu, farklılıkları düşmanlık ve nefret kaynağı olarak istismara terk etmek yerine, korumayı ve bir zenginlik kaynağı olarak kabul etmeyi esas alan modern çoğulculuk ilkesinin de icabıdır." 

     ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRI

      Şiddet ve çatışma kültürünü esas alan "Medeniyetler Çatışması" tezinin yerine "Medeniyetlerarası İttifak" tezinin koyulmadığı sürece hep birlikte bir felakete doğru sürüklenileceğini bugüne kadar her zeminde ifade ettiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, mektubunu şöyle sürdürdü:
      "Yaşanan son olaylar da ne yazık ki bizi haklı çıkarmıştır. İfade ve basın özgürlüğü ile bunun mümkün olan her kanalla kullanılması, elbette demokrasinin vazgeçilmez ilkelerinin başında gelir. Fakat bu ilke, ahlaki bir sorumluluğun eşliğinde hayata geçirilmek durumundadır. Hiçbir özgürlük, inançların, değerlerin ve kutsal imgelerin aşağılanması, hakarete tabi tutulması istikametinde kullanılamaz. Bu gibi özü itibariyle hassas konular üzerinde düşünmek zorundayız. Bununla birlikte, hayal kırıklığı içinde şiddete başvuranlar ve şiddeti tahrik ve teşvik edenler, kendi davalarına zarar vermekte ve haklılıklarını kaybetmektedirler. İslam barış dinidir ve İslam ülkelerinde yaşayan herkesin canı, malı ve onurunun korunması çağrısını içerir. İslamın ve Müslümanların savunulması, İslami öğretilere aykırı yöntemlerle yapılamaz. Türkiye, zenginleştirilmiş diyalog, uzlaşma ve entegrasyona yönelik tüm hakiki çabaları desteklemektedir. Attığımız adımların nihai amacı, insanlığın ’Çokluk içinde birlik’te yaşama idealine özgün katkımızı sağlamaktır.
      Gerek Medeniyetler İttifakı girişiminde üstlendiğimiz rol, gerek Avrupa Birliği’ne tam üye olma istikametinde attığımız kararlı adımlar, bu asil gayenin gerçekleştirilmesi içindir." Medeniyetlerin, dünyayı kuşatan sorunlara karşı ortak bir mücadele verecek kadar güçlü ortak değerler ve kurallar ile ilkelere sahip olduğunu belirten Erdoğan, büyük çoğunluğun, diğerleriyle kucaklaşmak ve söz konusu değerler etrafında buluşmak, böylece çatışma teorilerini reddetmek arzusunda olduğuna da inandığını bildirdi.
      Erdoğan, mektupta, "İslamofobianın Batı toplumlarında daha fazla kök salmasına sebep olacak politikalardan özenle kaçınmak mecburiyetindeyiz. Bu kritik noktada, sağduyu ile ve daha ileri bir sorumluluk duygusuyla hareket etmemiz, azami önemi haizdir. Ortak tarihi tecrübelerimiz ve değerlerimiz bize izlenmesi gereken yolu göstermektedir. Yalnızca ortak irade göstermekle yetinmeyerek, mevcut gerilimi ortadan kaldırmak için elimizdeki mevcut tüm yöntem ve mekanizmaları kullandığımızdan emin olmalıyız" ifadelerini de kullandı.
10 Şubat 2006 / Cuma  www.milliyet.com.tr


Erdoğan'dan Dünya'ya "ortak tavır" çağrısı

Başbakan Erdoğan, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerin
yayınlanması ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili BM, İKÖ ve NATO
genel sekreterleri ile Türk büyükelçiliklerinin bulunduğu ülkelerin
başbakanlarına mektup gönderdi.

Erdoğan mektubunda, ''Devlet ve siyaset adamlarının akıl ve sağduyuyla hareket etmeleri ve kendilerinden beklenen ortak tavırla ön almalarının küresel barış ve ortak değerlerimizin korunması açısından hayati önem taşıdığını düşünüyorum'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, karikatür tartışmalarıyla tırmanan gerilimin sona erdirilmesi amacıylaBM, NATO, İKÖ üyesi ülkeler ile Türkiye'nin büyükelçiliklerinin bulunduğu ülke liderlerine mektup gönderdi. İslam dünyasını rahatsız eden karikatür tartışmaları ekseninde gelişen bir dizi olay üzerine, küresel barış ve istikrarı tehdit eden tehlikeli mevcut tırmanışı engellemek maksadıyla bu mektubu yazdığını ve kanaatlerini paylaşma gereği duyduğunu kaydeden Erdoğan, mektupta şunları kaydetti:

''Bu müessif hadiseler, Doğu ile Batı, İslam dünyası ile Hıristiyan dünyası arasında yakın zamanlarda hiç görülmeyen ve neredeyse kutuplaşmaya varan bir gerginlik meydana getirmiştir. Devlet ve siyaset adamlarının akıl ve sağduyuyla hareket etmeleri ve kendilerinden beklenen ortak tavırla ön almalarının küresel barış ve ortak değerlerimizin korunması açısından hayati önem taşıdığını düşünüyorum. Öncelikle, son olayların altında yatan nedenleri anlamaya çalışmalıyız. Müslümanlar, kural olarak, tüm peygamberlere gerekli saygıyı gösterirler. Ayrıca, Hz. Muhammed'e karşı duydukları derin saygı ve İslami öğretilere olan imanlarına karşın iyi niyetli eleştirilere tahammül gösterebilirler. Ancak, Hz. Muhammed'in, açıkça eleştiri sınırlarını aşan bir hakarete maruz bırakılmasını mazur görmeleri beklenemez.

Görülmektedir ki, kimi yayın kuruluşları, bu müessif olayları ifade özgürlüğünün test edilmesi gibi algılamışlardır. İslam dünyasının özgürlük anlayışını ve sabrını test etme niyetinin sergilendiğini de gözlemlemek mümkündür. Hiçbir kültürün diğer kültürlerin hassasiyetlerine hakaret etme hakkı yoktur. Uyum içinde birlikte varolmanın asgari ön şartı, farklı medeniyetler ve geleneklerin karşılıklı olarak birbirlerinin kültürel farklılıklarına saygı duymasıdır. Esasen, bu kültürel farklılıklar, çağdaş demokratik tecrübemizin üzerine inşa edilmiş olduğu, paylaşılan değerlerle mükemmel bir uyum halindedirler. Zira bu, farklılıkları düşmanlık ve nefret kaynağı olarak istismara terk etmek yerine, korumayı ve bir zenginlik kaynağı olarak kabul etmeyi esas alan modern çoğulculuk ilkesinin de icabıdır.''

ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRI

Şiddet ve çatışma kültürünü esas alan ''Medeniyetler Çatışması'' tezinin yerine ''Medeniyetlerarası İttifak'' tezinin koyulmadığı sürece hep birlikte bir felakete doğru sürüklenileceğini bugüne kadar her zeminde ifade ettiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, mektubunu şöyle sürdürdü:

''Yaşanan son olaylar da ne yazık ki bizi haklı çıkarmıştır. İfadeve basın özgürlüğü ile bunun mümkün olan her kanalla kullanılması, elbette demokrasinin vazgeçilmez ilkelerinin başında gelir. Fakat bu ilke, ahlaki bir sorumluluğun eşliğinde hayata geçirilmek durumundadır. Hiçbir özgürlük, inançların, değerlerin ve kutsal imgelerin aşağılanması, hakarete tabi tutulması istikametinde kullanılamaz. Bu gibi özü itibariyle hassas konular üzerinde düşünmek zorundayız. Bununla birlikte, hayal kırıklığı içinde şiddete başvuranlar ve şiddeti tahrik ve teşvik edenler, kendi davalarına zarar vermekte ve haklılıklarını kaybetmektedirler. İslam barış dinidir ve İslam ülkelerinde yaşayan herkesin canı, malı ve onurunun korunması çağrısını içerir. İslamın ve Müslümanların savunulması,
İslami öğretilere aykırı yöntemlerle yapılamaz. Türkiye, zenginleştirilmiş diyalog, uzlaşma ve entegrasyona yönelik tüm hakiki çabaları desteklemektedir. Attığımız adımların nihai amacı, insanlığın'Çokluk içinde birlik'te yaşama idealine özgün katkımızı sağlamaktır. Gerek Medeniyetler İttifakı girişiminde üstlendiğimiz rol, gerek Avrupa Birliği'ne tam üye olma istikametinde attığımız kararlı adımlar, bu asil gayenin gerçekleştirilmesi içindir.''

Medeniyetlerin, dünyayı kuşatan sorunlara karşı ortak bir mücadeleverecek kadar güçlü ortak değerler ve kurallar ile ilkelere sahip olduğunu belirten Erdoğan, büyük çoğunluğun, diğerleriyle kucaklaşmak ve söz konusu değerler etrafında buluşmak, böylece çatışma teorilerinireddetmek arzusunda olduğuna da inandığını bildirdi.
Erdoğan, mektupta, ''İslamofobianın Batı toplumlarında daha fazla kök salmasına sebep olacak politikalardan özenle kaçınmak mecburiyetindeyiz. Bu kritik noktada, sağduyu ile ve daha ileri bir sorumluluk duygusuyla hareket etmemiz, azami önemi haizdir. Ortak tarihi tecrübelerimiz ve değerlerimiz bize izlenmesi gereken yolu göstermektedir. Yalnızca ortak irade göstermekle yetinmeyerek, mevcut gerilimi ortadan kaldırmak için elimizdeki mevcut tüm yöntem ve mekanizmaları kullandığımızdan emin olmalıyız'' ifadelerini de kullandı.
10 Şubat 2006 Cuma www.sabah.com.tr


Erdoğan'dan dünya liderlerine sağduyu mektubu

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, karikatür krizi ile ilgili yaşanan gelişmelerin ardından dünya liderlerine birer mektup gönderdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, karikatür tartışmalarıyla tırmanan gerilimin sona erdirilmesi amacıyla BM, NATO, İKÖ üyesi ülkeler ile Türkiye'nin büyükelçiliklerinin bulunduğu ülke liderlerine mektup gönderdi.

İslam dünyasını rahatsız eden karikatür tartışmaları ekseninde gelişen bir dizi olay üzerine, küresel barış ve istikrarı tehdit eden tehlikeli mevcut tırmanışı engellemek maksadıyla bu mektubu yazdığını ve kanaatlerini paylaşma gereği duyduğunu kaydeden Erdoğan, mektupta şunları kaydetti:

''Bu müessif hadiseler, Doğu ile Batı, İslam dünyası ile Hıristiyan dünyası arasında yakın zamanlarda hiç görülmeyen ve neredeyse kutuplaşmaya varan bir gerginlik meydana getirmiştir.

Devlet ve siyaset adamlarının akıl ve sağduyuyla hareket etmeleri ve kendilerinden beklenen ortak tavırla ön almalarının küresel barış ve ortak değerlerimizin korunması açısından hayati önem taşıdığını düşünüyorum. Öncelikle, son olayların altında yatan nedenleri anlamaya çalışmalıyız. Müslümanlar, kural olarak, tüm peygamberlere gerekli saygıyı gösterirler. Ayrıca, Hz. Muhammed'e karşı duydukları derin saygı ve İslami öğretilere olan imanlarına karşın iyi niyetli eleştirilere tahammül gösterebilirler. Ancak, Hz. Muhammed'in, açıkça eleştiri sınırlarını aşan bir hakarete maruz bırakılmasını mazur görmeleri beklenemez.

Görülmektedir ki, kimi yayın kuruluşları, bu müessif olayları ifade özgürlüğünün test edilmesi gibi algılamışlardır. İslam dünyasının özgürlük anlayışını ve sabrını test etme niyetinin sergilendiğini de gözlemlemek mümkündür. Hiçbir kültürün diğer kültürlerin hassasiyetlerine hakaret etme hakkı yoktur. Uyum içinde birlikte varolmanın asgari ön şartı, farklı medeniyetler ve geleneklerin karşılıklı olarak birbirlerinin kültürel farklılıklarına saygı duymasıdır. Esasen, bu kültürel farklılıklar, çağdaş demokratik tecrübemizin üzerine inşa edilmiş olduğu, paylaşılan değerlerle mükemmel bir uyum halindedirler. Zira bu, farklılıkları düşmanlık ve nefret kaynağı olarak istismara terk etmek yerine, korumayı ve bir zenginlik kaynağı olarak kabul etmeyi esas alan modern çoğulculuk ilkesinin de icabıdır.''
10 Şubat 2006 Cuma www.zaman.com.tr


Arınç’tan mektup

10 Şubat 2006 Cuma

ANKARA - TBMM Başkanı Bülent Arınç, karikatür kriziyle ilgili olarak, AB üyesi ülkelere ve karikatürün yayımlandığı Ürdün ile Yeni Zelanda’nın parlamento başkanlarına mektup gönderdi. Arınç, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı yerine, diyalog, hoşgörü ve işbirliği teklif ettiği mektubunda, algılama ve anlayış eksikliklerinin, bazı kişi ve akımlarca olumsuz şekilde kullanılabildiğine dikkati çekti. Müslümanların inançlarına saygısızlık içeren haberleri kınadığını ifade eden Arınç, ifade özgürlüğünün, inançlara ve kutsal değerlere saygısızlık etme hakkı vermediğini belirtti. Arınç, din adına terörist eylemlerde bulunulmasını, tepkilerin abartılmasını, şiddete dönüşmesini, bu çerçevede bazı ülke büyükelçiliklerinin saldırıya maruz kalmasını da kınadığını ifade etti.

Erdoğan çıkış önerdi

Erdoğan, Batılı liderlere mektupla, 'İslam fobisini artıracak politikalardan kaçının', Müslümanlara da 'Şiddet, davanıza zarar verir' uyarısını yaptı   11/02/2006

RADİKAL - ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, Hz. Muhammed karikatürlerinin Avrupa basınında yayımı nedeniyle İslam âlemi ile Batı arasındaki gerilimi düşürmek için dünya liderlerine mektup gönderdi. Başbakan, BM, NATO, İslam Konferansı Örgütü üyesi ülkelere mektubunda, 'İslamofobia'yı körükleyecek politikalardan kaçınılması çağrısı yaptı. Erdoğan, şu mesajları verdi:
Mazur görülmesi beklenemez: Bu müessif hadiseler, İslam ve Hıristiyan dünyası arasında neredeyse kutuplaşmaya varan bir gerginlik meydana getirmiştir. Devlet ve siyaset adamlarının akıl ve sağduyuyla hareket etmelerinin ortak değerlerin korunması açısından önem taşıdığını düşünüyorum. Olayların altındaki nedenleri anlamaya çalışmalıyız. Müslümanlar iyi niyetli eleştirilere tahammül edebilir ama Hz. Muhammed'in hakaret edilmesini mazur görmeleri beklenemez.
Özgürlük hak ama...: Olaylar ifade özgürlüğünün test edilmesi gibi algılanmıştır. Hiçbir kültürün diğerlerinin hassasiyetlerine hakaret hakkı yoktur. 'Medeniyetler Çatışması' yerine 'Medeniyetlerarası İttifak' tezini koymazsak felakete sürükleneceğimizi ifade ettik.
Olaylar bizi haklı çıkardı. İfade özgürlüğü demokrasinin vazgeçilmez ilkelerinin başında gelir. Ama bu ahlaki sorumluluk eşliğinde uygulanmalıdır. Hiçbir özgürlük kutsal imgelerin aşağılanması yönünde kullanılamaz.
İslam'a zarar: Hayal kırıklığıyla şiddete başvuranlar, kendi davalarına zarar vermekte, haklılıklarını kaybetmektedirler. İslam barış dinidir, bu İslam ülkelerindeki herkesin canı, malı ve onurunun korunmasını da kapsar. İslam, İslam'a aykırı yöntemlerle savunulamaz.
İslamofobiden kaçının: Türkiye, diyalog, uzlaşma ve entegrasyon çabalarını destekliyor. Amacımız, insanlığın 'çokluk içinde birlik'te yaşama idealine özgün katkıdır. Gerek Medeniyetler İttifakı'ndaki rolümüz, gerek AB yönündeki kararlı adımlarımız bu asil gaye içindir. 'İslamofobia'nın Batı'da kök salmasına sebep olacak politikalardan kaçınmak mecburiyetindeyiz.


Hakarete lanet yağıyor; Solana, krizi yatıştırmak için Ortadoğu’ya gidiyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, krizi yatıştırmak için yazdığı mektup da dün dünya liderlerine gönderildi.

Hz. Muhammed’e (sas) hakaret içeren karikatürlerin yayınlanmasına yönelik öfke seli dün de devam etti. Türkiye dahil onlarca ülkede cuma namazı sonrası protesto gösterileri düzenlenirken “medeniyetlerarası barış” çağrısı yapıldı.

Gerginliği dindirmeye yönelik diplomatik çabalar da sürüyor. Bu çerçevede, AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana, önümüzdeki hafta Ortadoğu turuna çıkarak kriz sonrası gerilen ilişkileri onarmaya çalışacak. Gezisine hafta başında S.Arabistan ile başlayacak olan Solana, Kral Abdullah ve İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile bir araya gelecek. Mısır’da Hüsnü Mübarek ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ile görüşecek olan Solana, ardından Ürdün, Filistin ve İsrail’e geçecek.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, krizi yatıştırmak için yazdığı mektup da dün dünya liderlerine gönderildi. Erdoğan, mektupta liderlere “sağduyu için ortak girişim” çağrısında bulundu. Türkiye’nin eşbaşkanlığını yürüttüğü “medeniyetler ittifakı” projesinin diğer ortağı İspanya’nın Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos da Danimarkalı meslektaşı Per Stig Möller ile görüştü. Moratinos, Möller’in “Danimarka’nın medeniyetler ittifakı faaliyetleri ve çalışmalarının tamamına katılmak istediğini belirttiğini” kaydetti. İslam dünyasını rahatsız eden karikatürleri yayımlayan Norveç Magazinet Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni, Müslümanları rencide ettiği için “pişmanlığını” açıklayarak özür diledi. Makedonya’da da karikatürleri yayınlayan iki gazete dün özür diledi. İran, iki gazetesinde karikatürler yayınlanan Çek Cumhuriyeti’ni protesto etti; ancak Çek Dışişleri, “medyanın yayın tercihine karışamayacaklarını” bildirdi. İran’daki gösterilerde, Danimarka ve İngiltere diplomatik misyonları taşlandı; Fransa Büyükelçiliği’ne molotofkokteyli atıldı. Bir molotofkokteylinin çıkardığı yangın itfaiyecilerce söndürüldü. Mısır’daki gösterilerde Mübarek yönetimi “hakarete sessiz kalmakla” suçlanırken Danimarka bayrakları yakıldı; bazı göstericiler tutuklandı. Karikatürler, Müslümanların yoğun bulunduğu birçok Batı ülkesinde de protesto edilerek “medeniyetlerarası diyalog” mesajı verildi. Türk halkı da karikatürleri protesto için dün sokaklardaydı. İstanbul, Ankara, Adana, Konya ve Kayseri gibi iller başta olmak üzere cuma namazı sonrası yapılan yürüyüşlerde Danimarka aleyhine sloganlar atıldı. İstanbul Beyazıt Camii’nde Danimarka ve Fransa bayraklarını yakan göstericilerden 9’u polis uyarısını dinlemedikleri için tutuklandı. Ülke genelindeki protestolarda yapılan konuşmalarda Batı ile İslam dünyasını karşı karşıya getirmek için karikatürlerin yayınlandığı dile getirilerek Müslümanlardan oyuna gelmemeleri istendi. Hakaret karikatürlerinin sorumlularının derhal bütün Müslümanlardan özür dilemesini isteyen göstericiler, çirkin illüstrasyonları kınadı. Eylemciler, Danimarka mallarına boykot çağrısında bulundu. Konya’da yakılan AB, ABD, İsrail ve Danimarka bayraklarına saldıran bazı öfkeli vatandaşlar yanma tehlikesi geçirdi.  Dış Haberler Servisi 11.02.2006   www.zaman.com.tr 



İfade özgürlüğü mü karalama
özgürlüğü mü!
 
Arap ve İslam ülkelerinin çoğunu saran protestoların sadece barışçıl araçlarla sınırlı kalmasını, Danimarka elçiliklerinin ve konsolosluklarının yakılması gibi başka şiddet görüntülerinden uzak olmasını temenni ederdik.

Abdulbari Atwan/El Kuds El Arabi

09 Şubat 2006 Perşembe www.ntv.com.tr/news/360573.asp

LONDRA - Bu yakma eylemleri gerekçesiz ve esef verici. Ancak bizler aynı zamanda, sorumluluktan yoksun ve iğrenç, faşizan ve alçaltıcı bir şekilde Hz.Muhammed’e hakaret eden karikatürlerin yayımlanması karşısında, kendilerine ve inançlarına yapılan ağır karalama sebebiyle 1,5 milyar Müslümanın büyüyen öfkesini de anlıyoruz.

İslam inancını karalayan ülkelerin ürettiği malların ekonomik boykotu, meşru, hukuki ve uygarca bir eylem olmasının yanı sıra etkili de. Zira Batılı ülkelere en fazla acı veren, ekonomik olarak etkilenmelerdir ve petrolün 1973 savaşında silah olarak kullanılması, sadece Araplarının başarısına yol açmamış, aynı zamanda petrole adil fiyatlar sağlamıştır. Şöyle ki; 3 yıldan az bir süre içinde boykot fiyatları on kat arttırmış, petrol üreten ülkelerde ve komşularında ekonomik sıçramaya katkısı olmuştur.

Sorumlu gazeteciliğin ahlaki sorumluluktan beslenmesi, sonuçlarını düşünmesi ve başka dinlerin mensuplarına karşı nefret duygularını körüklemeye çalışmaması gerekir. Yüce peygamberi karalayan karikatürlerin yayımlanması, açık bir cehaleti, sadece Müslümanlara değil, dürüst bir diyaloğa inanan, dinler ve kültürler arasında evrensel uzlaşı ve birlikte yaşamı arzulayan herkesi karalamayı amaçlayan faşist ve kışkırtıcı bir eğilimdir.

11 Eylül olaylarından bu yana Arap ve Müslümanlara yönelik ‘İslam fobisi’ olgusu arttı ve Avrupa’daki bazı sağcı medya organlarında Müslüman göçmenlere yönelik faşizan kampanyalara yansıdı. Şöyle ki; başka uyruk ve dinlerin mensupları değil de sadece Araplar ve Müslümanlar kasıtlı olarak terörle ilişkilendirildi.

Bu karalama kampanyasına önderlik eden Danimarka gazetesinin yazı işleri müdürü dürüstçe özür dileseydi, böylesine dikkatsiz bir davranışın felaket etkilerini kontrol altına almak mümkündü. Fakat bunu yapmadı, kışkırtmaya itina göstererek ikinci kez yayımlamakta ısrar etti ve hatasını itiraf etmek, kapalı ve ikna edici olmayan bir özür sunmak için tam 4 ay bekledi.

Danimarka’daki bazı gazetecilerin ve başka Batılı ülkelerdeki arkadaşlarının onlarla dayanışma ve ifade özgürlüğünü savunma talebi öfkeyi alevlendirdi. Bazı Yeni Zelandalı ve Avrupalı gazetelerin bu çağrılara karşılık vererek ve Arap ve Müslümanların duygularına meydan okuyarak karalayıcı resimleri yeniden yayımlaması esef verici.

İfade özgürlüğü başkalarını karalama ve saldırma özgürlüğü anlamına gelmez. Şayet bu terör suçlaması Hz. İsa, Hz. Musa veya başka bir dinin peygamberlerine yöneltilmiş olsaydı, Arap ve İslam başkentleri de dahil farklı dünya başkentlerinde daha geniş ve art niyetli protestolar izlerdik.

Bizler Avrupa’da yaşıyoruz ve ifade özgürlüğünün sınırlarını biliyoruz. Hukukun ve gazetecilerin gazete malzemeleri ve makalelerini yayımlanıp yayımlanmamasıyla nasıl bir ilişki kurduklarını bildiğimiz gibi, her gazetenin, televizyonun veya radyonun elinin altında editörler ve yazarların aşamayacağı ‘kırmızı çizgiler’ olduğunu da biliyoruz. Zira her gün gazeteler ve televizyonlar binlerce makale, mektup ve yorum alıyorlar ancak yayımlamıyorlar veya çok sınırlı bir kısmı okuyucu mektupları köşesinde kendisine yer bulabiliyor.

İngiltere’de örneğin bir gazete, delil ve kanıtlara sahip olmadan her hangi bir şahsı terörle suçlayamaz. El Kuds El Arabi gazetesi ve yazı işleri müdürü, iki Arap hükümeti tarafından hakaret ve lekeleme davaları arkasına gizlenmiş mali olarak yıpratma amaçlı bir savaşla karşı karşıya kalmıştı. Oysa gazete olarak biz Arap dışişleri bakanlarından birisinin İsrail nükleer kalıntılarının ülkesine gömülmesi meselesini incelemeye aldığını zikretmiştik sadece. Bir defasında da dörtlü isimde hata ettik ve hiçbir art niyet taşımadan Kuveytli ‘şeyh’ ile Kuveyt yatırım ofisinin mallarını yağmalayan amca oğlunu birbiriyle karıştırmıştık.

Şahıslara dokunmak üstün körü de olsa yasanın cezalandırdığı bir suç olarak görülmekte ancak peygambere alçaltıcı şekilde dokunmak ve terörle damgalamak suç değil, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmekte..

Arap ve Müslümanlara kin duyan bazı kimselerin yasını tuttukları ifade özgürlüğü söylemiyle ilgili olarak ne ben ne de her hangi bir İngiliz, Fransız veya Danimarka gazetesi yayın yönetmeni, Hz. İsa’nın Japonya, Hiroşima, Nagazaki veya başka bir kente nükleer bomba atarkenki karikatürlerini yayımlama gücüne sahip değildir.

Bu ifade özgürlüğü, Ebu Hamza El Masri’nin ırkçılığı teşvik suçlamasıyla tutuklanmasını, meşhur yazar David Arfang’ın 17 yıl önce yaptığı konuşmada soykırımı inkar suçlamasıyla hapse atılmasını ve Fransız düşünür Roger Garoudy’nin iflas ettirilmesi ve kuşatılmasını engellemedi.

Geriye nazik bir dille şunu söylemek kalıyor: Arap ümmetini ve başkentlerini günlerce saran bu şiddetli öfkenin başka doğru yönlere de aktarılması gerekli. Bu yönlerin en önemlileri ise ülkelerimizdeki özgürlük çıtasının yükseltilmesi ve ulusal davalarımızı akıllı ve uygar şekilde savunmamız. Zira insan kendi başına özgür değil ve sözleri başka haklı sorunları savunamamakta. Bizlere düşen, bu öfkeyi içerisi için de olması gerekirken dışarıya yönlendirmeye çalışan rejimlerden kendimizi kurtararak işe başlamamız.

Baskıcı entrikacı rejimlerin esasında kendilerine yönelik olan bu umutsuz öfke selini dışarıdaki hedeflere yönlendirmesinden endişe ediyoruz. İfade özgürlüğü teşvik edilmeli ve korunmalı ancak karşı çıkılan husus, bu özgürlüğün bazı kinci faşistler tarafından kötü kullanılması.

Londra’da yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, 6 Şubat 2006
Arapça’dan çeviri: Halil Çelik


AB nihayet

AB’nin medya patronlarına “Radikal yayınlardan kaçınmaları” yolunda ‘ültimatom’ vereceği öğrenildi.
 

Hayrettin Turan  09 Şubat 2006  www.turkiyegazetesi.com

Karikatür krizinin giderek büyümesi nihayet AB’yi harekete geçirdi. Uluslararası kuruluşlarla ortak bir çalışma başlatma kararı alan AB, Dış Politika Sorumlusu Javier Solana’yı İslam dünyasıyla görüşmek için görevlendirdi. Norveç hükümeti de karikatürler için özür adımı atarken Orta Doğu’daki Müslüman ülkelere bir heyet gönderme kararı aldı. Bu arada AB yönetimi Medya patronlarıyla toplantı yapmak için girişim başlattı.

Solana devrede
AB Dönem Başkanı Avusturya’nın Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik, birliğin Ortak Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana’nın, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) ile görüşmek üzere Suudi Arabistan’a gitmekle görevlendirildiğini bildirdi. Plassnik açıklamasında, şu andaki güç durumdan kurtulabilmek ve şiddet eylemlerini sona erdirebilmek için uluslararası fikir birliğine ihtiyaç duyulduğunu’’ kaydetti.

Norveç’ten özür
İKÖ Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu ve örgütün diğer yöneticileriyle görüşecek olan Solana’nın, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerin yayımlanmasından sonra başlayan şiddet olaylarının önüne geçilebilmesi için ‘’uluslararası çözüm yolu bulunması için girişimlerde bulunacağı’’ belirtildi.
Öte yandan Norveçli Müslümanlardan ve Norveç Devlet Kilisesi yetkililerinden oluşan bir heyetin çok yakın bir zamanda Suudi Arabistan, Katar, Lübnan ve Suriye’nin de aralarında bulunduğu ülkeleri ziyaret edeceği bildirildi. Norveç Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, heyetin söz konusu ülkelere, Norveç hükümetinin karikatürlerin yayımlanmasından dolayı bir özür mektubu sunacağı belirtildi.
Ayrıca AB’li yetkililerin de, Peygamber Efendimizi hedef alan karikatürler sebebiyle patlak veren öfkeyle ilgili olarak medya patronlarıyla bir görüşme yapacağı açıklandı. AB’nin medya patronlarına “Radikal yayınlardan kaçınmaları” yolunda ‘ültimatom’ vereceği öğrenildi.
İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos ise, “Başbakan Zapatero ve Başbakan Erdoğan’ın ortak metinlerinde onayladıkları gibi, bugün hiç olmadığı kadar acil ve gerekli olarak Medeniyetler İttifakı’nın uygulanmasına ihtiyaç vardır” dedi.

Çözüm için ortak bildiri
İSTANBUL- Karikatür krizinin çözülmesi amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ve Avrupa Birliği’nin dış politika temsilcisi Javier Solana, dün ortak bir bildiri yayımlayarak sükunet çağrısı yaptı. Bildiride, yaşananların farklı inançlara mensup topluluklar ve farklı ülkelerin yetkilileri arasında acil şekilde diyaloğun yenilenmesi ihtiyacını ortaya koyduğu belirtilerek, herkesin soğukkanlı ve sakin olması istendi. Bu arada, ABD Başkanı George Bush da, krize dahil olan tüm tarafları görüşmeye davet etti. > Osman Sağırlı

>> Danimarka sabıkalı!
STRASBOURG - Karikatür kriziyle adı tarihe geçen Danimarka, topraklarında yaşayan Müslümanlara yönelik ırkçı ve ayrımcı tutumu sebebiyle son yıllarda bazı Avrupa kurumları tarafından da parmakla gösteriliyor. Yaşanan son kriz, Strasbourg merkezli Avrupa Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komisyonu’nun (ECRI) 2001 yılında Danimarka hakkında yayımladığı bir raporu yeniden gündeme taşıdı. Bir Avrupa Konseyi organı olan komisyonun söz konusu raporunda, Danimarka’da yaşayan Müslümanların özellikle ırkçılık ve ayrımcılık mağduru oldukları vurgulanmıştı. Raporda, aralarında politikacılar, medya mensupları ve aydınların bulunduğu bazı grupların, İslam dini üzerine yanlış ve aşırı düşüncelerin yayılmasında başı çektiğine de işaret edilmişti. Raporda, Danimarka’dan bu probleme çözüm bulması için acele tedbir alması da istenmiş, Danimarka hükûmetiyse rapordaki bu eleştirileri o dönem cevapsız bırakmıştı. Alanında Avrupa’nın referans kuruluşu olan ECRI, Danimarka hakkında bugünlerde ikinci bir rapor daha hazırlıyor. Bu arada, İnternet korsanları, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürleri protesto etmek ve tehdit mesajları göndermek için Danimarka’nın yaklaşık 600 internet sitesini ‘’hackledi’’.

>> Protestolarda 4 kişi daha öldü
KABİL- İslam dünyasında karikatürlere tepkiler sürerken, Afganistan’da çıkan olaylarda 4 kişi öldü. Kalad kentindeki ABD üssüne yürümek isteyen yaklaşık 500 göstericinin üzerine polisin ateş açması üzerine çıkan kargaşada, 10 kişi de yaralandı. Olayların büyümesi üzerine din adamları meclisi, eylemlere son verilmesi çağrısı yaptı. Afganistan’da beşinci gününe giren protestolarda, 10 sivil hayatını kaybetti. Endonezya’da, durum daha sakindi. Karikatürleri protesto amacıyla Hilafet Meclisi adlı bir grup tarafından Surabaya’da düzenlenen gösteriye, yaklaşık 1000 kişi katıldı. Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da da, yaklaşık 700 kişi, Norveç, Fransız ve Danimarka büyükelçiliklerine yürüdü. Göstericiler, Danimarka hükümetinin özür dilemesini ve Danimarka ürünlerinin boykot edilmesini istedi.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde de bir üniversitede görevli Amerikalı kadın profesör, sözde karikatürlerin kopyalarını öğrencilerine dağıtınca işten atıldı.

>> Türkiye’de de öfke dinmiyor
İSTANBUL / ANKARA- Memur-Sen İstanbul İl Başkanlığı Sultanbeyli’de çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile Peygamber Efendimize yapılan çirkin saldırıyı protesto etti. Memur- Sen adına açıklama yapan İstanbul İl Sekreteri Ali Yalçın, “Basın özgürlüğünü inançlarımıza ve değerlerimize hakarette kalkan olarak kullananların yaptıkları bu çirkeflik, pardon ile geçiştirilemeyecek kadar büyük bir pisliktir” dedi. Yalçın, “Sabrımızı taşırmayın. Yapılan bu saygısızlıktan dolayı en üst düzeyde Müslümanlardan özür dileyin. Yoksa bugün bütün Müslüman ülkelerde gösterilen tepkilerin önünü alamazsınız. Bilerek ya da bilmeyerek fitillediğiniz ateş büyür ve bu ateş korkarım sizi yakar” diye konuştu. Bütün Müslümanları, başta Danimarka ve Norveç olmak üzere, bu çirkinliğe destek veren veya göz yuman ülkelerin mallarını boykot etmeye çağıran açıklamada; iş adamları da bu ülkelerle yaptıkları ticari anlaşmaları tekrar gözden geçirmeye ve bu duyarlı halkın öfke ve tepkisini onlara aktarmaya davet edildi.
Ankara’da da ülkü ocaklarına mensup yaklaşık bin kişi, Danimarka Büyükelçiliği’ne siyah çelenk bıraktı. Ankara Ülkü Ocakları Başkanı Alıcı, Hazreti Muhammed’e hakaret içeren karikatürlerin Avrupa ülkelerinde yayınlanmasını kınadıklarını ifade ederek, “Bu karikatürler, Avrupa’nın kendi dışındaki kültürlere ait değer ve mukaddeslere ilişkin bakış açısını da göstermektedir” dedi. > Cüneyt Bitikçioğlu

Zirveye engel Kopenhag

10/02/2006 (417 kişi okudu)

RADİKAL - ANKARA - Türkiye'nin karikatür krizine karşı düzenlemek istediği 'AB-İKÖ toplantısı'nı başta Danimarka olmak üzere küçük AB ülkelerinin engel olduğu ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre Türkiye'nin toplantı çağrısının ardından başta Danimarka olmak üzere birliğin küçük ülkeleri, AB Dönem Başkanı Avusturya'ya 'dayanışma' ruhunu anımsatarak İKÖ troykası ile buluşmanın geri adım olacağı uyarısında bulundu. Avusturya da Ankara'ya 'Birlik ülkeleri anlaşamadı' mesajı iletti. Viyana, iki troykanın buluşması yerine Gül'ün gelecek ayki AB troykasına katılması fikrini ortaya attı.
 

Erdoğan ve Gül çalışacak
Gül, dün telefonda görüştüğü Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik ile de ortak açıklama yayımladı. 'İfade özgürlüğünün temel hak olmasına rağmen dini inançlara saygının' altının çizildiği açıklamada, yaşananların Batı ve İslam âlemi arasındaki diyalog eksikliğini gösterdiği belirtildi. Aşırı unsurlara karşı kutuplaşmanın önlenmesinin önemine dikkat çekilerek, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ve AB Dış Politika Temsilcisi Javier Solana'nın ortak açıklamasının küresel önemi vurgulandı. Ayrıca Avusturya'nın, 'medeniyetler ittifakı' toplantısına evsahipliği yapmak istediği belirtildi.
Başbakan Tayyip Erdoğan ise İspanya Başbakanı Luis Rodriguez Zapatero ile ortak sükûnet çağrısının ardından dünya liderlerine göndereceği mektup üzerinde çalışıyor. Mektup, çeşitli dillere çevrileceğinden gönderilmesi gelecek haftayı bulacak. 14 Şubat'ta Alman meslektaşı Walter Steinmeir'i ağırlayacak olan Gül de 8 Mart'ta AB Troykası, 11 Mart'ta AB'nin Batı Balkan ülkeleri ile toplantılarında karikatür krizini gündeme getirecek.

Schaeuble'den Erdoğan'a takdir
Bu arada Almanya'da pek çok siyasi, karikatür krizinde Türkiye'yi takdir etti. İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, Almanya'da Türklerin sorumlu tutumu sayesinde Müslüman cemaatin ılımlı tepki gösterdiğini söyleyip, Erdoğan'a mutedil davranılması çağrısı için teşekkür etti. Steinmeir de "Türkiye yapıcı rol oynamaktadır" dedi.

Putin destek verdi
Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin de Danimarka'yı özür dilemeye çağırmasının ardından, İspanya Başbakanı Zapatero'nun Erdoğan ile birlikte Medeniyetler İttifakı projesine ve yayımladıkları sükûnet çağrısına destek verdi.


Karikatürler insanlık suçu

09 Şubat 2006  www.turkiyegazetesi.com
 

İSTANBUL - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Hz. Muhammed’e (SAV) hakaret eden sözde karikatürlerin ve yayınların ifade özgürlüğü olarak tarif edilemeyeceğini söyledi. İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından düzenlenen “Müzakere Sürecinin Olmazsa Olmaz Aracı Düzenleyici Etki Analizleri” seminerinin açılışında konuşan Babacan, “Avrupa’daki bazı medya kuruluşları tarafından yayınlanan ve Müslümanların peygamberine açıkça hakaret eden karikatürler infial oluşturmuştur. Bir dinin peygamberine, 1 milyarı aşkın nüfusuyla İslam dünyasının sonsuz saygı duyduğu en kutsal varlığa hakaret etmek, sanırım ifade özgürlüğü kavramının arkasına sığınılarak izah edilemez. Kaldı ki biz bütün semavi dinlerin peygamberlerini severiz, saygı duyarız ve hiçbirine de hakaret edilmesine sessiz, duyarsız kalamayız” dedi.

Geçmişte de oldu
Provokatif yayınların yapılmasının ve bir gerilim unsuru olarak sıcak tutulmasının üzüntü verici olduğunu kaydeden Babacan, tepki gösterirken yakmaya, yıkmaya, vahşete asla tolerans gösterilmemesi gerektiğini de belirtti. Demokratik sistemlerde tepkinin nasıl verileceğini bilmek ve buna dikkat etmek gerekir” diyen Babacan, geçmişte de hem yayınlar hem de verilen tepkiler bakımından tatsız tecrübelere şahit olduklarını vurguladı. Babacan, şöyle konuştu: “Şimdi senaryonun tekrar ediliyor olmasından büyük rahatsızlık duyuyoruz. Son günlerde yaşadığımız tatsız olaylar, Doğu ile Batı arasındaki birbirini anlama çabalarına da ciddi bir darbe vurmuş durumda. Medeniyetlerin buluşması, medeniyetlerin ittifakı, medeniyetlerin barışı gibi çalışmalar umutlarımızı artırarak devam ederken, bu türden yol kazalarının yaşanması hepimizi derinden etkilemiştir.” Dünya tarihine bakıldığında savaş, çatışma ve terör için çok kolay bahaneler üretilebildiğini, toplulukları, halkları, devletleri ve medeniyetleri birbirine düşürmenin gerçekten çok kolay bir iş olduğunun görüldüğünü söyleyen Babacan, farklılıkları taşıyarak, dinleri, kültürleri ve medeniyetleri ayrıştırarak, kan akıtmanın ne kadar basit olduğunu, insanlığın tarihi yaşayarak öğrendiğini söyledi.

Karikatür krizi UNESCO'da

Merkezi Paris'te bulunan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) gündeminde de karikatür krizi var

07.02.2006 www.vatanim.com.tr

İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin sayısı 50'den fazla olan UNESCO büyükelçilerinin örgüt bünyesindeki grubunun çalışmaları sonucu konu UNESCO'da da ele alındı ve bir açıklama yapıldı.

Türkiye'nin UNESCO Büyükelçisi Numan Hazar'ın başkan yardımcısı olduğu bu grup, UNESCO Genel Müdürü Koichira Matsuura tarafından yapılan ve 'İslam dünyasının duygularının anlaşıldığı' yorumu yapılan açıklamaya önayak oldu.

"Dini nitelikli karikatürlerin basılmasıyla İslam dünyasında yükselen duygu yoğunluğunun farkındayım. Görevi gereği UNESCO, kültürler ve medeniyetler arasında diyalog kurulmasını teşvik eder. Karşılıklı saygı ve anlayışı güçlendirecek yol ve araçlar arar. Medya ve ifade özgürlüğü tartışmaya açılamaz. Mevcut durumda, farklı din ve kültürler arasındaki diyalog korunmalıdır. Bu nedenle iki önemli ilkeyi, ifade özgürlüğü ile bireyin dini ve ahlaki inançlarına saygıyı, karşı karşıya getirecek her türlü durumun yaratılmasından kaçınılması çağrısında bulunuyorum."

Haber: DHA
 

İspanya'da muhalefet, Erdoğan ve Zapatero'nun mektubunu eleştirdi

'Bu kınama, aşırı dincilere prim vermekten öteye geçemez' iddiası

07.02.2006 www.vatanim.com.tr

Batı basınında Hz. Muhammed'i tasvir eden karikatürlerin yayımlanmasını kınamak amacıyla İspanya Başbakanı Jose Luis Zapatero'nun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la ortaklaşa kaleme aldığı mektup, İspanya'da hem ana muhalefet partisi hem de sivil kuruluşlar tarafından ağır şekilde eleştirildi. İki başbakanın ortak bildirisinin radikal dincileri cesaretlendirdiği iddia edildi.

İspanya'da ana muhalefette bulunan Halkçı Parti lideri Mariano Rajoy, 'İspanya gibi demokratik bir ülke başbakanının, ifade özgürlüğünü bir kenara iterek Türkiye Başbakanı ile ortaklaşa, Hz. Muhammed'in karikatürlerini yayımlayan gazeteleri kınamasının dinci radikallere prim vermekten öteye geçemeyeceğini' savundu.

'MEDENİYETLER İTTİFAKI İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNÜNE GEÇMEMELİ'

Halkçı Parti lideri Rajoy, Medeniyetler İttifakı'nın asla ifade özgürlüğünün önüne geçmemesi gerektiğini kaydederek, "Doğu için Medeniyetler İttifakı ne kadar önemliyse, Batı için de ifade özgürlüğü o kadar önemlidir. Batı kendini özgürce ifade edebilmek için bedel ödemiştir. Şimdi bu bedel bazı fanatikler tarafından hiçe sayılıyor. İlanla onlara, 'Yaptıklarınız doğrudur' deniliyor" ifadelerini kullandı

İspanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fernando Gonzalez Urbaneja ise, iki başbakanın tarafları sukunete çağıran bildirisini 'talihsiz bir girişim' olarak değerlendirdi. Fernando Gonzalez Urbaneja, 'asıl şiddetin, başkalarının fikrine saygı duymayanlardan geldiğini' ifade ederek, 'bildirinin hoşgörüyü hiçe sayan topluluklara yönelik olması gerekirken fikirlerini ve düşüncelerini özgürce kaleme almış insanlara yazılmış olduğunu' idda etti.

İLK RESMİ DESTEK İTALYA'DAN GELDİ

Bu arada, Türkiye ve İspanya başbakanlarının yayınladıkları ortak bildiriye ilk resmi destek İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'den geldi. Berlusconi, hoşgörü ve saygının, Batı'nın vazgeçilmez değerleri olduğunun altını çizerek, dinler ve kültürlerarası dialoğun, fanatizmi yok etmede büyük rol oynadığını söyledi.

Berlusconi, başkaların dini inançlarıyla alay etmenin demokratik bir değer olmadığını hatırlatarak, "Bunu çizenler ne kadar haksız ise çizenlere karşı şiddete başvurmak da o kadar haksızdır" dedi.


 
İspanyol muhalefetinden Zapatero’ya tepki
 
İspanya Başbakanı Jose Luis Zapatero ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın karikatür krizinin ardından yayınladığı ortak bildiri, İspanya’da tartışmalara neden oldu.
 
NTV www.ntv.com.tr  08 Şubat 2006 Çarşamba

MADRID - İspanya’da ana muhalefeti yürüten Halkçı Parti, “Başbakan Zapatero’nun ifade özgürlüğünü bir kenara bırakarak, Türkiye Başbakanı ile karikatürleri yayınlayan gazeteleri kınaması köktendincilere prim vermekten öteye geçmez” sözleriyle hükümete tepki gösterdi.

Halkçı Parti yetkilileri, yaşanan bu gelişmelerin ardından Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin yeniden gözden geçirilmesi için harekete geçeceklerini de açıkladı.

İspanyol basınında da Zapatero ve Erdoğan’ı eleştiren yazılar yer aldı. İspanyol Austurias gazetesi, bir köşeyazısında “Arap hayranı Zapatero, halife Erdoğan ile Avrupa’yı İslamlaştırmaya başladı” ifadesine yer verdi.

Erdoğan ve Zapatero, karikatür krizinin ardından Herald Tribune gazetesinde bir köşe yazısı kaleme almış ve medeniyetler arası diyaloğun önemine dikkat çekmişti.

AZNAR: ÖZÜR DİLENMEMESİ GEREKİR

İspanya’da geçmiş hükümetlerde 8 yıl başbakanlık yapan Jose Maria Aznar, karikatürlere gücenen Müslümanlardan özür dilenmemesi gerektiğini savundu. İspanyol haber ajanslarının verdiği haberde, Washington’da İspanyol gazetecilerle konuşan Aznar, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerin yayınlanmasından sonra çıkan olayları ve gelişmeleri değerlendirdi. Aznar, “Eğer bir karikatür için özür dilersek, nükleer silahtan konuşurken nasıl bizi ciddiye alırlar?” dedi.

Bazı İslam ülkelerinde yapılan gösterilerde elçiliklerin yakılmasına yönelik Avrupa’nın “kuşkulu bir tepki” verdiğini savunanAznar, “Tolerans, yasaya saygıdır. Yasanın önünde hiçbir ayrıcalık olmaz. Batı’daki demokrasiyle İslam ülkelerindeki teokrasi arasındaki fark, ifade özgürlüğünden geçer. Son zamanlarda büyüyen korku, yasaya ve ifade özgürlüğüne saygının sona ermesiyle başladı” yorumunda bulundu.

İspanya eski başbakanı, eylül ayında yayınlanan karikatürlerin “şimdi ateş almasının bir rastlantı olmadığını” kaydedip, İran’daki gelişmelerle bağlantılı olduğunu ima etti.

Aznar, İran’ın nükleere silaha sahip olmasına karşı uluslararası örgütlerin birlik içinde “çok güçlü ve koordine” bir mesaj göndermesi gerektiğini savundu.


Şiddet gösterileri Islam’a zarar verir

"Türkiye'nin Önemi Daha İyi Anlaşıldı"

10 Şubat 2006 Cuma Buket Güven

ANKARA-Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, yaşanan karikatür krizinin aşılması için tarihte farklı kültürleri, dinleri ve toplumları barındıran Türkiye’nin dünya için bir şans olduğunu söyledi. Cuma öncesinde bütün İslam dünyasını sağduyuya davet eden Gül, şiddet olaylarının İslamla terörü yan yana getirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürdüğünü belirterek, şiddet gösterilerinin İslama zarar vereceği uyarısında bulundu.
Gül, mal varlığı ve diğer tartışmaların da erken seçim isteyenlerin bir tuzağı olduğunu ileri sürerken, bu tuzağa gelmeyeceklerinin altını çizdi. Bakan Gül Ankara İhlas Medya Grup Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ziyareti sırasında İhlas Medya Grup Başkanı Nuri Elibol, Yardımcısı Murat Odabaş, TGRT Haber Müdürü Batuhan Yaşar ve dış politika muhabirlerimizin sorularını cevaplandırdı.

Hastalıklı ruhun eseri
* Karikatür krizi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Basın hürriyeti tabii ki; her tarafta bizim de desteklediğimiz bir şey. Basın hürriyeti toplumların şeffaflığının bir örneği ama basın hürriyeti demek; sorumsuzca saygısızlık yapmak, hakaret etmek, kışkırtıcılık yapmak, tahminlerin ötesinde çatışmaları körükleyecek neticeler çıkartacak işleri yapmak değildir. Basın hürriyetinin Danimarka’da olan olaylarla alakası yok. Peygamberimizi kimsenin düşünemeyeceği karikatürler içerisinde, bombalalar beraber takdim etmek, göstermek bunun hürriyetle falan hiçbir ilgisi yok. Bu tamamen hasta bir ruhu ortaya koyuyor. Açıkçası, bu iş aslında bu kadar büyümezdi, hasta tipler her zaman çıkabilir ve her yerde sorumsuz tipler çıkabilir. Dünya yansa bile umurunda olmayacak tipler çıkabilir. Bu olay çıktığında hemen fark edildi, birçok ülkenin diplomatı, büyükelçisi, bu konuda dikkati çekip gerekli tedbirlerin alınması için görüşme talebinde bulundu. Ondan netice alınamayınca bir mektup verildi. Bizim Kopenhag Büyükelçimizin de içinde olduğu bir heyet tarafından. Bakın siz farkında değilsiniz, bunun neticelerinden dünyayı yaralayacak neticeler çıkacak dendi.

Zamanında kınanmadı
Eğer o zaman Danimarka Başbakanı ‘Tabii ki basın hürriyeti bizim vazgeçilmez parçamızdır, değerimizdir, ama bu yapılanları tasvip etmiyorum, kınıyorum’ deseydi herşey orda biterdi. Ama ne yazık ki böyle bir basireti gösteremedi. Şimdi olaylar tabii bütün dünyayı sardı, tehlikenin boyutunun hâlâ farkında olmayanlar var, ya da yeni yeni uyananlar var. Bir taraftan milyarlar harcanacak, bir taraftan ordular görevlendirilecek bazı yerleri düzene koyalım diye ondan sonra da böyle basiretsiz ve sorumsuz, saygısız davranışlar. Meseleyi yönetememek yüzünden büyük sorunlarla karşı karışaya kalacağız. Afganistan’a bakın 3-5 kişi ölüyor. Irak’ta bu konuyla ilgili olaylar oluyor. Avrupa’nın kendi içinde ABD’nin kendi içerisinde çatlaklar oluşmaya başladı. Bu tamamen basiretsizliğin ve saygısızlığın bir neticesidir doğrusudur. Şimdi epeydir farklı dinler, farklı kültürler farklı tarihi geçmişten gelen insanların daha iyi diyalog içinde olması ve daha iyi ittifaklar yapılsın tekliflerinin ortaya çıktığı bir ortamda bunun ortaya çıkması ayrıca önemli.

* Hazreti İsa ile ilgili aynı karikatür çizilseydi tepki ne olurdu.
Aynı tepkiyi gösteririz. Bu bakımdan haklıyken haksız duruma düşmemiz gerekir uyarılarında bulunuyoruz.
Tepkilerin düzgün olması lazım, gösterilen tepkilerin netice vermesi gerekir. Gösterilen tepkilerle, bizim aleyhimizde yeni ortamların gelişmesine müsaade etmemek gerekir. Tepkilerin de düzgün ve anlaşılabilir şekilde yapılması gerekir. Şiddete asla başvurmamak gerekir, şiddete başvurunca haklı iken haksız duruma düşersiniz. Bayrakların, büyükelçiliklerin yakılması çok tehlikeli doğrusu, o zaman bizim de bayrağımızın başka yerde yakıldığında ne tepki gösterirsek başkası da tepki gösterir, o yüzden göstereceğimiz tepkiler düzgün olması gerekir ki o dilden anlasınlar. Tam tersine aleyhimize olmaması gerekir. Şiddet dinde hiçbir zaman sözkonusu değil. Bu işe siyasetin de karıştırılmaması gerekir, büyükelçilikler bu ülkelerin kontrolü altında, büyükelçiliklerin Şam’da olduğu gibi yakılması çok yanlış bir şey. Hükümet her türlü tedbiri alıp onlara o fırsatı vermemeli. Kendi aleyhlerinde olmuş oldu. Zaten Batı’da belli bir çevre var, ne yaparsanız yapın Müslümanları terörle şiddetle beraber gösterme girişimleri var. O açıdan haklıyken haksız duruma düşmemek gerekir. Hergün neredeyse 4-5 kişiyle konuşuyoruz. Aman dikkatli olun diyoruz herkese.

Bu tip çatışmalar tahrik edilebilir
* Bunu kışkırtan ülkeler var mı?
Ekonomik protestolar mektuplar, şüphesiz ki bunlar demokratik tepkilerdir. Herkesin anlayacağı dilden tepkiler. Özellikle otoriter ülkelerde toplumsal olayları hükümetler isteseydi bunu önleyebilirdi. Büyük hata yaptılar, Suriye’de oldu. İran’da Lübnan’da... Çok ilginç, belli ki kendileri organize ederken din adamları, imamların cübbeleriyle kalabalığın önüne geçip engellemeye çalışmaları bu dikkat çekici. Bunun getirdiği müspet etki çok. Din adamı kalabalığın önüne geçmiş, kalabalığı durdurmaya çalışmış, bu çok ilginç bir şeydir.
* Türkiye bu anlamda üstlendiği misyonun gereğini yapabiliyor mu?
Eğer uzak görüşlüyseniz bundan sonraki tehditleri, bundan sonraki güvenlik meselelerini iyi analiz edersiniz. Herkesin her şeyden haberi olduğu dünyada, bir yerdeki olumlu ya da olumsuzluğu anında dünyanın her köşesine transfer edebiliyorsanız. O zaman, bu dünya iyiliklere de çok açık, tehlikelere de çok açık demektir. Dolaysıyla bu tip çatışmalar, yanlış davranışlarla hemen tahrik edilebilir. Tahminin ötesinde kötü neticeler verir. Türkiye bunları gördüğü için medeniyetler diyaloğu girişiminin içinde yer almıştır. BM de bu gidişi görmüştür. Türkiye-İspanya arasında başlatılan çalışmalar bu açıdan çok önemli. 3-4 sene sonra dünyada ne büyük bir gelişmeyle karşı karşıya kalacağız ve ne gibi işbirliğine ihtiyaç olacak bunları tahmin bile edemeyiz. Ama düşünmek lazım.

Medeniyetler ittifakı
* Medeniyetleri buluşturmak için Başbakan Erdoğan ile İspanya başbakanının yazdığı mektubu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İlk gün o mektubu düşündük biz. Biz düşündük İspanyollar da çok katkı verdiler. Sıcağı sıcağına yapılan hareketti o. Çok olumlu tepki buldu. Daha sonra BM, İKO Genel Sekreterleri ve Solana üçünün yayınladığı bir bildiri oldu. Pazartesi günü Solana Cidde’deki toplantıya katılacak. AB Dönem başkanı ve birçok Avrupalı bakanla ve İslam Konferansı Dönem Başkanı Yemen ile birçok istişarelerimiz oldu. Neler yapılabilir, ne olur? Üçlü bildiriyi teklif ettik. Hemen olsun dedik. Şimdi artık orta ve uzun vadeyi düşünmek gerekir. Onun da çalışmaları yapılıyor.
* BM, AB, İKO ve dini liderlerin katılımıyla bir toplantının yapılacağı ifade ediliyor. Gelişmeler nedir?
Biz hemen bu haftanın içerisinde yapalım dedik. Doğrusu pratik sebeplerle yetişmedi. Biraz orta vadeye yaydık.

Değerimizi anladılar
* Son olayların Türkiye AB ilişkisine olumsuz etkisi olabilir mi?
Hayır tam tersine. AB dünya üzerinde küresel bir oyuncu ise Türkiye’nin önemini daha çok anlaması gerekir. Türkiye bunu daha önce fark etmiş, ikaz etmiş. Bütün bunlar Türkiye’nin bu konudaki önemini ortaya çıkartıyor. Bu arada AB ile fiili müzakereler çok iyi gidiyor. Kıbrıs’ın veto etmesi söz konusu değil. Çünkü teknik bir iş o.

* Kıbrıs’ta gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cumhurbaşkanı Talat’ın asker çekilebileceği sözleri hangi ortamda söylenmiş, iyi bakılması gerekir. Eğer Ada’da çözüm olmuş olsaydı. Zaten askerimizi çekiyorduk. Kalıcı bir çözüm olursa niye dursun ki askerimiz. Rumlar aslında askerimizin çekilmesini reddettiler. Dışarıda Ada şu sayıda askeriniz var dediklerinde kalmasını Rumlar istediler diyoruz. Bizim Kıbrıs’ta yolumuz belli. Eylem planına ister destek çıksın ister çıkmasın. KKTC’nin kökleşmesi, sağlamlaşması, kendi ayakları üzerinde durabilmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Biz üzerimize düşeni yaptıktan sonra bütün dünyaya da bunu gösterdikten sonra hatta zorladıktan sonra yapabileceğimiz bir şey yok. Şu anda biz Kıbrıs’ı adım adım meşrulaştırıyoruz ve güçlendiriyoruz. Dünyayı Kıbrıs’a daha çok açıyoruz. Kıbrıs’ta sağlam bir ekonomi oluyor. Ek protokolün bir zamanı ve zemini var. Kıbrıs konusunda sağlam bir şekilde doğru istikamete ilerliyoruz.

Diplomasi yolları açık
* Türkiye İran probleminin neresinde?
İran enerji konusunda nükleer araştırmalar yapıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının bir üyesi olduğu için ve protokolleri imzaladığı için bu konuda şeffaf davranması gerekiyor. Ajansla daha çok işbirliği yapması gerekiyor. Bu konuda ajansın bazı şüpheleri var. Peşin bir suçlama sözkonusu değil. Problem burada, bununla ilgili İran da ‘hayır biz şeffafız’ diyorlar. Neticede Güvenlik Konseyi’ne bu konunun gitmesi ama şartlı olarak gitmesi kararlaştırıldı. 6 Mart tarihine kadar hâlâ diplomasi yolları açık. Yapılabilecek çok şey var. Türkiye dahil birçok ülke de gayret sarfediyor. Bu eninde sonunda diplomasiyle hallolacak bir iş. Askeri operasyon sözkonusu değildir. ABD de böyle düşünüyor.
* Hamas’ın seçilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ortadoğu’da önemli değişiklikler oluyor. Hem İsrail’de hem de Filistin’de oluyor. İki tarafın politik yapısı yeni bir şekil alıyor. Hamas seçimi dürüstçe kazandı. Herkesin şimdi önce bu neticeyi kabul etmesi gerekiyor. Sonra da Hamas’ın demokratik bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Kendisine güçlü bir tarafın çıkması barış yönünde İsrail için de iyi. Barış ve çözüm için herkesin Hamas’a destek olması gerekiyor.

> Cumhurbaşkanlığı seçimini tartıştırmayız
Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmalarına hiç girmeyiz. Tarihi ve kuralı belli o kadar. Genel seçim tarihi de belli. Neyi tartışacağız ki. Neden tartışıp da onların tartışma konularına meşruiyet kazandıracağım. Bu bir tuzaktır. Seçimi niye tartışacağım ki. Seçim olsa ilk kaçacak kendileri. Niye tartışalım. Cumhurbaşkanını bu parlamentonun seçmesini istemiyor, halkın da seçmesini istemiyor. Türkiye’de belli bazı kurumların başkanları seçsin diyecekler, aslında. Mahkemeler, YÖK Başkanı ve bazı kurumların başkanları, bunlar seçsin diyecekler. Halka güvenmez, parlamentoya güvenmez neye güveniyorsun o zaman. Yapılan şeyler demokrasiyi zayıflatmak. Hiç tartışmayız. Söyleyebilseler bunları söyleyecekler.

> Papaz cinayeti münferit bir olay
Trabzon’daki olay kabul edilecek bir olay değil. Çok üzgünüz, çok da kınıyoruz. Ancak münferit bir olay. Güvenlik zaafiyeti yok. Ama burada dikkat etmemiz gereken şey bu tip olaylar nasıl motive oluyor. Neden böyle bir çocuk çıkıyor. Polis kayıtlarında bir şey var. Basın kuruluşları o tarafına ağırlık vermiyorlar. Çünkü o şekilde yansımasını istemiyorlar. Çocuğun çok etkilendiğim dediği bazı filmler var. Türkiye’de körüklenen adeta insanların vatanseverlik duygularının tamamen ticari çıkara dönüştürüldüğünü görüyoruz. Son filmleri böyle görüyorum açıkçası. Bunların gençler ve halk üzerinde etkileri var. Yazık ama o da genç bir çocuk.


ABD: Ateşi Türkiye söndürebilir

09 Şubat 2006  www.turkiyegazetesi.com
 

WASHINGTON- ABD, İslam dünyasını sarsan karikatür krizinde Türkiye’nin tutumunu ‘sorumlu ve barışçı’ olarak nitelendirerek övdü. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried, krize ilişkin olarak hem Türk halkının tutumunun, hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşımının örnek olması gerektiğini söyledi. Fried, “Müslüman geleneklere sahip olan Türkiye’de insanlar, karikatürleri hakaret olarak görmekle birlikte, bunun saldırılar düzenlemek ve sağı solu yakmak için bahane oluşturamayacağını düşünüyor. Demokrasisi, özgür basını ve giderek daha hoşgörülü bir kamuoyuyla Türkiye, İslam dünyasındaki ateşi de sona erdirebilir” dedi. Fried, karikatür krizinin Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine zarar vereceğini sanmadığını da sözlerine ekledi.

Nihayet ortak inisiyatif

AB, İKÖ ve BM ortak bir açıklamayla Hz. Muhammed karikatürlerini de, protestoların şiddete dökülmesini de kınadı. Ama bu kez Danimarka'nın sanal âlemdeki en az 600 sitesi çökertildi

09/02/2006 (146 kişi okudu) www.radikal.com.tr

BRÜKSEL - Batılı gazeteler Hz. Muhammed karikatürü yayımlama inadından vazgeçmezken, BM, AB ile İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) hem ifade özgürlüğü hem dini değerlere saygı çağrısı yaptı. Ancak İslam âlemindeki dinmeyen tepkiye bu kez de sanal âlemde Danimarka'nın en az 600 web sitesinin 'hack'lenmesi eklendi.
Dün BM Genel Sekreteri Kofi Annan, AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve İKÖ Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu'nun ortak açıklamasında, "İfade özgürlüğünü bütünüyle destekliyoruz. Fakat İslam dünyasındaki derin üzüntü ve yaygın infiali anlıyoruz. Son şiddet olayları barışçı tepki sınırlarını aştı. Diplomatik temsilciliklere saldırıları şiddetle kınıyoruz. Saldırganlık sadece barışçı İslam görünümüne zarar verebilir" denildi.
AB, İKÖ ile görüşmeler yapması için Solana'yı Cidde'ye gönderiyor. Dönem Başkanı Avusturya, ziyareti "Şiddeti önlemek için uluslararası fikir birliği arıyoruz" diye duyurup Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi ile temaslar olacağını belirtti. Norveç de Müslüman cemaatten bir heyeti özür mektubuyla birlikte Ortadoğu'ya gönderiyor.
ABD Başkanı George Bush, Britanya Başbakanı Tony Blair ve Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Şam, Beyrut ve Tahran'da elçilikleri yakılan Danimarka'nın Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'e telefonla destek verdi. Bush, "Hükümetleri şiddeti durdurup masum diplomatları korumaya çağırıyorum" derken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kopenhag'ı özür dilemeye çağırıp, "Çocuk pornosunu kınarken ifade özgürlüğünün ardına saklanmıyoruz" dedi.

Chirac basına çattı
Son olarak Fransa'nın haftalık mizah dergisi Charlie-Hebdo Hz. Muhammed karikatürlerini yeniden basarken, Chirac, editörlere "Provokasyonları kınıyorum" diye yüklendi. Karikatürlerin basıldığı ilk ülke olan Danimarka'nın yaklaşık 600 web sitesi ise 'hack'lendi. Web sitelerine yönelik saldırıları izleyen Zone-H'ya göre, Danimarka dışındaki sitelerin de 'hack'lenmesi halinde bu sayı bine ulaşabilir. İlginçtir, çökertilen siteler arasında Danimarka hükümeti ve karikatürleri ilk yayımlayan gazete Jyllands-Posten yok.
Sitelerin geligüzel seçilerek çökertildiği sanılıyor. Bir sayfaya yanlış İngilizce imlayla 'Danimarkalılar, öldünüz' yazısı çıkarken, fotoğrafçı Thomas Jorgensen'in yönettiği siteye Danimarka bayrağına sarılmış bir kuklanın boynundan asılmış görüntüsü konuldu. Solcu yayımevi Informationsforlag'ın web sitesine Arapça ve İngilizce olarak 'Allahu Ekber, Cihad yolumuzdur' mesajı bırakıldı.
Afganistan'da ABD üssüne yürüyenlere ateş açılınca dört kişi öldü. Endonezya, Keşmir, Bangladeş gösterilerle sarsılırken, Filistin'in El Halil kentinde Avrupa gözlem misyonu basıldı. (Dış Haberler)


Özgürlüğün sınırı tanımlanmalı

Turan YILMAZ-Hasan TÜFEKÇİ/ANKARA  9 Şubat 2006  www.hurriyet.com.tr

Erdoğan, İslam dünyası ile Batı’yı karşı karşıya getiren karikatür krizine değinirken, "Sınırsız özgürlük var mıdır? Önce bunun tanımı yapılmalı" dedi.

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, özgürlüklere ’karikatür kriteri’ getirileceğinin mesajını verdi. Erdoğan, "Özgürlüklerin sınırsız olmadığını, önce bunun tanımının yapılması gerektiğini" belirterek, Türkiye’de buna yönelik süreci başlatma düşüncesinde olduğunu söyledi. Erdoğan, bu konudaki çarpıcı açıklamayı, Arap dünyasının CNN’i diye nitelenen El Cezire’ye dün akşam verdiği mülakatta yaptı.

ÖZGÜRLÜĞÜN SINIRI

Hürriyet’in edindiği bilgiye göre, İslam dünyası ile Batı’yı karşı karşıya getiren karikatür krizine değinirken, "Sınırsız özgürlük var mıdır? Önce bunun tanımı yapılmalı. Bunun tanımı yapılmadığı sürece bundan sonra da kişilerin, toplumların ve inanç gruplarının özgürlüğüne tasallut eden gruplar ortaya çıkacaktır" dedi.

SINIRLAR BELİRLENMELİ

"Önce bunu halletmeliyiz"
diyen Erdoğan, ardından da Türkiye’ye yönelik önemli bir mesaj vererek, "Ülkemde buna yönelik süreci başlatma düşüncesindeyim. Her alanda bir sınır var ve önce bu belirlenmeli, tanımları yapılmalı ve o sınırda durulmalı" diye konuştu.

BM’YE İSLAM FOBİA RAPORU

Erdoğan,
karikatür krizine ilişkin de önemli mesajlar verdi. Anti semitizmin insanlık suçu sayıldığını anımsatan Erdoğan, aynı şeyin İslam fobia için de geçerli olması gerektiğini söyledi. Erdoğan, bu konuda çalışma yaptıklarını da belirterek, bu çalışmanın sonuçlarını BM ile paylaşacaklarını da bildirdi.

CUMA NAMAZI UYARISI

Erdoğan,
karikatür kriziyle ilgili İslam ülkelerindeki gösterileri değerlendirirken de, özellikle ’Cuma uyarısı’nda bulundu. Cuma namazlarının istismar edilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Adımlar bilinçli atılsın, kimse zarar görmesin" mesajını verdi.

Danimarka krizi idare edemedi

MODEL BM toplantısına konuşmacı olarak katılan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Karikatür krizi talihsiz bir olaydır" dedi. Türkiye’nin AB’ye "muhakkak" gireceğini, AB’nin bunun için söz verdiğini belirten Demirel, "İslamın ve Hıristiyanlığın ortak noktaları bulunuyor. İki din de barışçı dinlerdir. Bunlara dikkat etmek gerekir. Karikatür krizini Danimarka hatalı idare etmiştir" dedi.


AB ve İK֒nün kriz işbirliği

 9 Şubat 2006 www.hurriyet.com.tr

Danimarka’da yayınlanan Hz Muhammed karikatürlerinin dünya çapında yarattığı infialin ardından olayların büyümesi üzerine, Avrupa Birliği ve İslam Konferansı Örgütü birlikte hareket etme kararı aldı.

Dün de Afganistan’daki bir mitingte dört kişinin ölmesiyle İslam ülkelerinde gerçekleşen protesto gösterilerinde hayatlarını kaybedenlerin sayısı 13’e yükseldi. Tırmanan kriz üzerine, AB ve İK֒nün, önceki gün Birleşmiş Milletler’i de yanlarına alarak yayınladığı ortak "uyarı" bildirisinin ardından, dün de iki örgütün daha etkin bir politika güdeceğinin sinyali verildi. Buna göre AB Dış Politika Şefi Javier Solana, gelecek hafta Ortadoğu’ya giderek bizzat temaslarda bulunacak.

Dün bir açıklama yayınlayan Solana, karikatür krizinin Müslüman ve Müslüman olmayan dünya arasındaki ilişkileri ciddi biçimde yaralayabileceğini belirterek, "AB vatandaşları ve Arap dünyası vatandaşları arasındaki ilişkiler yıllar boyu süren büyük çabalarla geliştirildi. Bu ilişkilerle oynanmasına izin vermemeliyiz" dedi. Solana, pazar veya pazartesi günü başlatacağı gezisinden önce Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde’de İKÖ Başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu ile görüşecek. Solana, Mısır, Ürdün ve Filistin’de de siyasi liderlerle bir araya gelecek.

Solana ve İhsanoğlu, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile birlikte önceki gün imzaladıkları ortak bildiride, "İfade özgürlüğü hakkını destekliyoruz. Ama İslam dünyasında oluşan derin acı ve öfkeyi de anlayabiliyoruz" ifadesi kullanılmıştı. 


09.02.2006  PERŞEMBE www.zaman.com.tr

Arınç'dan, AB ülkelerinin meclis başkanlarına mektup

TBMM Başkanı Bülent Arınç, karikatür kriziyle ilgili olarak, AB üyesi ülkelere ve karikatürün yayımlandığı Ürdün ile Yeni Zelanda'nın parlamento başkanlarına mektup gönderdi.
 



ANNAN SAYGI İSTEDİ

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Hz. Muhammed'i tasvir eden karikatürlerin yayımlanmasının yol açtığı tartışmadan kaygı duyduğunu söyledi. Annan, basın özgürlüğünün dini inançlara saygı göstermesi gerektiğini belirtti. Annan, “farklı inançlar ve geleneklerden olan insanlar arasındaki yanlış anlaşılmalar ve düşmanlıklar, diyalog ve karşılıklı saygıyla aşılır” dedi.


Olayın gelişimi

Karikatür olayı, aslında bir kitap yazımı sırasında başladı. Danimarkalı yazar, Kare Bluitgen, çocuklar için, Hz. Muhammed'in hayatını anlatan bir kitap hazırlıyordu. Bunun içine çizgi-resimler koymak istemişti.
Bunu karikatüristlerin yapabileceğini düşünmüş ve bazılarına başvurmuştu. Fakat, sonuç alamamıştı. Başvurduklarının hepsi bunu riskli bulmuştu. Çünkü Müslümanlar, Hz. Muhammed'in resimlenmesini kabul edemezlerdi.
Bluitgen'in bu girişiminin sonucu, gazetelere yansıdı. Hollanda'da öldürülen film yapımcısı Theo van Gogh'un akıbeti hatırlandı. "Karikatüristler de korkuyor mu?" sorusu ortaya çıktı.
Danimarka'da muhafazakâr eğilimli Jyllands-Posten gazetesi, bunu bir düşünce özgürlüğü konusu haline getirdi ve 12 karikatüriste Hz. Muhammed karikatürleri hazırlattı. Bunları 30 Eylül 2005'te yayımladı.
Buna önce yerel tepkiler geldi. Danimarkalı Müslümanlar, gazeteyi protesto etti. Karikatüristlerden üçü ölüm tehdidi aldıklarını bildirdiler.
Ekim ayında, tepkiler bazı İslâm ülkelerinin temsilcilerince dile getirildi.
19 Ekim'de Suudi Arabistan ve Pakistan Büyükelçilerinin öncülük ettiği, Türkiye'nin de katıldığı bir 'protesto mektubu', Danimarka hükümetine verildi. Mektupta, hükümetin bu yayınlar karşısında önlem alması isteniyordu. Başbakan Rasmussen ise, buna karşı "Bizde basın özgürlüğü vardır. Ben hiçbir şey yapamam" dedi.
İslam ülkeleri, girişimlerini diğer devletler nezdinde de sürdürdüler. Avrupa Birliği ülkeleri ise değişik tutumlar takındılar. İngiltere'yle birlikte bir kısım ülkeler, "Müslümanların duyarlılığına saygılı olunması" gerektiğini belirttiler. Bir kısmı sessiz kalmayı tercih etti. Avrupa Birliği dışından da, ABD, Müslümanları rahatsız edici tutumları kınadı.
O arada, İslâm ülkelerinde Danimarka mallarına karşı boykotlar başladı.
Bunlar giderek yaygınlaştı.
Geçen ay içinde ise, kimi Avrupa ülkelerinin bazı gazeteleri, karikatürleri yayımlayan Danimarka gazetesiyle dayanışma içine girme gerekçesiyle, aynı karikatürleri yayımladılar. Fransa, İsviçre, Macaristan, Polonya, Norveç ve İspanya'da bu dayanışmaya giren gazeteler oldu.
Ve gelişmeler tırmana tırmana, bugünkü aşamaya geldi.
M. Metinsoy www.radikal.com.tr


Ankara karikatür krizi için devrede

Ankara karikatür krizi için devrede
'Medeniyetler İttifakı' girişiminin öncüleri olan Erdoğan ile İspanya Başbakanı Luis Rodriguez Zapatero, sükûnet çağrısı yaptı.
 

Batı basınında Hz. Muhammed karikatürleri yayımlanmasıyla başlayan krizin çözümü için Ankara inisiyatif aldı. Erdoğan dünya liderlerine mektup yazacak

07/02/2006  www.radikal.com.tr

RADİKAL - ANKARA - Avrupa basınında Hz. Muhammed karikatürlerinin yayımının yarattığı öfke dinmezken, dün yaklaşık 7.5 saat süren bakanlar kurulu toplantısında da karikatür krizi ele alındı. Toplantı sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan krizle ilgili olarak dünya liderlerine mektup yazacağını açıklarken, Türkiye, AB ve İslam Konferansı Örgütü'nü (İKÖ) bir araya getirecek yeni bir inisiyatif için harekete geçti.

'Sonuna dek takipçisiyiz'
 

Bakanlar Kurulu sonrası AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısına giderken soruları yanıtlayan Erdoğan, "Türkiye Başbakanı olarak AB liderlerine, diğer dünya liderlerine ve İslam dünyasındaki liderlere yazacağız. Üzerinde çalışmalar yapılıyor, İKÖ'nün de çalışmaları var. Biz troykanın da toplanmasını istiyoruz. Bu konuda da çalışmalar var, işin sonuna kadar takipçisiyiz" dedi. Medeniyetlerarası ittifakın geliştirilmesi yolunda adımlar atılan bir dönemde yaşanan karikatür olayının İslam dünyasında istenmeyen hareketlere neden olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Ancak kırma, yakma ve dökmeyi tasvip etmiyoruz. Edepsizce, ahlaksızca ve özgürlük tanımının yanlış yorumlanarak bir peygambere saldırıyı da kabul etmemiz mümkün değil. Bazıları Türkiye'de Hz. İsa'ya saygısızlık yapıldığını yazmış; ben böyle bir olayı ne gördüm ne de şahit oldum. Olsa biz tepki gösterirdik" diye konuştu. Erdoğan, bazı AB ülkelerinden gelen Türkiye'ye ve İslam ülkelerine gitmeyin yönündeki uyarıyı yanlış bulduğunu söyledi.

Türkiye, AB ve İKÖ'nün üçer ülkeden oluşan troyka yönetimleri, üç semavi dinin yüksek düzeyli temsilcileri ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ı buluşturmayı planlıyor. AB adına dönem başkanı Avusturya, Finlandiya ve Avrupa Komisyonu'nun, İKÖ adına ise Türkiye, Azerbaycan ve Yemen'in yer alacağı toplantı sonrası tarafları 'itidale' çağıran bir bildiri yayımlanması öngörülüyor. Toplantı yeri olarak ise 'krize kaynak ülkelere uzak ama uluslararası basının kolayca ulaşabileceği bir yerde' olması planlanıyor.

Gül: Haksız düşmeyelim
 

Dün Dışişleri'nde yapılan toplantıda da Bakan Abdullah Gül'ün "Ne olacaksa olsun deyip oturup bekleyemeyiz" dediği öğrenildi. Dışişleri Bakanı'nın tarafları ikna etmek için telefon diplomasisi de başlattığı kaydedildi. Gül, Lübnan ve Suriye'deki şiddet eylemlerini tasvip etmediklerini belirtirken, basın özgürlüğünün sınırlarına vurgu yaptı. Gül, "Basın hürriyeti demek, limitsiz, herkesin her şeyi yapması, yazması, çizmesi, hakaret etmesi, neticesi ne olursa olsun aklına geleni yapması anlamına gelmez şüphesiz ki" dedi. Gül şiddet olaylarını da, "Bütün Müslümanların haklıyken haksız duruma düşmemeleri gerekir. En önemli şey, haklıyken size sempati varken, birdenbire haksız duruma düşmemek gerekir" diye eleştirdi. Dışişleri Bakanı, "Hükümet olarak, ayrılıkçılık, ırkçılık, dinler arasında ayrım gibi tüm konulara karşı, uluslararası platformlarda, ikili görüşmelerde sürekli dikkat çekiyoruz" diye konuştu. Karikatürlerin ilk kez yayımlandığı Danimarka'yı 'Dikkatli olun, ileride kontrol edilemeyecek gelişmeler olabilir' diye uyardıklarını anlatan Gül, "Anti-İslam, ne yazık ki bazı ülkelerde anti-semitizmin yerini almaya başladı. Buna karşı dikkatli olmalıyız" dedi.

Bakanlar kurulu sonrası Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek de Türkiye'nin tek başına girişimlerinin yetmeyeceğini belirterek şöyle konuştu: "En başta uluslararası kuruluşların ve sivil toplum kuruluşlarının sorumluluk üstlenerek bu gerginliği ortadan kaldırması gerekmektedir. Dışişleri Bakanımız ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın ile benim de katılacağımız toplantıyı yapmaya çalışıyoruz. Türkiye olarak atmamız gereken bazı adımlar var. Bunların biraz daha detaylandırılması suretiyle Türkiye bugüne kadar sürdürdüğü çabalara yenilerini eklemek istiyor."


Türkiye: Karikatür yayınlanması talihsizlik

ANKARA(ANKA)

Dışişleri Bakanlığı, Hz. Muhammed karikatürlerinin Danimarka’nın ardından diğer Avrupa ülkelerinde de yayınlanmasını "talihsizlik" olarak nitelendirdi.

Dışişleri Sözcüsü Namık Tan, "Kültürlerarası diyaloğun öneminin arttığı bu dönemde farklı din, dil ve kültürden gelen tarafların daha uzlaşmacı bir yaklaşım sergilemesini bekleriz" dedi.

Namık Tan, olağan haftalık basın toplantısında bir soru üzerine Hz.Muhammed karikatürlerinin Danimarka’nın ardından ve "epeyce bir süre geçtikten sonra" çeşitli Avrupa ülkelerinin gazetelerince yayınlanmasını bir "talihsizlik" olarak değerlendirdiklerini belirtti. Tan, "Kültürlerarası diyaloğun öneminin arttığı bu dönemde farklı din, dil ve kültürden gelen tarafların daha uzlaşmacı bir yaklaşım sergilemesini bekleriz" diye konuştu.  

Bu konuda basına da görev düştüğünü ifade eden Tan, basının konuya tahrik eden bir yaklaşımı ile ele almaması gerektiğini vurguladı.


"Karikatürler talihsizlik"

2 Şubat, 2006 14:06:00 (TSİ)

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin Avrupa basınına yansımasının talihsizlik olduğunu söyledi.

Tan, haftalık basın toplantısında konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
 
Sözcü Tan, ''Hz. Muhammed'e ilişkin karikatürlerin önce Danimarka, sonra Norveç, ardından da diğer bazı Avrupa basın organlarında yer alması ve özellikle aradan epeyce süre geçtikten sonra Almanya, Hollanda ve İtalya gibi Avrupa ülkelerinin basınına yansımasını bir talihsizlik olarak değerlendiriyoruz" ifadesini kullandı. 
 
Tan, kültürlerarası diyalogun öneminin arttığı bu dönemde farklı din, dil ve kültürden gelen tarafların daha uzlaşmacı bir yaklaşım sergilemesini beklediklerini söyledi.
 
Emniyet Sözcüsü, ''basınımızın ve uluslararası basının konuyu tahrik etmek yerine, suhuletli bir yaklaşımla hareket etmesinin uygun olacağını değerlendirmekteyiz'' dedi. 
 
Olayın gelişimi
 
Danimarka'nın muhafazakar gazetesi Jyllands-Posten'in 30 eylülde yayımladığı
12 serilik Hz. Muhammed karikatürlerini 10 ocakta yayımlayan Norveç gazetesi Magazinet'te yayımlanmıştı.
 
'İfade özgürlüğü' adı altında yayımlanan karikatürler, daha sonra Alman ‘Die Welt’ gazetesinde, dün de France Soir gazetesinde yer aldı.
 
İslam dünyasından gelen tepkiler üzerine, karikatürü ilk yayımlayan Danimarka Jyllands Posten gazetesi geri adım atarak, Müslüman dünyasından özür dilemiş, Norveç gazetesi Magazinet de 'üzüntülerini' bildirmişti.
 
Karikatürlerin yayımlanması, İslam dünyasının tepkisini çekti ve birçok Müslüman ülke, örgüt ve kurum, Danimarka ve Norveç ürünlerini boykot çağrısında bulunuyor.
 
Tepkiler de gün geçtikçe artıyor. Gazze'de silahlı Filistinli gruplar, bir bildiri yayımlayarak Fransa ve Danimarka'yı tehdit etti.
 
El Aksa Şehitleri Tugayları ile Halk Direniş Komitesi imzalı bildiride, Gazze ve Batı Şeria'daki bütün Fransız, Danimarkalı ve Norveçlilerin hedef alınacağı tehdidinde bulunuldu.
 
Norveç hükümeti de Filistinli silahlı grupların Danimarka, Norveç ve Fransa vatandaşlarının hedef alınacağı tehdidinde bulunmasının ardından, Batı Şeria'daki temsilciliğini halka kapatma kararı alındığını açıkladı.
 
Norveç Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Rune Bjaastad, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin Danimarka, Norveç ve Fransız gazetelerinde yayımlanmasının ardından, Filistinli iki silahlı gruptan tehdit geldiğini hatırlatarak, bu tehditleri ciddiye aldıklarını söyledi.
 
Avrupa basınında çıkan Hz. Muhammed karikatürlerini protesto eden Gazze'deki bir grup da, Avrupa Birliği bürosu kuşatmasını sona erdirdi.
 
Bu arada, ürünleri boykot edilen İsveç-Danimarka sütlü mamuller şirketi Arla Foods, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) yağ sıkıntısı olasılığını bildirdi.
 
Arap ve Müslüman ülkelerde tüketilen Danimarka ürünlerinin boykot çağrısının ilk hedeflerinden biri olan şirketten yapılan açıklamada, BAE piyasasındaki pay oranlarının yüzde 65-70 olduğu ve satış yapmazlarsa piyasada yeterince yağ olmayacağını duyurdu.
 
Danimarka: "Boykot güçlenebilir"
 
Hz. Muhammed karikatürlerinin Avrupa basınında yayımlanmasının ardından tepkiler büyürken Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Möller, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin başka gazetelerde de yayımlanmasının, hali hazırda Danimarka ürünlerini boykot eden Arap ülkelerindeki boykotu daha da güçlendirebileceği uyarısında bulundu.
 
Börsen gazetesinin haberine göre, Bakan, ''boykotun daha da yayılmasını bekleyebiliriz. Hala tavırlarını belirlemeyen ülkeler var ve şimdi de Fransa, Almanya ve Avusturya gibi ülkeler karikatürleri yayımladı. Bu olayları alevlendirebilir'' ifadesini kullandı. 
 
Bu arada, Finlandiyalı Müslümanların da Danimarka'dan gelen ürünleri protesto etme kararı aldığı bildirildi.


NTV  Şubat 2006 Perşembe
Karikatürü yayımladı, işinden oldu

Danimarka ve Norveç gazetelerinin ardından Hazreti Muhammed karikatürünü sayfalarına taşıyan Fransız France Soir gazetesinin sahibi, yazı işleri müdürünü işten çıkardı

PARİS - Danimarka’da bir gazetede Hz. Muhammed’in karikatürlerinin basılmasıyla başlayan tartışma tırmanıyor. France Soir’in Mısır asıllı sahibi Raymond Lakah, karikatürü ön sayfada yayımlayan yazı işleri müdürü Jacques Lefranc’ın görevinden alınmasına karar verdi.

France Soir’da çalışan gazeteciler, Avrupa’da ifade özgürlüğünün bir sembolü olarak karikatürleri basma hakları bulunduğunu savunurken, Lakah, Müslüman toplumunun duyabileceği her tür mağduriyetten dolayı da üzgün olduğunu söyledi.

Din temsilcilerinden ortak tepki

Fansa Dşişleri Bakanlığı da karikatürü yayımlayan gazeteye sert tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada Fansa’nın bireylerin dini inançlarını yaralayanları kınadığı belirtildi.

France Soir’ın dünkü sayıları Tunus’ta toplatılmış, Fas’ta da yasaklanmıştı. Fransa’daki müslümanlar da gazeteyi dava etmeye hazırlanıyor.
Karikatür gerginliği büyüyor

Karikatürleri ilk olarak yayımlayan Danimarka gazetesi Jyllands-Posten’e destek vermek için Fransa, Almanya, Hollanda, İtalya ve İspanya’da 7 ayrı gazete bu karikatürlere sayfalarında yer vermişti.

Bu arada El Kuds El Arabi gazetesine göre, El Kaide’ye bağlı Ebu Hafz El-Masri örgütü, Hz. Muhammed’e hakaret içeren karikatürlere karşılık olarak Danimarka’yı kanlı saldırılarla tehdit etti.

ARLA FOODS, 125 ÇALIŞANINI İŞTEN ÇIKARIYOR
Danimarka basınında Hz. Muhammed karikatürlerinin yayımlanmasından sonra birçok Arap ülkesinde boykot edilen Danimarka-İsveç sütlü mamuller şirketi Arla Foods 125 çalışanını işten çıkaracağını açıkladı.

Şirket sözcüsü Astrid Nilsen, satışlarının Arap ülkelerinde cumartesi gününden itibaren tamamen durduğunu ve günde 1 milyon 340 bin avro kaybettiklerini, bu nedenle Danimarka’nın Bislev bölgesindeki fabrikadan 125 kişinin işten çıkarılacağını belirtti.

Nilsen, satışların başta Körfez ülkeleri olmak üzere Kuzey Afrika ülkelerinde de durduğunu kaydetti.

Sözcü 800 kişinin çalıştığı Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’dakifabrika da dahil olmak üzere Arap ülkelerindeki fabrikalarda, çalışanların işten çıkarılmasının öngörülmediğini söyledi.

Arla Foods şirketi, Arap ve Müslüman ülkelerde tüketilen Danimarkaürünlerinin boykot çağrısının ilk hedeflerinden biri olmuştu.

KRİZ NASIL GELİŞTİ?
Danimarka’nın Jyllands-Posten adlı gazetesi, 30 Eylül’de Hazreti Muhammed’i terörist olarak gösteren 12 karikatür yayınladı. Üç hafta sonra Türkiye’nin eski Kopenhag Büyükelçisi Fügen Ok’un öncülük ettiği 10 Müslüman ülke büyükelçisi, Başbakan Anders Fogh Rasmussen’e imzalı protesto mektubu yollandı. Ancak Rasmussen randevu talebini geri çevirdi. Jyllands-Posten gazetesi Müslüman toplumdan özür dilerken, Rassmussen “ifade özgürlüğü var” dedi.

Diyanet-Sen’den karikatür protestosu

Karikatürleri yayınlayan Jyllands-Posten gazetesi, karikatürlerin ifade özgürlüğü çerçevesinde yayınlandığını ve İslam’a yönelik bir kampanya olmadığını açıkladı. Avrupa Birliği de, boykotun sürmesi halinde adresin Dünya Ticaret Örgütü olacağını duyurdu.

Ardından Norveç’in Magazinet gazetesi, tartışmalı karikatürleri yeniden yayınladı. 26 Ocak’ta Suudi Arabistan’ın Danimarka’daki elçisini geri çağırması ve Danimarka ürünlerini boykot etme kararıyla birlikte kriz büyüdü. Çeşitli Ortadoğu ülkelerinde protestolar düzenlendi. Hamas ve Mısırlı Müslüman Kardeşler de, dünya çağında Danimarka ürünlerine boykot çağrısı yaptı. Akabininde maskeli El Fetih üyeleri, Gazze’deki AB bürosunu bastı.

YEMEN’DE GÖSTERİ
Yemen’in başkenti Sanaa’da binlerce kadın ve kız öğrenci, Avrupa gazetelerinde Hazreti Muhammed’in karikatürlerinin yayınlanmasını protesto etti.

Alınlarına “Peygamber uğruna ölürüm” yazılı bantlar takan çok sayıda siyah çarşaflı kadın ve kız öğrenci, bu ülkedeki BM temsilcisi Muhammed el Hon’a bir mektup ileterek, bu karikatürlerin “medeniyetler çatışması”nı daha kötü hale getireceği uyarısında bulundular.

NORVEǒTEN ÖZÜR
Öte yandan, Lübnan’ı ziyaret etmekte olan Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Raymond Johanssen, ülkesinde de bu karikatürlerin yayınlanması dolayısıyla Lübnan Dışişleri Bakanı Fevzi Salluh’tan özür diledi.

Johanssen ile görüşmesinin ardından basına açıklama yapan Salluh, Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın hükümeti adına özürlerini sunduğunu ve kendisinden de böyle olayların tekrarlanmamasını istediklerini söyledi.

Johanssen ise karikatürlerin yayınlanmasıyla Müslümanlarca hissedilen hakarete uğramışlık duygusunu anlayabildiğini, bunun pişmanlık verici ve üzücü bir olay olduğunu ifade etti.

MOELLER GEZİSİNİ ERTELEDİ
Bu arada, karikatürlerin ilk kez yayınlandığı Danimarka ile Arap dünyası arasındaki diplomatik kriz nedeniyle Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Moeller, Afrika ülkelerine yapacağı geziyi erteledi.

Danimarka Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Moeller’in pazartesi başlayacak Liberya, Fildişi Sahili ve Mali’yi kapsayan gezisini ertelediği belirtildi.


İKÖ, karikatür krizini BM’ye taşıyor

İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), Hz. Muhammed’e (sas) hakaret içeren karikatürler konusunu Birleşmiş Milletler’e (BM) taşıyor.

İKÖ üyesi ülkelerin Cenevre’deki BM İnsan Hakları Komisyonu nezdindeki büyükelçileri, bugün toplantıya çağrıldı. Karikatürlerle ilgili gelişmeleri Zaman’a değerlendiren İKÖ Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu, “Konuyu BM’ye götüreceğiz.” dedi. “Dinlerarası diyalog” çalışmalarına destek veren Batılı din adamlarını bir kez daha konuyla ilgili görüşlerini açıklamaya çağıran İhsanoğlu, “İslam dünyası ile 40 yıldır dinlerarası diyalog çabaları içinde olan en yüksek seviyedekiler fikir beyan etmelidir. Peygamberlere karşı davranışta aklıselim ölçüsünde saygı gösterilmeyecekse o zaman dinlerarası diyalogdan söz edilemez.” dedi.

Karikatürleri ilk yayınlayan Danimarka gazetesinin özür dilemesi ve Başbakan Rasmussen’in yaptığı açıklamanın ardından, gelişmelerin müspet bir yola gireceğine kanaat getirildiğini aktaran İhsanoğlu, “Karikatürlerin başka gazetelerde yayınlanması çok üzücü. Hiçbir zaman fikir özgürlüğüne karşı gelmedim. Ancak özgürlüklerin kullanımının, uluslararası normlara ve ahlak anlayışına uygun olması gerekir.” dedi.

AGİT tepkili: Endişe verici bir gelişme

İslam dünyasında tepki çeken karikatürlerin Avrupa’ya yayılmasıyla derinleşen krize ilişkin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’ndan (AGİT) da uyarı geldi. AGİT Dönem Başkanının Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılıkla Mücadele Özel Temsilcisi Büyükelçi Ömür Orhun, “Bu, İslam dünyası ile Batı arasındaki fay hattının giderek açıldığını gösteren fevkalade endişe verici bir gelişme.” dedi. Zaman’a konuşan Orhun, ifade özgürlüğünün, başkasının dini bakımdan önem verdiği hususlara saygısızlığı haklı kılamayacağını kaydetti. Süleyman Kurt, Ankara [00:00:00]   02.02.2006  Süleyman Kurt ZAMAN


Karikatür krizi büyüyor

2 Şubat, 2006 21:30:00 (TSİ)

Seda Serdar/Berlin/CNN TÜRK-- Danimarka’nın Jyllands-Posten gazetesinde yayımlanan Hz. Muhammed karikatürüne tepkiler artıyor.

Gazze’de Avrupa Birliği Temsilciliği’nin kapatılmasını isteyen El-Aksa Şehitleri Tugayı büroya baskın düzenlerken, Danimarka polisi Kuran yakma girişiminde bulunabilecek gençlere karşı önlem alma hazırlıkları yapıyor.
 
Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Moeller, camilerdeki cuma hutbesinin Hz. Muhammed'in karikatürlerinin yayımlanmasının yol açtığı krizin gidişatını belirleyeceğini söyledi. 
 
Moeller, Ritzau ajansına verdiği demeçte, ''birçok şey imamların vereceği cuma hutbesinde ne olup biteceğine bağlı'' dedi. 

Arap ülkeleri tepkili
 
17 Arap ülkesinin başbakanları Hz. Muhammed karikatürlerinin yayımlanmasından sorumlu kişilerin cezalandırılması için talepte bulundu.
 
Arap Ligi tarafından yapılan açıklamada Danimarka gazetesindeki karikatürün hem Müslümanlığı hem de peygamberi rencide ettiği belirtildi. Birçok Arap ülkesi Danimarka’daki elçiliklerini kapatmak istediklerini açıkladı.

Danimarka’daki İslam İnanç Birliği ise, Jyllands-Posten gazetesinin özürünü kabul etmedi ve özürü yetersiz buldu. Telefon ile yapılan bir bomba ihbarı sonucunda ise, gazetenin Kopenhag ve ülkenin batısındaki büroları boşaltıldı.
 
Danimarka radyosu için Epinion araştırma enstitüsü tarafından yapılan ve 579 kişinin katıldığı anketin sonucuna göre, katılımcıların yüzde 79’u Başbakan Anders Fogh Rasmussen’in Danimarka adına özür dilememesi gerektiğini düşünüyor. Yüzde 3’ü kararsız kalırken, ankete cevap verenlerin yüzde 18’i özür dilenmesinin gerekli olduğunu düşünüyor.

Gazetenin özür dileyip dilememesi gerektiği konusunda ise, katılımcıların yüzde 62’si özüre gerek olmadığını düşünüyor. Yüzde 31’i ise özür dilenmesi taraftarı. Geriye kalan yüzde 7 ise, kararsız.

Bild: "Karikatür provokasyon"
 
Almanya’nın tiraji en yüksek olan gazetesi Bild ise karikatürün bir provokasyon olduğunu yazdı.
 
Peter Scholl Latour, Bild gazetesindeki yazısında, İslam dininin putperestliği önlemek amacı ile Hz. Muhammed’in resmedilmesini kesinlikle yasakladığını, Islam dini ile yüzeysel şekilde ilgilenmiş herhangi birinin bu bilgiye sahip olacağını yazdı.
 
Latour, Hz. Muhammed’in resmedilmesinin hele bir de vahşi bir terörist olarak gösterilmesinin Müslümanları ciddi bir biçimde tahrik ettiğini yazdı.
 
Basın özgürlüğüne saygı
 
Alman siyasetçiler ise, konuya basın özgürlüğü çerçevesinde yaklaşıyorlar. Alman Sosyal Demokrat Parti’nin medya politikaları sözcüsü Jörg Tauss, “böyle yayınlardan dolayı dini duygular rencide edilmiş olabilir. Ancak ben düşünce ve ifade özgürlüğünden yanayım“ dedi.
 
Tauss, Almanya’da din, devlet ve medya üçlüsünün birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış olduğuna dikkat çekti.
 
Yeşiller Partisi’nden Volker Beck de, "Müslümanlar da Hıristiyanlar ve Yahudiler gibi mizah unsuru olmaya tahammül edilebilmeli" dedi.
 
AB'den İslam Konferansı Örgütü'ne telefon
 
AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Prof. Ekmelettin İhsanoğlu'nu telefonla arayarak, karikatür krizini yatıştırma konusunda yardım istedi.
 
İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği'nden yapılan açıklamaya göre Solana, İKÖ Genel Sekreteri'ni arayarak uzun bir telefon görüşmesi yaptı.
 
Yapılan görüşmede, Danimarka gazetesinde, ardından Fransız ve Alman gazetelerinde yayımlanan Hz. Muhammed'in karikatürleriyle ilgili son gelişmeler tartışıldı.
 
Görüşmede Solana, İhsanoğlu'na meydana gelen olumsuz gelişmeleri sona erdirmek için her türlü yardımda bulunmaya hazır olduğunu açıkladı.
 
Solana, bu gelişmelerin Müslüman ülkelerle ilişkilerini olumsuz etkilememesi için gerekenlerin yapılmasını söyledi.
 
İKÖ Genel Sekreteri İhsanoğlu ise Solano'nun bu konu hakkındaki yaklaşımını olumlu karşıladığını açıklayarak, sorunun daha fazla büyümeden ve zarar vermeden sona erdirilmesi için işbirliği yapacaklarını bildirdi. 
 
İKÖ Genel Sekreteri İhsanoğlu'nun, Solana'yı örgütün merkezinin bulunduğu Cidde'ye, karşılıklı görüşmeler için davet ettiği ve bu davetin kabul edildiği açıklandı.


Fransız bakanla karikatür polemiği 

02.02.06 www.milliyet.com.tr
      Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy ile görüşmesinde, "Hazreti Muhammed karikatürlerinin manevi değerlerimize saldırı" olduğunu söylediği bildirildi.
      Edinilen bilgilere göre, Erdoğan-Douste-Blazy görüşmesinde, aralarında Fransa’nın da bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinde yayınlanan Hazreti Muhammed karikatürleri konusu gündeme geldi.
      Başbakan Erdoğan’ın, konuyla ilgili olarak Fransız Bakana, "Hazreti Muhammed karikatürleri manevi değerlerimize saldırıdır.
      Basın özgürlüğünün sınırı olmalı. Medeniyetler ittifakının sağlanması için çaba gösterdiğimiz bir zamanda bu tür yaklaşımlar çatışma kültürüne hizmet etmektedir. Bunu kabul edilemez buluyorum" dediği öğrenildi.
     
     LAİKLİĞİN ŞARTI

      Douste - Blazy ise "Fransa basın özgürlüğünü daima savunur. Bunu sorgulamıyoruz. Bunun, tolerans, hoşgörü, dinlere ve inançlara saygı çerçevesinde yaşanması gerekir. Bu Fransa'daki laikliğin de şartıdır" diye konuştu.
      Fransız Dışişleri Bakanı, daha sonra CNNTÜRK'te Mehmet Ali Birand'ın konuğu oldu ve karikatürle ilgili soruları "bu karikatürlere müdahale etmemiz düşünülemez" dedi.

Karikatür krizi: Danimarka gazetesi geri adım attı...


      Hazreti Muhammed’in karikatürlerini yayınlayan Danimarka gazetesi Jyllands-Posten Gazetesi’nin yayın yönetmeni Carsten Juste, karikatürlerin yayınlanması nedeniyle çıkan tartışmaların "ifade özgürlüğüne karşı olanların kazanması anlamına geldiğini" ileri sürdü.
      Juste, AP’ye yaptığı açıklamada, "karanlık diktatörlük kazandı" ifadesini kullandı.
      Bu arada, gazeteye karşı yapılan bomba ihbarının asılsız çıkmasının ardından, gazeteyi boşaltan çalışanların 1 saat sonra işlerinin başına döndüğü belirtildi.
      Juste, Danimarka’da yayınlanan Berlingske Tidende gazetesine yaptığı açıklamada ise, "Karikatürlerin, Danimarka mallarının boykotuna ve insanların hayatının tehlikeye girmesine neden olacağını önceden görebilseydi, karikatürleri yayınlamayacağını" söyledi.
      Carsten Juste, Fransa ve Almanya gazetelerinin karikatürleri nereden alarak yayınladıklarını bilmediğini de belirtti.
      Yayınlanan karikatürleri çizen karikatürcülerin sözcüsü olarak hareket eden Danimarka Gazeteciler Sendikası Başkanı Mogens Blicher Bjerregaard ise Fransız ve Alman gazetelerinin kendilerinden izin istemediğini bildirdi.
      Bjerregaard, karikatüristlerin Danimarka istihbarat servisi tarafından korunduğunu ama sürekli polis koruması altında olmadıklarını söyledi.
      Sendika başkanı, "normal yaşamlarına devam ediyorlar, ancak bazılarının gerçekten de korktuğunu söyleyebilirim" dedi.
 

Karikatür krizi... France Soir'in yayın yönetmeni görevden alındı


       Fransız gazetesi France Soir'ın Mısır kökenli Fransız sahibi işadamı Raymond Lakah, Danimarka gazetesi Jyllands-Posten'in yayımladığı Hz. Muhammed karikatürlerinin France Soir'da yeniden yayımlanmasının ardından yayın yönetmeni Jacques Lefranc'ı görevden aldı.
      Lakah, yaptığı yazılı açıklamada, ''Jacques Lefranc'ı, her bir bireyin samimi inançlarına güçlü saygı duyduğunun bir ifadesi olarak yayın yönetmenliği görevinden almaya karar verdiğini'' ifade etti.
      Lakah, açıklamasında, Müslüman topluma ve bu yayından dolayı öfke ve kızgınlık duyan herkese özürlerini sundu.
      Fas'ta France Soir'ın satışı yasaklanırken, Tunus'ta ise gazetenin karikatürlerin yayımlandığı 1 Şubat 2006 tarihli sayısı toplatıldı.
      Fas İletişim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin basın özgürlüğü bahanesiyle yayımlanmasına tepki olarak gazetenin Fas topraklarına girişinin yasaklandığı belirtilirken, Tunus'un resmi ajansı TAP'taki haberde, ülkedeki basın kanununun gereklerine uygun olarak gazetenin karikatürlerin yayımlandığı sayısının toplatıldığını duyurdu.
      Gazze'de ise silahlı Filistinli gruplar, bir bildiri yayımlayarak Fransa ve Danimarka'yı tehdit etti. El Aksa Şehitleri Tugayları ''ortak komutası'' ile Halk Direniş Komitesi imzalı bildiride, Gazze ve Batı Şeria'daki bütün Fransız, Danimarkalı ve Norveçlilerin ''hedef alınacağı'' tehdidinde bulunuldu.
      Bu arada, ürünleri boykot edilen İsveç-Danimarka sütlü mamuller şirketi Arla Foods, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) yağ sıkıntısı olasılığını bildirdi.
      Arap ve Müslüman ülkelerde tüketilen Danimarka ürünlerinin boykot çağrısının ilk hedeflerinden biri olan şirketten yapılan açıklamada, BAE piyasasındaki pay oranlarının yüzde 65-70 olduğu ve satış yapmazlarsa piyasada yeterince yağ olmayacağını duyurdu. Şirket, boykot yüzünden günde yaklaşık 1.3 milyon avro kaybettiğini ve bu olayı çok ciddiye aldıklarını açıkladı.
      Danimarka'nın muhafazakar gazetesi Jyllands-Posten'in 30 Eylül'de ''ifade özgürlüğü'' adına yayımladığı 12 serilik Hz. Muhammed karikatürlerine, Norveç gazetesi Magazinet de 10 Ocak'ta yer vermiş, karikatürlerin yayımlanması, İslam dünyasının tepkisini çekmiş ve birçok Müslüman ülke, örgüt ve kurum Danimarka ve Norveç ürünlerini boykot çağrısında bulunmuştu. Bunun ardından karikatürleri yayımlayan gazeteler üzüntülerini bildirmiş, Danimarka Başbakanı da şahsı adına özür dilemişti.
      Olay bununla kapanmazken, dün de Fransız ve Alman gazetelerinde aynı karikatürlerin yayımlanması, Arap ve Müslüman ülkelerinde giderek daha çok tepki duyulmasına yol açıyor.


Karikatür krizi tırmanıyor
Danimarka ile Norveç'te basılan Hz. Muhammed karikatürleri Fransız ve Alman basınında da yayımlandı. Gazeteler: Laiklikte dini dogmalar olmaz. Kutsal değerlere küfretme hakkı vardır


RADIKAL 02.02.06

KOPENHAG/PARİS - Önce Danimarka, ardından Norveç basınının yayımladığı Hz. Muhammed karikatürlerinin yarattığı kriz, Fransız ve Alman basınının da müdahil olmasıyla tırmanıyor.
Fransa'da France Soir, Almanya'da Die Welt gazetesi, 'Laik toplumda dini dogmalar yıkılmalıdır' savıyla karikatürleri yeniden yayımladı. 12 karikatürün hepsini basan France Soir, 'ifade özgürlüğü', dört karikatür basan Die Welt, 'Demokratik özgürlüklere kutsal değerlere küfretme hakkı dahildir' savunması yaptı.
 

'Söylenme Muhammed'
Son dönemde tiraj kaybı yaşayan France Soir, dün 'Evet, Tanrı'nın karikatürünü çizme hakkımız var' manşeti atıp, kapaktan Hz. Muhammed, Hz. İsa, Hz. Musa ile Buda'nın bulutlar üzerinde resmedildiği karikatürü de yayımladı. Karikatürde Hz. İsa, Hz. Muhammed'e, "Söylenme Muhammed. Burada hepimizin karikatürü çizildi" diyor. İç sayfalarında Hz. Muhammed karikatürlerini yayımlayan gazete, iki sayfasını da konuya ayırdı. 'Hoşgörüsüzlük' başlıklı başyazıda, 'Bu dini hoşgörüsüzlük, ne şaka ne de hiciv kaldırıyor' denilirken, 'Hz. Muhammed, Hz. İsa, Buda ve tüm dini eğilimlerin karikatürize edilebileceği ve buna da laik bir ülkede ifade özgürlüğü denileceği' yorumu yapıldı. İslam dininin, 'tamamlaması gereken bir devrimi' olduğu iddia edilip, 'Bu 12 karikatür, önemsiz, rencide edici ya da önemli görülebilir. Ancak Danimarka'da ifade özgürlüğünün sınırlarının sınanması için yayımlanmaları, İslam dünyasında öfke yarattı. Karikatürlerde, hiçbir ırkçı niyet ve hiçbir topluluğun aleyhinde ifade yok. Buna tepki gösterenler, dogmalarının esiri. Bu, Kuran'ın Hz. Muhammed'in resmedilmesini yasaklamasının ötesindedir. Asla konuşurken ve düşünürken özgür olduğumuz için özür dilemeyeceğiz' denildi. Hükümet Sözcüsü Jean-Francois Cope ise, "Fransa ifade özgürlüğü ve laikliğe bağlıdır. Ancak bu ilkeler, hoşgörü ve her inanca saygı çerçevesinde uygulanmalı' açıklaması yaptı.
 

'Hicivden korunulmaz'
Die Welt ise Hz. Muhammed'in türbanının el bombası biçiminde, yüzünü yeşil ay-yıldız içinde resmedildiği karikatürleri yayımlayıp 'zararsız' olduğunu savundu: 'Demokrasi, ifade özgürlüğünün kurumsallaşmış şeklidir. Batı'da hicivden korunma hakkı yoktur. Kutsal değerlere küfretme hakkı vardır'. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü de, Arap içişleri bakanlarının karikatüristlerin cezalandırılması yönündeki talebini kınayan bir bildiri yayımladı.
 

Bomba ihbarı korkuttu
Karikatürleri ilk kez eylülde yayımlayıp, önceki gün özür dileyen Danimarka'nın Jyllands-Posten gazetesi önceki akşam asılsız bomba ihbarıyla korkutuldu. Yayın yönetmeni Carsten Juste, özgürlük karşıtlarının kazandığını söyleyerek, "Gelecekte kimsenin Hz. Muhammed karikatürü çizebileceğini sanmıyorum. Çok büyük utançla onların kazandığını söylemek zorundayım" dedi.
İslamcı gruplar, gazetenin web sitesinin bloke edilmesi kampanyası yürütürken İslam âlemindeki protestolar sürüyor. Danimarka ve Norveç'e karşı ilk kez misilleme çağrısında bulunan Irak'taki 'Mücahid Ordusu', 'Militanlarımızdan tüm hedefleri vurmalarını istiyoruz' dedi. Danimarka'nın Şam Büyükelçiliği, asılsız bomba ihbarı üzerine boşaltıldı. Çeçen komutan Şamil Basayev, karikatürleri kınadı. Ankara'da ise Diyanet-Sen ve Saadet Partili gençler Danimarka elçiliğine siyah çelenk bıraktı. (Dış Haberler)


Fransız bakan basını savundu
RADİKAL - ANKARA - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak kalabalık bir işadamı heyetiyle Ankara'ya gelen Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin yayımlanmasına arka çıktı. Gül'le Irak, İran'ın nükleer programı, Ankara'nın yeni Kıbrıs eylem planını görüştükten sonra düzenlenen ortak basın toplantısında Fransız Bakan, karikatürlerin France Soir gazetesinde de yayımlanmasıyla ilgili olarak "Bunun sorumluluğu yayımlayan gazeteye aittir. Fransız yetkililer dünyanın her yerinde basın özgürlüğünü savunur" dedi. Douste-Blazy sözlerine, "Basın özgürlüğü ilkesinin inançlara ve dinlere saygı çerçevesinde uygulanması gerekir" ifadelerini de ekledi.
Douste-Blazy, Türkiye'deki reformları överken ifade özgürlüğü, kadın hakları ve Gümrük Birliği konusundaki taahhütleri de hatırlattı. Douste-Blazy, Kıbrıs'ta BM şemsiyesi altında müzakerelerin yeniden başlamasını desteklediklerini belirtirken adadaki sorunun AB sürecini etkilediğini kaydetti. Konuk bakan, Rum Yönetimi ile ilişkilerin normalleştirilmesini arzu ettiklerini belirtti. Bugün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşecek olan Douste-Blazy, Fransız lisesinin temelini de atacak.


Karikatür krizi büyüyor

Danimarka'da bir gazetenin Hz. Muhammed karikatürleri yayımlamasıyla başlayan kriz büyüyor.

AFGANİSTAN VE ENDONEZYA'DAN KINAMA

Afganistan ve Endonezya, Avrupa basınında Hz. Muhammed karikatürlerinin yayımlanmasını kınadı.

Afganistan Dışişleri Bakanı Abdullah Abdullah, Kabil'de düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine, ''bir İslam ülkesi olarak bunu şiddetle kınadıklarını'' söyledi.

Bu karikatürleri yayımlamanın yüz milyonlarca kişinin duygularını incittiğini kaydeden Abdullah, uygarlıkların diyaloga

ihtiyacı bulunduğunu, tüm taraflardan gelen aşırılıkların anlaşmazlıkları kışkırtacağını ifade etti.

Endonezya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yuri Thamrin de Cakarta'da yaptığı açıklamada karikatürleri eleştirdi. Thamrin, ''Endonezya da ifade özgürlüğünü destekleyen bir ülke. Ancak bu tip özgürlükler, bir dine hakaret etme vesilesi olarak kullanılmamalı'' dedi.

''TERÖRİSTLER, SKANDALDAN YARARLANABİLİR''

Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, bir Danimarka gazetesinde yayımlanmasının ardından İslam dünyasında tepki çeken ve başka Avrupa gazetelerinde de yayımlanan Hz. Muhammed karikatürlerinin yarattığı skandaldan ''aşırı güçlerle teröristlerin yararlanabileceği'' uyarısında bulundu.

Mübarek, resmi Mena ajansına yaptığı açıklamada, ''Bu kampanyanın (karikatürlerin yayımlanması) devamının tehlikeli sonuçları olabilir ve bu, Müslüman dünyasıyla Avrupa'daki Müslüman toplumlarının bazı duygularını alevlendirebilir'' ifadesini kullandı.

Mübarek, ''Bu kampanyanın kötü bir biçimde idare edilmesi, aşırı güçlere ve teröristlere daha fazla bahane verecektir. Saygı duyduğumuz ve garanti altına aldığımız basın ve ifade özgürlüğünün, dinlere ve inançlara zarar vermek için bahane olmaması gerekir'' dedi.

Karikatürlerin Eylül 2005'te bir Danimarka gazetesinde yayımlanmasından bu yana, İslam aleminde gösteriler, protestolar, boykot çağrıları birbirini izledi, hatta ölüm tehditleri bile yapıldı.

Avrupa'da başka gazetelerin, Danimarkalı meslektaşlarıyla ''dayanışma içinde olduklarını'' sergilemek için karikatürleri bu hafta yeniden yayımlamasıyla da olaylar iyice alevlendi.

Bu çerçevede, Irak'ın güneyindeki kutsal Necef kentindeki Şii kalabalığının, Hz. Ali türbesine giden yolda kaldırım taşına çizdikleri Danimarka bayrağını çiğnediği bildirildi.

Şii göstericilerden biri, ''bu eylemin, Hz. Muhammed'in saygınlığına halel getiren saldırıya karşı öfkelerini dile getirmeye yönelik olduğunu'' söyledi.

Bir başkası da ''daha çok çiğnenmesi için daha çok Danimarka bayrağını yerlere çizeceklerini'' belirtti. Danimarka bayrağının Necef'in birçok bölgesinde yerlere çizildiği de belirtiliyor.

GAZZE'DE AB BÜROSUNA BASKIN

Gazze'de bir grup silahlı Filistinli eylemci Avrupa Birliği bürosunu kuşatarak, Avrupa basınında yer alan Hz. Muhammed karikatürlerini protesto etiler.

Görgü tanıklarına göre, İslami Cihad ve El Fetih örgütlerinden silahlı kişiler, binanın dış duvarlarına tırmanarak havaya ateş açtılar.

Silahlı eylemciler, Hz. Muhammed karikatürleri nedeniyle Norveç, Danimarka ve Fransız hükümetlerinin 48 saat içinde özür dilemesini istediler. Silahlı grubun sözcüsü, ''özür dileninceye kadar burasının kapalı olduğunu'' söyledi. Eylemciler, ayrıca Filistinlilere Norveç, Danimarka ve Fransız mallarını boykot etmeleri çağrısı yaptı.

LÜBNAN

Lübnan'daki Hizbullah örgütünün lideri Hasan Nasrullah, bazı Avrupa ülkelerinde yayımlanan Hz. Muhammed karikatürlerini değerlendirirken, ''Salman Rüşdi hakkında çıkarılan ölüm fetvası uygulansaydı, bu tür hakarete cesaret edemezlerdi'' dedi.

Lübnan medyasındaki habere göre, Nasrullah ''Bir Müslüman evladı çıkıp imam Humeyni'nin fetvasını uygulamış olaydı, Danimarka, Norveç ve Fransa'da Hz. peygambere dil uzatma cesaretini gösteremeyeceklerdi'' diye konuştu.

''Danimarka yetkililerinin ifade özgürlüğünü öne sürerek özür dilemeye yanaşmamasının mantığını anlamıyoruz'' diyen Nasrullah, ''Bilsinler ki dinlerinin ve peygamberlerinin itibar ve izzet-i nefsini korumaya hazır milyonlarca Müslüman var...'' dedi.

İran yönetimi, dini liderleri Humeyni'nin, ''Şeytan Ayetleri'' adlı kitabı yüzünden Rüşdi hakkında 1989'da çıkardığı idam fermanının uygulanmayacağını 1998'de açıklamıştı. Rüşdi, fetva yüzünden yıllardır saklanıyor.

FRANCE SOİR'İN YAYIN YÖNETMENİ GÖREVİNDEN ALINDI

Öte yandan Fransız gazetesi France Soir'ın Mısır kökenli Fransız sahibi işadamı Raymond Lakah, Danimarka gazetesi Jyllands-Posten'in yayımladığı Hz. Muhammed karikatürlerinin France Soir'da yeniden yayımlanmasının ardından yayın yönetmeni Jacques Lefranc'ı görevden aldı.

Lakah, yaptığı yazılı açıklamada, ''Jacques Lefranc'ı, her bir bireyin samimi inançlarına güçlü saygı duyduğunun bir ifadesi olarak yayın yönetmenliği görevinden almaya karar verdiğini'' ifade etti.

Lakah, açıklamasında, Müslüman topluma ve bu yayından dolayı öfke ve kızgınlık duyan herkese özürlerini sundu.

Fas'ta France Soir'ın satışı yasaklanırken, Tunus'ta ise gazetenin karikatürlerin yayımlandığı 1 Şubat 2006 tarihli sayısı toplatıldı.

Fas İletişim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin basın özgürlüğü bahanesiyle yayımlanmasına tepki olarak gazetenin Fas topraklarına girişinin yasaklandığı belirtilirken, Tunus'un resmi ajansı TAP'taki haberde, ülkedeki basın kanununun gereklerine uygun olarak gazetenin karikatürlerin yayımlandığı sayısının toplatıldığını duyurdu.

Gazze'de ise silahlı Filistinli gruplar, bir bildiri yayımlayarak Fransa ve Danimarka'yı tehdit etti. El Aksa Şehitleri Tugayları ''ortak komutası'' ile Halk Direniş Komitesi imzalı bildiride, Gazze ve Batı Şeria'daki bütün Fransız, Danimarkalı ve Norveçlilerin ''hedef alınacağı'' tehdidinde bulunuldu.

Bu arada, ürünleri boykot edilen İsveç-Danimarka sütlü mamuller şirketi Arla Foods, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) yağ sıkıntısı olasılığını bildirdi.

Arap ve Müslüman ülkelerde tüketilen Danimarka ürünlerinin boykot çağrısının ilk hedeflerinden biri olan şirketten yapılan açıklamada, BAE piyasasındaki pay oranlarının yüzde 65-70 olduğu ve satış yapmazlarsa piyasada yeterince yağ olmayacağını duyurdu. Şirket, boykot yüzünden günde yaklaşık 1.3 milyon avro kaybettiğini ve bu olayı çok ciddiye aldıklarını açıkladı.

Danimarka'nın muhafazakar gazetesi Jyllands-Posten'in 30 Eylül'de ''ifade özgürlüğü'' adına yayımladığı 12 serilik Hz. Muhammed karikatürlerine, Norveç gazetesi Magazinet de 10 Ocak'ta yer vermiş, karikatürlerin yayımlanması, İslam dünyasının tepkisini çekmiş ve birçok Müslüman ülke, örgüt ve kurum Danimarka ve Norveç ürünlerini boykot çağrısında bulunmuştu. Bunun ardından karikatürleri yayımlayan gazeteler üzüntülerini bildirmiş, Danimarka Başbakanı da şahsı adına özür dilemişti.

"BOYKOT DAHA DA GÜÇLENDİRİLEBİLİR"

Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Möller, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin başka gazetelerde de yayımlanmasının, hali hazırda Danimarka ürünlerini boykot eden Arap ülkelerindeki boykotu daha da güçlendirebileceğini belirtti.

Börsen gazetesinin haberine göre, Bakan, ''Boykotun daha da yayılmasını bekleyebiliriz. Hala tavırlarını belirlemeyen ülkeler var ve şimdi de Fransa, Almanya ve Avusturya gibi ülkeler karikatürleri yayımladı. Bu olayları alevlendirebilir'' ifadesini kullandı.

Karikatürlerin yayımlanmasını protesto ederek Danimarka ürünlerini boykot kararı alan Körfez ülkelerinde Danimarka bayrakları yakılmıştı. Börsen gazetesine göre, Dışişleri Bakanlığı, özellikle Cezayir ve Fas'taki boykottan çekiniyor, çünkü bu ülkeler yaklaşık 134 milyon avroluk Danimarka ürünü satın alıyor.

FİNLANDİYALI MÜSLÜMANLAR

Finlandiyalı Müslümanların da Danimarka'dan gelen ürünleri protesto etme kararı aldığı bildirildi.

Finlandiya İslam Topluluğu İmamı Hodr Şehab, Müslümanların boykota genelde uyduğunu, ancak daha fazlası için çabaların yetersiz kaldığını söyledi. Şehab, verdiği vaazlarda kendisinin de boykot çağrısı yaptığını kaydetti ve ''Bu insanlar peygamberimize, dinimize hakaret etti'' ifadesini kullandı.

Finlandiya'daki Müslüman toplum, resmi rakamlara göre 20 bin, Şehab'a göre ise 35 bin kişiden oluşuyor.

NORVEÇ, BATI ŞERİA'DAKİ TEMSİLCİLİĞİNİ HALKA KAPATTI

Norveç hükümeti, Filistinli silahlı grupların Danimarka, Norveç ve Fransa vatandaşlarının hedef alınacağı tehdidinde bulunmasının ardından, Batı Şeria'daki temsilciliğini halka kapatma kararı alındığını açıkladı.

(AA)
http://www.sabah.com.tr/dun93.html  02.02.06


Hz. Muhammed karikatürü işinden etti

2 Şubat, 2006 10:44:00 (TSİ)

Sabetay Varol/CNN TÜRK/Paris-- Danimarka, Norveç ve Almanya'nın ardından, İslam dünyasında büyük tepkiye yol açan Hazreti Muhammed karikatürlerini yayımlayan France Soir gazetesinin genel yayın yönetmeni işten çıkarıldı.

Fransa'da yayımlanan gazetenin patronu Raymond Lakah, bir bildiri ile Başkan ve Genel Yayın Yönetmeni Jacques Lafranc’ın görevine son verildiğini duyurdu.
 
Mısır kökenli Fransız işadamı Lakah, bu kararı tüm inanç ve samimi kanaatlere olan saygısını kanıtlamak üzere aldığını söyledi.
 
Lakah, ayrıca Müslüman toplumundan ve bu 12 karikatürün yayımlanması sonucu rencide olan herkesten özür diledi.
 
İflasın eşiğindeki gazete
 
Dosyası iflas masasında olan ve satılmayı bekleyen 45 bin tirajlı France Soir gazetesinin yeni sahibi önümüzdeki günlerde belli olacak.
 
Sendika temsilcileri, işten çıkarılma olayının ardında başka bir ticari olayın yattığını iddia ediyor.
 
İşine son verilen Jacques Lefranc’in yerine atanan Eric Faufeau’nun, France Soir’ı satın almak üzere teklifte bulunan beş isimden biri olduğu kaydedildi.
 
Bu arada, Fas hükümeti France Soir gazetesinin satışını yasakladı. Fas İletişim Bakanlığı, "basın özgürlüğü bahanesiyle efendimiz Muhammed’in karikatürlerinin yayınlanması yüzünden bu gazetenin Fas sınırlarına girmesi yasaklanmıştır" açıklamasını yaptı.
 
Danimarka eleştirilerin odağında
 
Danimarka'nın muhafazakar gazetesi Jyllands-Posten'in 30 eylülde yayımladığı
12 serilik Hz. Muhammed karikatürlerini 10 ocakta yayımlayan Norveç gazetesi Magazinet'te de yayımlanmıştı.
 
'İfade özgürlüğü' adı altında yayımlanan karikatürler, daha sonra Alman ‘Die Welt’ gazetesinde, dün de France Soir gazetesinde yer aldı.
 
İslam dünyasından gelen tepkiler üzerine, karikatürü ilk yayımlayan Danimarka Jyllands Posten gazetesi geri adım atarak, Müslüman dünyasından özür dilemiş, Norveç gazetesi Magazinet de 'üzüntülerini' bildirmişti.
 
Karikatürlerin yayımlanmasından bu yana İslam aleminde gösteriler, protestolar, boykot çağrıları birbirini izledi, hatta ölüm tehditleri bile yapıldı.
 
Avrupa'da başka gazetelerin, Danimarkalı meslektaşlarıyla 'dayanışma içinde olduklarını' sergilemek için karikatürleri bu hafta yeniden yayımlamasıyla da olaylar iyice alevlendi.
 
Son gelişmeler

  • Fransa Musevileri Hahambaşı Joseph Sitruk, Hz. Muhammed karikatürleriyle  ilgili olarak Müslümanların öfkesini paylaştığını söyledi.
     
  • Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, Hz. Muhammed karikatürlerinin yarattığı skandaldan 'aşırı güçlerle teröristlerin yararlanabileceği' uyarısında bulundu.
     
  • Irak'ın güneyindeki kutsal Necef kentindeki Şii kalabalığı, Hz. Ali türbesine giden yolda kaldırım taşına çizdikleri Danimarka bayrağını çiğnedi.
     
  • Gazze'de silahlı Filistinli gruplar, bir bildiri yayımlayarak Fransa ve Danimarka'yı tehdit etti. Norveç hükümeti, alınan tehditler nedeniyle Filistin topraklarındaki diplomatik temsilciliğinin çalışmalarını askıya aldı.
     
  • Danimarka, ülkedeki yabancı diplomatları karikatürlerin yayımlanmasının yol açtığı sorunu görüşmek üzere yarın Dışişleri Bakanlığı'na davet etti.
     
  • Ürünleri boykot edilen İsveç-Danimarka sütlü mamuller şirketi Arla Foods, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) yağ sıkıntısı olasılığını bildirdi.
     
  • Hz. Muhammed karikatürleri Fransa'da
     

    1 Şubat, 2006 11:45:00 (TSİ)

    Danimarka basınında yer alan ve İslam dünyasının büyük tepkisine neden olan Hz. Muhammed'in tasvir edildiği karikatürler, Fransız gazetesi France Soir'da da yayımlandı.

    Danimarka'nın Jyllands-Posten gazetesinin yayımladığı karikatürlere bugünkü sayısında yer veren France Soir gazetesindeki açıklamada, karikatürlerin provokasyon amacıyla yayımlanmadığı belirtildi.
     
    Açıklamada, ''bu 12 karikatür, önemsiz, rencide edici ya da önemli bir anlama sahip olarak görülebilir, ancak Danimarka'da ifade özgürlüğünün sınırlarının test edilmesi amacıyla yayımlanmaları, İslam dünyasında öfkeye yol açmıştır'' denildi. 

    Karikatürlerde, hiçbir ırkçı niyetin ve hiçbir topluluğun aleyhinde ifadenin bulunmadığı savunulan açıklamada, ''hayır, asla konuşurken ve düşünürken özgür olduğumuz için özür dilemeyeceğiz'' ifadesi de yer aldı.

    Karikatürü yayımlayan Jyllands Posten gazetesi dün geri adım atarak, Müslüman dünyasından özür diledi. Aynı karikatürleri yayımlayan Norveç gazetesi Magazinet de 'üzüntülerini' bildirdi.
     
    Fransa Dışişleri Bakanlığı da, Hz Muhammet'in tasvir edildiği karikatürlerin bir Fransız gazetesinde yayımlanmasının, bu gazetenin ‘sorumluluğu dahilinde’ olduğunu açıkladı.
     
    Alman ‘Die Welt’ gazetesi de yayımladı
     
    Danimarka'daki ‘Jyllands-Posten’ adlı günlük gazetede yayımlanan Hz. Muhammed'in karikatürleri, Alman ‘Die Welt’ gazetesinde de yayımlandı. 
     
    ‘Muhammed karikatüründen dolayı büyük kriz’ başlığıyla verilen haberde, Hz. Muhammed'in yüzünü yeşil renkte ay-yıldız içinde gösteren karikatür büyük bir şekilde yer aldı. 
     
    Tepkilere neden olan Hz. Muhammed'in karikatürlerinden toplam dört tanesinin yer aldığı haberde, krizin aşılması için çözüm yolları arandığı, Danimarka'da yaşayan Müslümanların, barışma işareti olarak hükümetten bir cami inşa etmesini istedikleri belirtildi.
     
    İslam dünyasından tepki yağdı
     
    Karikatürlerin yayımlanması, İslam dünyasının tepkisini çekti ve birçok Müslüman ülke, örgüt ve kurum, Danimarka ve Norveç ürünlerini boykot çağrısında bulundu.
     
    Bu iki ülkeyi protesto ve boykot çağrıları yapılırken, Sudan hükümeti de Danimarka Savunma Bakanı Sören Gade'nin ziyaret talebini geri çevirdi.
     
    Dışişleri Bakanlığı da bütün Sudanlı şirket ve kurumlara, Danimarka ürünlerinin ithaline son vermeye çağırdı.
     
    Filistinli İslami Cihad örgütü üyesi yaklaşık 5 bin kişi, Danimarka hükümetinin de özür dilemesi için Gazze'de gösteri düzenledi.
     
    Örgüt, her Müslümanın kalbini öfke ve kızgınlıkla yakan bu karikatürlerden ötürü Danimarka hükümetine, her Müslümana açık ve doğrudan bir özür yayımlaması çağrısında bulunduklarını söyledi.
     
    Gösteride, ABD Başkanı George Bush ile Danimarkalı liderlerin resimleri ile yakılmak üzere Danimarka bayrakları taşındı.
     
    Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari de, Danimarka'nın Bağdat Büyükelçisi Kristian Oldenberg'i bakanlığa çağırdı.
     
    Bakanlık, Oldenberg'in Danimarka basınında Hz. Muhammed'in karikatürlerinin yayımlanmasından sonra Irak hükümetinin kınamasını iletmek üzere çağrıldığını açıkladı.
     
    Suriye büyükelçisini bilgi için çağırdı
     
    Suriye, Hz Muhammed'in karikatürlerinin yayımlanmasından sonra ‘Danimarka hükümetinin aldığı tedbirler’ hakkında bilgi edinmek amacıyla büyükelçisini Şam'a çağırdı.
     
    Suriye Dışişleri Bakanlığı, Danimarka'daki büyükelçiyi, ''danışmalarda bulunmak ve Danimarka hükümetinin bazı gazetelerin Hz Muhammed'le ilgili tutumu karşısında aldığı tedbirleri öğrenmek için'' çağırdığını açıkladı.


    Gazete Müslümanlardan özür diledi

    31 Ocak, 2006 10:25:00 (TSİ)

    İslam dünyasında Hz. Muhammed karikatürlerine tepki büyürken, karikatürü yayımlayan Jyllands Posten gazetesi geri adım atarak, özür diledi. Aynı karikatürleri yayımlayan Norveç gazetesi Magazinet de 'üzüntülerini bildirdi'.

    Gazetenin genel yayın yönetmeni Carsten Juste, karikatürlerin Danimarka yasasının ihlali olmadığını, ancak şüphesiz birçok Müslümanı rahatsız ettiğini ve bu nedenle bütün Müslümanlardan özür dilediklerini belirtti.
     
    Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen de karikatürlerin yayımlanmasını şahsen kınadığını söyledi.
     
    Başbakan Rasmussen, daha önce gazetenin adına özür dileyemeyeceğini söylemiş, ancak ''ben hiçbir zaman Hz. Muhammed, Hz. İsa ya da diğer dini şahsiyetleri, başkalarının onurunu kıracak şekilde tasvir etmezdim'' demişti.
     
    Danimarka İslam İnancı Cemiyeti de, Danimarka gazetesinin özrünü kabul ettiğini açıkladı. Cemiyet, Jyllands-Posten gazetesi ve Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'e özürlerinden dolayı açıkça teşekkür edeceğini söyledi.
     
    Norveç gazetesi de 'üzüntülerini bildirdi'
     
    Danimarka'nın muhafazakar gazetesi Jyllands-Posten'in 30 eylülde yayımladığı
    12 serilik Hz. Muhammed karikatürlerini 10 ocakta yayımlayan Norveç gazetesi Magazinet de üzüntülerini bildirdi, ancak Müslüman ülkelerin istediği gibi özür dilemedi.
     
    Magazinet gazetesinin genel yayın yönetmeni Vebjoern Selbekk, internetteki sitesindeki köşesinden yaptığı açıklamada, ''Karikatürler Müslümanların onurunu kırdıysa üzgünüz'' ifadesini kullandı.

    Küçük tirajlı gazetenin yetkilisi Selbekk, Hz. Muhammed'in 12 karikatürünün yayımlanmasının 'provoke etme amacını taşımadığını' ve 'ifade özgürlüğü adına haklı görülebileceğini' savundu. 

    İslam dünyasından tepkiler
     
    Karikatürlerin yayımlanması, İslam dünyasının tepkisini çekti ve birçok Müslüman ülke, örgüt ve kurum, Danimarka ve Norveç ürünlerini boykot çağrısında bulundu.
     
    Bu iki ülkeyi protesto ve boykot çağrıları yapılırken, Sudan hükümeti de Danimarka Savunma Bakanı Sören Gade'nin ziyaret talebini geri çevirdi.
     
    Dışişleri Bakanlığı da bütün Sudanlı şirket ve kurumlara, Danimarka ürünlerinin ithaline son vermeye çağırdı.
     
    Filistinli İslami Cihad örgütü üyesi yaklaşık 5 bin kişi, Danimarka hükümetinin de özür dilemesi için Gazze'de gösteri düzenledi.
     
    Örgüt, her Müslümanın kalbini öfke ve kızgınlıkla yakan bu karikatürlerden ötürü Danimarka hükümetine, her Müslümana açık ve doğrudan bir özür yayımlaması çağrısında bulunduklarını söyledi.
     
    Gösteride, ABD Başkanı George Bush ile Danimarkalı liderlerin resimleri ile yakılmak üzere Danimarka bayrakları taşındı.
     
    Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari de, Danimarka'nın Bağdat Büyükelçisi Kristian Oldenberg'i bakanlığa çağırdı.
     
    Bakanlık, Oldenberg'in Danimarka basınında Hz. Muhammed'in karikatürlerinin yayımlanmasından sonra Irak hükümetinin kınamasını iletmek üzere çağrıldığını açıkladı.
     
    Libya'dan elçiliğini kapama kararı
     
    Dün de Libya, olaya tepki olarak başkent Kopenhag'daki Büyükelçiliği'ni kapatacağını duyurdu.
     
    Libya'nın elçiliğini kapatma kararının yanı sıra, Filistin'de de El Fetih militanları karikatürlerin yayımlanmasını protesto etmek için Gazze'deki AB bürosunu bastı, Danimarka bayrağını yaktı.
     
    Özür dilenmesini isteyen grup, bu ülke vatandaşlarının Gazze Şeridi'ne girmesinin engelleneceği uyarısında bulundu.
     
    Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bir süpermarketler zinciri ise, protesto amacıyla Danimarka ürünlerini boykot kampanyası başlattı.
     
    Yönetici, ''bu, İslam veya diğer dinlere saldırılara son verilmesine yönelik açık mesajdır'' dedi. Danimarka ürünleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt'te de aynı gerekçeyle boykot ediliyor.

    Birçok İslam ülkesinin Danimarka'daki elçileri Danimarka Başbakanı  Rasmussen'e Danimarka mallarını boykot edeceğini bildirmişti. Suudi Arabistan ise geçtiğimiz hafta ülkedeki elçisini geri çağırmıştı.

    Danimarka vatandaşlarına Ortadoğu uyarısı
     
    Danimarka Dışişleri Bakanlığı da ortaya çıkan gerilim nedeniyle Ortadoğu'ya giden vatandaşlarını çok daha dikkatli olmaları konusunda uyarmıştı.
     
    Bakanlığın internet sitesinde dün yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Cezayir, Mısır, Ürdün, Lübnan, Pakistan, İran, Suriye ve İsrail'de bulunan Danimarkalıların dikkatli olmaları gerektiği ifade edilmişti.

    Kamuoyu yoklamalarına göre, Danimarkalıların yüzde 79'luk kesimi, hükümetin karikatürler nedeniyle özür dilememesi gerektiğini düşünürken, yüzde 62'si ise gazetenin özür dilememesi gerektiği yönünde görüş belirtti.


    Muhammed karikatürleri için özüre ret
     
    Libya, karikatürleri protesto etme amacıyla elçiliğini kapatıyor

    30 Ocak, 2006 09:32:00 (TSİ)

    Danimarka, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin ülkede yayımlanan Jylland-Posten gazetesinde yer almasından dolayı özür dilemeyeceğini açıkladı.

    Libya, olaya tepki olarak başkent Kopenhag'daki Büyükelçiliği'ni kapatacağını duyurdu.
     
    Libya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hazreti  Muhammed'e yapılan saygısızlık ve Danimarkalı yetkililerin bu konuda sessiz kalması üzerine böyle bir karar alındığı açıkladı.
     
    Libya'nın tepkisinin ardından açıklama yapan Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, karikatürlerin Müslümanlara hakaret amacını taşımadığını belirtti.
     
    Rasmussen, eylül ayında gazetede çıkan karikatürlerin ardından Danimarka hükümetinin tavrında bir değişiklik olmadığını ifade etti.
     
    Danimarka Başbakanı, ''hükümet medyaya hiçbir şekilde etkide bulunamaz. Danimarka hükümeti ve Danimarka ulusu bağımsız medyanın yayınladıklarından sorumlu tutulamaz'' diye konuştu.
     
    Danimarka vatandaşlarına Ortadoğu uyarısı
     
    Danimarka Dışişleri Bakanlığı, ortaya çıkan gerilim nedeniyle Ortadoğu'ya giden vatandaşlarını çok daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.
     
    Bakanlığın internet sitesinde dün yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Cezayir, Mısır, Ürdün, Lübnan, Pakistan, İran, Suriye ve İsrail'de bulunan Danimarkalıların dikkatli olmaları gerektiği ifade edildi.
     
    İslam dünyasından tepkiler
     
    Danimarka ve Norveç gazetelerinde Hazreti Muhammed'in karikatürünün yayınlanmasına İslam dünyasından tepkiler gelmeye devam ediyor.
     
    Libya'nın elçiliğini kapatma kararının yanı sıra, Filistin'de de El Fetih militanları karikatürlerin yayımlanmasını protesto etmek için Gazze'deki AB bürosunu bastı, Danimarka bayrağını yaktı.
     
    Özür dilenmesini isteyen grup, bu ülke vatandaşlarının Gazze Şeridi'ne girmesinin engelleneceği uyarısında bulundu.
     
    Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bir süpermarketler zinciri ise, protesto amacıyla Danimarka ürünlerini boykot kampanyası başlattı.
     
    Yönetici, ''bu, İslam veya diğer dinlere saldırılara son verilmesine yönelik açık mesajdır'' dedi. Danimarka ürünleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt'te de aynı gerekçeyle boykot ediliyor.

    Birçok İslam ülkesinin Danimarka'daki elçileri Danimarka Başbakanı  Rasmussen'e Danimarka mallarını boykot edeceğini bildirmişti. Suudi Arabistan ise geçtiğimiz hafta ülkedeki elçisini geri çağırmıştı.
     
    Danimarka'da geçtiğimiz eylül ayının sonunda bir gazetenin yayımladığı karikatürler, Norveç'te de 'ifade özgürlüğü' adına yayınlanmıştı.
     
    Danimarka'da yapılan kamuoyu araştırmaları halkın, hükümetin karikatürler hakkındaki tutumunu onayladığını gösteriyor.
     
    Kamuoyu yoklamalarına göre, Danimarkalıların yüzde 79'luk kesimi, hükümetin karikatürler nedeniyle özür dilememesi gerektiğini düşünürken, yüzde 62'si ise gazetenin özür dilememesi gerektiği yönünde görüş belirtti.


    Erdoğan'dan karikatür şikayeti

    A.A.

    Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy ile görüşmesinde, ”Hazreti Muhammed karikatürlerinin manevi değerlerimize saldırı” olduğunu söylediği bildirildi.

    Erdoğan-Douste-Blazy görüşmesinde, aralarında Fransa'nın da bulunduğu bazı Avrupa ülkelerinde yayınlanan Hazreti Muhammed karikatürleri konusu gündeme geldi. Başbakan Erdoğan'ın, konuyla ilgili olarak Fransız Bakana, ”Hazreti Muhammed karikatürleri manevi değerlerimize saldırıdır. Basın özgürlüğünün sınırı olmalı. Medeniyetler ittifakının sağlanması için çaba gösterdiğimiz bir zamanda bu tür yaklaşımlar çatışma kültürüne hizmet etmektedir. Bunu kabul edilemez buluyorum” dediği öğrenildi.


    Karikatür cephesi genişliyor

    Fransız France Soir, Alman Die Welt, İtalyan Corriere della Serra ile La Stampa ve İspanya’da Catalan El Periodico gazeteleri, Danimarka gazetesine destek için Hz.Muhammed karikatürlerini yayınladılar. France Soir, "Laik toplumda dini dogmalara yer yoktur" diyerek kapak sayfasında peygamberleri bulut üzerinde gösteren yeni bir karikatüre de yer verdi.

    HZ.Muhammed karikatürü yayınlayarak kriz yaratan Danimarka gazetesine Avrupa’dan destek geliyor. Fransız France Soir gazetesi, Alman Die Welt, İtalyan Corriere della Serra ile La Stampa ve İspanya’da Catalan El Periodico gazeteleri, Hz.Muhammed karikatürlerini yayınlayarak Danimarka’nın Jyllands Posten gazetesine destek verdi. Fransız France Soir gazetesi, gerginliğe bir halka daha eklemesi olası yeni bir karikatüre de yer verdi. Bu karikatürde Hz.Muhammed, Hz.İsa, Hz.Musa ve Buda, bir bulutun üzerinde dururken resmediliyor. Karikatürde Hz.İsa, Hz.Muhammed’e, "Söylenme Muhammed... Burada hepimizin karikatürü çizildi" diyor.

    "Evet, Tanrı’nın karikatürünü çizme hakkımız var" başlığını kullanarak, Danimarka’yı protesto eden Müslüman ülke ve İslami kesimlere meydan okuyan gazete, "Hoşgörüsüzlük" başlıklı başyazısında hoşgörüden bahseden İKÖ, Arap Ülkeleri Dışişleri Bakanları, Müslüman Kardeşler, İslami Cihad gibi kurum ve örgütlerin karikatüristlere yönelik tepkisini eleştirdi.

    Gazetenin başyazısını yazan Serge Faubert karikatürleri de şu sözlerle yorumladı: "Kınanan resimlerde hiçbir ırkçı niyet ve hiçbir topluluğun yerilmesi isteği yok. Bazıları gülünç, bazılarıysa çok daha gülünç, işte hepsi bu. İşte bunu göstermek için karikatürleri yayınlıyoruz." "Hayır... Düşünce, inanç ve ifade özgürlüğünden dolayı hiçbir zaman özür dilemeyeceğiz" denen başyazıda, İslam dininin, tamamlaması gereken bir devrimi olduğu iddia edildi.

    NORVEÇLİ BAKAN ÖZÜR DİLEDİ

    Jyllands Posten editörü Carsten Juste ise, tepkilerin iyice büyümesi üzerine, "Karanlık diktatörlükler kazandı, basın özgürlüğü kaybetti" dedi. Bu açıklama, Danimarka hükümetinin gazeteye özür dilemesi için baskı yapmaya başlamış olabileceği yorumlarını doğurdu. Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Moeller, kriz nedeniyle Afrika ülkelerine yapacağı geziyi ertelerken, Lübnan’ı ziyaret eden Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Raymond Johanssen de İslam dünyasından resmen özür diledi.


    Karikatüre tepki ve özür

    A.A/DHA

    Avrupa gazetelerinde Hazreti Muhammed'in karikatürlerinin yayınlanması tepkiyle karşılanırken, Avrupa ülkeleri de özür diliyor.
     

    GAZZE'DE AB BÜROSUNA BASKIN

    Gazze'de bir grup silahlı Filistinli eylemci Avrupa Birliği bürosunu kuşatarak, Avrupa basınında yer alan Hz. Muhammed karikatürlerini protesto etiler. Görgü tanıklarına göre, İslami Cihad ve El Fetih örgütlerinden silahlı kişiler, binanın dış duvarlarına tırmanarak havaya ateş açtılar.

    Silahlı eylemciler, Hz. Muhammed karikatürleri nedeniyle Norveç, Danimarka ve Fransız hükümetlerinin 48 saat içinde özür dilemesini istediler. Silahlı grubun sözcüsü, “özür dileninceye kadar burasının kapalı olduğunu” söyledi. Eylemciler, ayrıca Filistinlilere Norveç, Danimarka ve Fransız mallarını boykot etmeleri çağrısı yaptı.

    Bir Danimarka gazetesinin eylül ayında karikatürleri yayımlamasıyla Müslüman dünyada ortaya çıkan tepkiler, bu karikatürlerin diğer Avrupa gazetelerinde de çıkması üzerine büyümüştü.

    NORVEÇ, BATI ŞERİA'DAKİ TEMSİLCİLİĞİNİ HALKA KAPATTI

    Norveç hükümeti, Filistinli silahlı grupların Danimarka, Norveç ve Fransa vatandaşlarının hedef alınacağı tehdidinde bulunmasının ardından, Batı Şeria'daki temsilciliğini halka kapatma kararı alındığını açıkladı. Norveç Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Rune Bjaastad, AFP'ye yaptığı açıklamada, Hz. Muhammed'in karikatürlerinin Danimarka, Norveç ve Fransız gazetelerinde yayımlanmasının ardından, Filistinli 2 silahlı gruptan tehdit geldiğini hatırlatarak, “Bu tehditleri ciddiye aldıklarını” söyledi.
       
    Sözcü, “Yeni bir emre kadar Batı Şeria'daki temsilciliğimizi halka kapatma kararı aldık” dedi ve güvenlik sorunları üzerinde düşüneceklerini kaydetti.
       
    Gazze'de silahlı Filistinli gruplar, El Aksa Şehitleri Tugayları ”ortak komutası” ile Halk Direniş Komitesi tarafından yayımlanan  bildiride, Gazze ve Batı Şeria'daki bütün Fransız, Danimarkalı ve Norveçlilerin “hedef alınacağı” tehdidinde bulunulmuştu.

    NECEF'TE ŞİİLER, DANİMARKA'YI PROTESTO ETTİ

    Karikatürlerin Eylül 2005'te bir Danimarka gazetesinde yayımlanmasından bu yana, İslam aleminde gösteriler, protestolar, boykot çağrıları birbirini izledi, hatta ölüm tehditleri bile yapıldı. Avrupa'da başka gazetelerin, Danimarkalı meslektaşlarıyla ”dayanışma içinde olduklarını” sergilemek için karikatürleri bu hafta yeniden yayımlamasıyla da olaylar iyice alevlendi.
       
    Bu çerçevede, Irak'ın güneyindeki kutsal Necef kentindeki Şii kalabalığının, Hz. Ali türbesine giden yolda kaldırım taşına çizdikleri Danimarka bayrağını çiğnediği bildirildi. Şii göstericilerden biri, “bu eylemin, Hz. Muhammed'in saygınlığına halel getiren saldırıya karşı öfkelerini dile getirmeye yönelik olduğunu” söyledi.
       
    Bir başkası da “daha çok çiğnenmesi için daha çok Danimarka bayrağını yerlere çizeceklerini” belirtti. Danimarka bayrağının Necef'in birçok bölgesinde yerlere çizildiği de belirtiliyor.

    YEMEN KADINLAR SOKAĞA ÇIKTI

     

    Yemen'in başkenti Sanaa'da binlerce kadın ve kız öğrenci, Avrupa gazetelerinde Hazreti Muhammed'in karikatürlerinin yayınlanmasını protesto etti.

       

    Alınlarına “Peygamber uğruna ölürüm” yazılı bantlar takan çok sayıda siyah çarşaflı kadın ve kız öğrenci, bu ülkedeki BM temsilcisi Muhammed el Hon'a bir mektup ileterek, bu karikatürlerin ”medeniyetler çatışması”nı daha kötü hale getireceği uyarısında bulundular.

    MISIR DEVLET BAŞKANI MÜBAREK: TERÖRİSTLER, KARİKATÜR SKANDALINDAN YARARLANABİLİR
     
    Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, bir Danimarka gazetesinde yayımlanmasının ardından İslam dünyasında tepki çeken ve başka Avrupa gazetelerinde de yayımlanan Hz. Muhammed karikatürlerinin yarattığı skandaldan “aşırı güçlerle teröristlerin yararlanabileceği” uyarısında bulundu.
       
    Mübarek, resmi Mena ajansına yaptığı açıklamada, “Bu kampanyanın (karikatürlerin yayımlanması) devamının tehlikeli sonuçları olabilir ve bu, Müslüman dünyasıyla Avrupa'daki Müslüman toplumlarının bazı duygularını alevlendirebilir” ifadesini kullandı.
       
    Mübarek, “Bu kampanyanın kötü bir biçimde idare edilmesi, aşırı güçlere ve teröristlere daha fazla bahane verecektir. Saygı duyduğumuz ve garanti altına aldığımız basın ve ifade özgürlüğünün, dinlere ve inançlara zarar vermek için bahane olmaması gerekir” dedi. 
       
    HİZBULLAH LİDERİ NASRULLAH: RÜŞDİ HAKKINDAKİ FETVA UYGULANSAYDI BUNA CESARET EDEMEZLERDİ
     
    Lübnan'daki Hizbullah örgütünün lideri Hasan Nasrullah, bazı Avrupa ülkelerinde yayımlanan Hz. Muhammed karikatürlerini değerlendirirken, “Salman Rüşdi hakkında çıkarılan ölüm fetvası uygulansaydı, bu tür hakarete cesaret edemezlerdi” dedi.
       
    Lübnan medyasındaki habere göre, Nasrullah “Bir Müslüman evladı çıkıp imam Humeyni'nin fetvasını uygulamış olaydı, Danimarka, Norveç ve Fransa'da Hz. peygambere dil uzatma cesaretini gösteremeyeceklerdi” diye konuştu.  “Danimarka yetkililerinin ifade özgürlüğünü öne sürerek özür dilemeye yanaşmamasının mantığını anlamıyoruz” diyen Nasrullah, ”Bilsinler ki dinlerinin ve peygamberlerinin itibar ve izzet-i nefsini korumaya hazır milyonlarca Müslüman var...” dedi.
       
    İran yönetimi, dini liderleri Humeyni'nin, “Şeytan Ayetleri” adlı kitabı yüzünden Rüşdi hakkında 1989'da çıkardığı idam fermanının uygulanmayacağını 1998'de açıklamıştı. Rüşdi, fetva yüzünden yıllardır saklanıyor.

    HAMBURG ŞARKİYAT ENSTİTÜSÜ BAŞKANI: KARİKATÜRLER PROVOKASYON

    Hamburg Şarkiyat Enstitüsü Başkanı Udo Steinbach, karikatürleri bir ’provokasyon’ olarak değerlendirdi.

    Steinbach, Alman DW Radyosu’nun sorularını yanıtlarken, tepki toplayan karikatürlerin İslam dünyasının bir bölümü ile Batı arasındaki ilişkilerin gergin, hatta ’düşmanca’ olduğu bir sırada yayımlandığını hatırlattı. Steinbach, "Bu karikatürlere baktığımda, çok basit olduklarını görüyorum. Hiçbir yapıcı tarafları yok. Ne siyasi bir mesajları var, ne de sanatsal, komik bir içerikleri. Buradan çıkan sonuç şu: Bu tam anlamıyla bir provokasyon ve zamanlama itibarıyla tabi ki kötü bir gelişme" dedi.

    ’PUTLAŞTIRILIR DİYE RESİM VE ÇİZİMLERİNE İZİN VERİLMİYOR’

    Steinbach,  şöyle devam etti:

    "Hepimiz Müslümanların Hz. Muhammed konusunda ne denli hassas olduğunu biliyoruz. Putlaştırılır diye resim ve çizimlere izin verilmiyor. ’İslamiyet’te mizah yapılır mı?’ sorusunu farklı sormak gerek. İslam dünyasında tabi ki mizah var. Sosyal ve siyasi mizah var. Örneğin, Türkiye’de mizah dergileri var. Türkiye laik bir ülke. Ama Mısır’a bakın. Mısır’da önemli bir mizah geleneği var. Burada mizah sadece dine bulaşmıyor. Bu nedenle ’İslamiyet’te mizah yapılabilir mi?’ diye sormak doğru değil. Burada Hz. Muhammed terörist olarak konumlandırılıyor ve bu da hoş olmayan bir durum."

    FRANSA HAHAMBAŞI: MÜSLÜMANLARIN ÖFKESİNİ PAYLAŞIYORUM
       
    Fransa Musevileri Hahambaşı Joseph Sitruk, Avrupa gazetelerinde çıkan Hz. Muhammed karikatürleriyle  ilgili olarak Müslümanların öfkesini paylaştığını söyledi. Başbakan Dominique de Villepin ile yaptığı görüşmeden sonra  açıklama yapan Hahambaşı Sitruk, “Öfkeyi paylaşıyorum ve bu karikatürleri uygun bulmuyorum” dedi.
       
    Daha önce de Hz. İsa ve Hıristiyanları inciten filme karşı ilk tepkiyi gösteren dini lider olduğunu hatırlatan Hahambaşı Sitruk, ”Dinleri küçük görmek ve aşağılamaktan hiçbir şey kazanmayız. Bütün dinlere saygı göstermesini bilmeliyiz” diye konuştu.
       
    Hahambaşı, “espri anlayışı sınırlarının, başka bir kişinin dini inancına hakaret edildiği zaman son bulduğunu” belirtti ve “nükte hakkının sınırsız olmadığını” hatırlattı. Fransa İslam Konseyi, dün yaptığı açıklamada, karikatürleri sert dille eleştirmiş ve “ciddi tahrik” olarak değerlendirmişti.

    FRANSA DIŞİŞLERİ'NDEN KARİKATÜR ELEŞTİRİSİ

    Bu arada, Fransa Dışişleri Bakanlığı, Hazreti Muhammed'in karikatürlerinin Fransız gazetesi France Soir tarafından yayınlanmasına sert çıktı.

       

    Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, ”Fransa'nın, bireyleri inanışlarında veya dini inançlarında yaralayanları kınadığı” belirtilerek, “Fransa'nın ifade özgürlüğüne bağlı bir saygı ve hoşgörü ülkesi olduğu” vurgulandı.

     

    NORVEÇ'TEN ÖZÜR 

       

    Öte yandan, Lübnan'ı ziyaret etmekte olan Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Raymond Johanssen, ülkesinde de bu karikatürlerin yayınlanması dolayısıyla Lübnan Dışişleri Bakanı Fevzi Salluh'tan özür diledi.

       

    Johanssen ile görüşmesinin ardından basına açıklama yapan Salluh, Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın hükümeti adına özürlerini sunduğunu ve kendisinden de böyle olayların tekrarlanmamasını istediklerini söyledi. Johanssen ise karikatürlerin yayınlanmasıyla Müslümanlarca hissedilen hakarete uğramışlık duygusunu anlayabildiğini, bunun pişmanlık verici ve üzücü bir olay olduğunu ifade etti.

       

    MOELLER GEZİSİNİ ERTELEDİ 

       

    Bu arada, karikatürlerin ilk kez yayınlandığı Danimarka ile Arap dünyası arasındaki diplomatik kriz nedeniyle Danimarka Dışişleri Bakanı Per Stig Moeller, Afrika ülkelerine yapacağı geziyi erteledi.

       

    Danimarka Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Moeller'in pazartesi başlayacak Liberya, Fildişi Sahili ve Mali'yi kapsayan gezisini ertelediği belirtildi.

     

    LE MONDE: MÜSLÜMANLARIN ÖFKESİ YAYILIYOR

     

    Le Monde gazetesi, France Soir’daki karikatürlere dikkat çekerken "Müslüman dünyasının öfkesi yayılıyor" ifadesini kullandı.
       
    Geçen 30 Eylül’de Danimarkalı gazete Jyllands-Posten’de yayınlanan Hz. Muhammed’in 12 karikatürünün, 10 Ocak’ta Norveç’li Magazinet’in ardından 1 Şubat tarihli France Soir gazetesinde de yer verilmesi, tartışmaların iyice büyümesine neden oldu.
       
    Le Monde gazetesi, "Müslüman dünyasının öfkesi yayılıyor" başlıklı yazısında karikatürlerin İslam dünyasında büyük bir tepki yarattığını belirtti. Tunus’ta toplanan Arap ülkeleri içişleri bakanlarının Danimarka hükümetinin karikatürleri çizenlerin ağır bir biçimde cezalandırmasını istediklerine dikkat çeken gazete, Ortadoğu’dan sonra Fas’taki din bilginlerinin karikatürleri kınadıklarını kaydetti.
       
    Bazı Müslüman ülkelerde Danimarka ürünlerinin boykot edildiğini belirten gazete, karikatürleri ilk yayınlayan Jyllands-Posten gazetesinin Aarhus’daki bürolarının bir bomba ihbarı ardından boşaltıldığına dikkat çekti.
       
    Müslümanların öfkesinin, İslam ile terör arasında bir bağlantı kurulmasıyla izah edilmeyeceğine değinen gazete asırlardır Müslüman ülkelerinde ne Allah’ın, ne de Hz. Muhammed’in resmedilmediğine dikkat çekti. Gazete, antropolog Malik Chebel’in "İnsan, her zaman kendisi ile Allah ve Peygamber arasındaki mesafeyi korumalı" sözlerine de yer verdi. Gazete, İslam’ın bir kez daha vicdan ve ifade özgürlüğü sorunu ile karşı karşı kaldığı yorumunu da yaptı.
       
    France Soir, "Evet, Tanrı’nın karikatürünü çizme hakkımız var" başlığıyla Hz. Muhammed karikatürlerini yayınlarken "Hz. Muhammed, Hz. İsa, Buda ve tüm dini eğilimlerin karikatürize edilebileceği ve buna da laik bir ülkede ifade özgürlüğü denileceği" yorumunu yapmıştı.

     

    GUARDIAN’DAN "KARİKATÜR" YORUMU: EDİTÖRLER İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUYOR

     

    Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve Hollanda’daki gazeteler, Danimarka basını ile dayanışma içerisinde Hz. Muhammed karikatürlerini yayınlarken İngiliz The Guardian gazetesi "Editörler, ifade özgürlüğü hakkını savunuyor" ifadesini kullandı.
       
    The Guardian gazetesi, Avrupa’daki gazetelerin dayanışmasını değerlendirirken bu yayınların tartışmaları tırmandırdığını, Müslüman dünyasının öfkesine neden olabileceğini yazdı.  "Editörler, ifade özgürlüğü hakkını savunuyor" ifadesini de kullanan gazete, Fransa ve Almanya’daki Müslüman gruplarının büyük bir öfke içinde olduklarını kaydetti.

     

    DANİMARKA GAZETESİNE YİNE BOMBA İHBARI

     

    Danimarka'da, Hazreti Muhammed'in karikatürlerini yayımlayan gazetenin merkezine ikinci kez bomba ihbarı yapıldı. Polis, Jyllands-Posten gazetesinin ülkenin ikinci büyük kenti Aarphus'taki merkezine bu akşam ikinci kez bomba ihbarı yapıldığını, bunun üzerine binanın boşaltıldığını belirtti.

       

    İhbarın, ankesörlü bir telefondan İngilizce konuşan biri tarafından yapıldığı kaydedildi. Gazeteye daha önce de bomba ihbarı yapılmış, ancak ihbar asılsız çıkmıştı.

     

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KARŞITLARI KAZANDI”

     

    Jyllands-Posten Gazetesi'nin yayın yönetmeni Carsten Juste, karikatürlerin yayınlanması nedeniyle çıkan tartışmaların “ifade özgürlüğüne karşı olanların kazanması anlamına geldiğini” ileri sürdü. Juste, AP'ye yaptığı açıklamada, “karanlık diktatörlük kazandı” ifadesini kullandı. Juste, Danimarka'da yayınlanan Berlingske Tidende gazetesine yaptığı açıklamada ise, “Karikatürlerin, Danimarka mallarının boykotuna ve insanların hayatının tehlikeye girmesine neden olacağını önceden görebilseydi, karikatürleri yayınlamayacağını” söyledi.

       

    Carsten Juste, Fransa ve Almanya gazetelerinin karikatürleri nereden alarak yayınladıklarını bilmediğini de belirtti.

       

    Yayınlanan karikatürleri çizen karikatürcülerin sözcüsü olarak hareket eden Danimarka Gazeteciler Sendikası Başkanı Mogens Blicher Bjerregaard ise Fransız ve Alman gazetelerinin kendilerinden izin istemediğini bildirdi. Bjerregaard, karikatüristlerin Danimarka istihbarat servisi tarafından korunduğunu ama sürekli polis koruması altında olmadıklarını söyledi. Sendika başkanı, “normal yaşamlarına devam ediyorlar, ancak bazılarının gerçekten de korktuğunu söyleyebilirim” dedi.

     

    FRATTİNİ: KARİKATÜRLER UYGUNSUZ

    AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Franco Frattini, Hz. Muhammed'in bir Danimarka gazetesinde çıkan karikatürlerine ilişkin yazılı açıklamasında, söz konusu karikatürleri ”uygunsuz” bulduğunu, ancak gösterilen tepkilerin kabul edilemez olduğunu bildirdi.

    Yönetim organı AB Komisyonu'nun özgürlük, güvenlik ve adalet alanlarından sorumlu üyesi Frattini, açıklamasına, değişik toplumların din, kültür ve siyasi eğilim farklılıklarına ve toplumsal uyuma verilen öneme işaret ederek başladı.

    AB'nin ve kurumlarının “liberal ilkeleri” üzerinde duran Frattini, Müslüman toplumların, bu karikatürler yüzünden bugünlerde hissettikleri üzüntü ve kendilerine sataşıldığı duygusunu anladığını, bu tür olayların “dinler ve kültürler arasında diyalogu”, ”yabancıların uzun ve yorucu uyumunu” kolaylaştırmadığını ifade etti.

    “Ancak Avrupamızın temel ilkeleri arasında fikir özgürlüğü, dolayısıyla eleştiri hakkı da bulunuyor” diyen Frattini, farklı görüşlerin çatışmasının şekil ve içeriğinin, bazen sert ve saygısız da olsa, özgür politika çerçevesinde tartışıldığını, mizahın da bu kapsama girdiğini söyledi.

    Benimsenen kurallara göre fikirlerin ve kelimelerin, silahların ve şiddetin yerini alması gerektiğini ifade eden Frattini, günümüzde, özellikle kutsal alanda ve dinde bazı “hassas konular” bulunduğunu, bu nedenle söz konusu karikatürlerin yayımlanmasını ve bu karikatürlerin yansıttığı yorumları uygunsuz bulduğunu kaydetti.

    Bu görüşün, Danimarka'ya ve diğer bazı AB ülkelerine karşı gösterilen tepkileri hiçbir şekilde doğru bulduğu anlamına gelmediğini ifade eden Frattini, şiddet, şantaj, boykot çağrısı, basın özgürlüğünü kısıtlama girişimlerinin kabul edilemez olduğunu, bunların, toplumlar arası uzlaşmayı kolaylaştırmayacağını söyledi.

    Frattini, insanoğlunun temel haklarını tehdit edenlerle, korku saçmak isteyenlerle diyalog kurulamayacağını belirterek, özgürlük kısıtlamasının hep acı getirdiğini, farklı görüşlerden olanların da özgürlüklerinin savunmak gerektiğini, özgürlük olmadan diyalog da olamayacağını ifade etti.


    Hahambaşı: Müslümanların öfkesini paylaşıyorum

    A.A.

    Fransa Musevileri Hahambaşı Joseph Sitruk, Avrupa gazetelerinde çıkan Hz. Muhammed karikatürleriyle ilgili olarak Müslümanların öfkesini paylaştığını söyledi.

    Başbakan Dominique de Villepin ile yaptığı görüşmeden sonra açıklama yapan Hahambaşı Sitruk, “Öfkeyi paylaşıyorum ve bu karikatürleri uygun bulmuyorum” dedi. Daha önce de Hz. İsa ve Hıristiyanları inciten filme karşı ilk tepkiyi gösteren dini lider olduğunu hatırlatan Hahambaşı Sitruk, ”Dinleri küçük görmek ve aşağılamaktan hiçbir şey kazanmayız. Bütün dinlere saygı göstermesini bilmeliyiz” diye konuştu.

    Hahambaşı, “espri anlayışı sınırlarının, başka bir kişinin dini inancına hakaret edildiği zaman son bulduğunu” belirtti ve “nükte hakkının sınırsız olmadığını” hatırlattı. Fransa İslam Konseyi, dün yaptığı açıklamada, karikatürleri sert dille eleştirmiş ve “ciddi tahrik” olarak değerlendirmişti.


    Fransızlar karikatür gerilimini tırmandırdı
    02.02.2006 VATAN
    Fransız gazetesi France Soir, Danimarka'da Jyllands Posten gazetesinin olay yaratan karikatür girişimine destek verdi. Müslüman dünyasının Danimarka'ya karşı ayaklanmasına tepki gösteren France Soir, kapağında Hz.Muhammed'in de yer aldığı bir karikatür yayınlayarak gerilimi tırmandırdı. Hz. Muhammed, Hz. İsa, Hz. Musa ve Buda'nın bir bulut üzerinde resmedildiği karikatürde Hz. İsa, Hz. Muhammed'e, "Söylenme Muhammed... Burada hepimizin karikatürü çizildi" diyor.

    "Danimarka askerlerine ölüm!"
    Alman Die Welt gazetesiyle birlikte iki tam sayfasını dünyayı karıştıran ve Hz. Muhammed'i terörist gösteren karikatürlere ayıran France Soir genel yayın müdürü Serge Faubert "Düşünce ve ifade özgürlüğünden dolayı hiçbir zaman özür dilemeyeceğiz. Bağnazların laik Fransa'yı yönlendirme çabalarına göz yummayacağız." ifadesini kullandı.

    Öte yandan Iraklı din adamları ülkede görev yapan 530 Danimarkalı askere saldırı düzenlenmesi için fetva yayınladı. Danimarka Savunma Bakanı Soeren Gade "Bu yönde bir girişim olduğunu duyduk. Askerlerimizi korumaya yönelik güvenlik önlemlerini artırdık" dedi.


    Çirkin desteğe büyük tepki var

    02 Şubat 2006 Perşembe TÜRKİYE GAZETESI

    PARİS - Danimarka basınında yer alan ve İslam dünyasının büyük tepki gösterdiği Hz. Muhammed’in tasvir edildiği sözde karikatürler, Fransız gazetesi France Soir’da da yayımlandı. Danimarka’nın Jyllands-Posten gazetesinin yayımladığı sözde karikatürlere dünkü sayısında yer veren France Soir gazetesindeki açıklamada, sözde karikatürlerin provokasyon amacıyla yayımlanmadığı belirtildi. Açıklamada, “Bu 12 karikatür, önemsiz, rencide edici ya da önemli bir anlama sahip olarak görülebilir, ancak Danimarka’da ifade özgürlüğünün sınırlarının test edilmesi amacıyla yayımlanmaları, İslam dünyasında öfkeye yol açmıştır” ifadesine yer verildi. Karikatürlerde, hiçbir ırkçı niyetin ve hiçbir topluluğun aleyhinde ifadenin bulunmadığı savunulan açıklamada, “Hayır, asla konuşurken ve düşünürken özgür olduğumuz için özür dilemeyeceğiz” denildi.

    Gazetenin sorumsuzluğu
    Bu arada Danimarka’ya olan tepkiler çığ gibi büyüyor. Diyanet-Sen, protesto amacıyla, Danimarka ve Norveç büyükelçiliklerine siyah çelenk bıraktı. Irak’ın Başkent Bağdat’da da ünlü Firdevs Meydanı’nda toplanan bir grup, Danimarka aleyhine sloganlar attı. Suriye ise Hz Muhammed’in sözde karikatürlerinin yayımlanmasından sonra “Danimarka hükümetinin aldığı tedbirler” hakkında bilgi edinmek amacıyla büyükelçisini Şam’a çağırdı. Öte yandan Fransa Dışişleri Bakanlığı, sözde karikatürlerin yayımlanmasının, gazetenin “sorumluluğu dahilinde” olduğunu açıkladı. Fransız İslam Konseyi Başkanı Halil Ebubekir ise, karikatürlerin yayımlanmasını “ciddi tahrik” olarak değerlendirdi.

    Hakaret karikatürleri tüm Avrupa'ya yayıldı

    02.02.2006  PERŞEMBE  ZAMAN GAZETESI

    İngiliz yayın kuruluşu BBC de, Hz Muhammed'in karikatürlerini yayınlayan Avrupa medyası arasına katıldı.

    İngiliz yayın kuruluşu, BBC1'in 13.00'deki ana haber bülteninde karikatürleri yayınlayarak, izleyicilerinin bu olayın ortaya çıkardığı şiddet duygularını anlamalarına yardımcı olmayı amaçladığını bildirdi.

    Bu konuda ''sorumlu'' bir tutum takınmak istediğini belirten BBC, karikatürlerin kısa görüntülerini BBC 24 kanalında da gösterdi.

    -LE MONDE DA YAYINLADI-

    Bu arada, Fransa'nın etkin gazetelerinden sol görüşlü Le Monde da, Hz Muhammed'i tasvir eden bir çizim yayınlayarak, Hz Muhammed'in resmini veya karikatürünü çizme hakkını savunanlara katıldı.

    Gazetenin ''Özgür karikatürler'' başlıklı başyazısında, ''Bir Müslüman Hz Muhammed'in özellikle kötü niyetli bir çizimiyle öfkeye kapılabilir. Ancak bir demokrasi, insan hakları ayaklar altına alınsa da bir fikir polisliği kuramaz'' denildi.


    Avrupa, İslam düşmanlığıyla mücadele kararını unutmasın

    Hz. Muhammed'e (s.a.s.) hakaret içeren karikatürler medeniyetler arası diyaloğa zarar verirken, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Alvaro Gil Robles'ten uyarı geldi. Avrupa'nın 'İslam düşmanlığıyla mücadele' kararını hatırlatan Robles, "İfade özgürlüğünün de sınırları var." dedi.

    Danimarka'daki Jyllands Posten gazetesinin 30 Eylül'de yayınladığı Hz. Muhammed'e (s.a.s.) hakaret içeren karikatürlerle başlayan kriz genişliyor. İslam dünyasında, Danimarka'yı hedef alan protesto ve ekonomik boykot devam ederken, aynı karikatürler bu kez Fransa ve Almanya'da yayınlandı. France Soir ve Die Welt gazeteleri, ifade özgürlüğüne destek için karikatürlere yer verdiğini savunurken, uzmanlar, 'inanca hakaret içeren' girişimin İslam dünyası ile Batı arasındaki diyalog çabalarına zarar vereceği uyarısında bulunuyor. Bu çerçevede Batılı ülkelerin tavrına Avrupa Konseyi'nden de uyarı geldi. Zaman'a konuşan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Alvaro Gil Robles, "İfade özgürlüğünün de sınırları vardır. Farklı dinî inançlara saygı duymak gerekiyor." dedi. Avrupa Konseyi'nin İslam düşmanlığıyla (İslamofobi) mücadele konusunda aldığı kararı hatırlatan Robles, Avrupa ülkelerinin, 'farklı dinî grupların hassasiyetlerini dikkate alması ve dinlerarası diyaloğu geliştirmesi' gerektiğinin altını çizdi: "Saygı, dinleri ve ibadetlerini çok iyi tanıma ile mümkün olur. Avrupa'da farklı dinlerle ilgili önyargıları kırmanın yolu eğitimden geçiyor."

    Konsey'e üye ülkelerin insan hakları karnelerini denetlemekle yükümlü olan Robles, dine hakaret içeren karikatürlere Danimarka hükümetinin 'ifade özgürlüğü' gerekçesiyle arka çıkmasını ise şöyle değerlendirdi: "İfade özgürlüğü bütün demokratik toplumların temel özelliğidir. Ancak, bu hakkı kullanmanın Avrupa Konseyi sözleşmeleri çerçevesinde bazı sınırları vardır. Yayınlar da sınırsız bir ifade özgürlüğüne sahip değildir."

    Avrupa Konseyi'ne üye ülke hükümetlerinin, geçtiğimiz mayıs ayında aldıkları kararda "Avrupa'da İslam düşmanlığıyla mücadele edilerek, tarihten gelen önyargıların giderilmesi için doğru ve demokratik tarih eğitimi verileceği" vurgulanmıştı.

    Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Danimarka'da Hz. Muhammed'e (s.a.s.) hakaret içeren karikatürleri yayımlayan gazeteye herhangi bir ceza veya yaptırım uygulanmasının mümkün olmadığını da dile getirdi. Bu tutumun sadece eleştirilebileceğini vurgulayan Alvaro Gil Robles, İslam ülkelerinin Danimarka'dan özür talebi hakkında değerlendirme yapmaktan da kaçındı.

    İnsan Hakları Komiseri Robles'in atıfta bulunduğu Avrupa Konseyi'nin 'İslam düşmanlığıyla mücadele kararı' geçtiğimiz yıl mayıs ayında alınmıştı. Karara, Avrupa Konseyi'ne üye ülke hükümetleri imza atmıştı. Türkiye'nin girişimiyle Varşova Zirvesi'nde kabul edilen kararda, Avrupa'da İslam'a karşı tarihten gelen önyargıların giderilmesi için doğru ve demokratik tarih eğitimi verileceği belirtilmişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı Avrupa Konseyi liderler zirvesinin nihai bildirisinde, "Cinsiyet, dil, ırk, Musevilik ve İslam karşıtlığı dahil her türlü dinî ayırımcılığı ve hoşgörüsüzlüğü kınıyoruz. Bunların engellenmesi ve ortadan kaldırılması için Avrupa Konseyi bünyesinde kurallar belirlenmesi ve etkili bir mekanizmanın kurulmasına ilişkin kararlılığımızı teyit ediyoruz." ifadeleri kullanıldı. Böylece "İslam karşıtlığıyla mücadele" ifadesi, ilk kez Avrupa Konseyi'nin resmî bir belgesinde yer almıştı. Nihai bildiride, "evrensel hoşgörü ve uzlaşıyı geliştirmek için kültürler ve dinlerarası diyaloğun teşvik edilmesi" istendi. Türkiye'nin de üyesi olduğu Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi, demokrasi ve insan haklarının geliştirilmesi için çalışmalar yapıyor. Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, daha önce verdiği kararlarda da "dini değerlere hakaretin ifade özgürlüğü kapsamına girmediğine" kanaat getirilmişti. ZAMAN 02.02.2006  Emre Demir   Strasbourg


    Karikatürlü tahrik Fransa ve Almanya’ya da sıçradı

    İslam dünyası ile Danimarka’yı karşı karşıya getiren Hz. Muhammed’e (sas) hakaret içeren karikatürler, şimdi de Fransız gazetesi France Soir ile Alman gazetesi Die Welt’te yayınladı.

    Konuyu “Evet, Tanrıyı karikatürize etme hakkımız var” başlığıyla manşetten veren France Soir, Danimarka’nın Jyllands Posten gazetesinin yayımladığı 12 karikatürü yeniden sayfalarına taşıdı. Daha da ileri giderek İslam’ı, Katolikler gibi ‘devrim’ yapmaya çağıran gazete, karikatürlere karşı çıkanları da ‘gerici ve yobaz’ olmakla suçladı. Gazete, İslam dünyasının sert tepkisine neden olan karikatürleri “Hiçbir dini dogmanın, kendini demokratik ve laik bir topluma empoze edemeyeceğini” göstermek için yayınladıklarını savundu. Basının, bütün peygamberleri karikatürize etme hakkına sahip olduğu savunan gazete, “Gerici yobazların verdiği dersler yeter! ... Akdeniz’in diğer tarafında tutuşanlar, kendi dogmalarının esiri oldukları için bu gerçeği anlayamazlar...” gibi hakaret içeren ifadeler kullandı. Katolik Kilisesi'nin asırlar boyu fanatizmden geri kalmadığınına işaret edilen makalede "Buradan, Tanrı’nın hakkını tanrıya, Sezar'ın hakkını Sezar'a veren Fransız İhtilali geçti. İslam ise, hâlâ bu devrimi gerçekleştirmek zorunda" deniliyor. Birinci sayfasında, üzerinde, "kızma Muhammed, burada hepimizin karikatürü çizildi" ifadelerinin yer aldığı büyük bir karikatür kullanan gazete, 'özür dilemeyeceklerini' de belirtiyor. Fransa’da 70 bin civarında bir tiraja sahip olan gazete, yaşadığı büyük ekonomik krizle dikkat çekiyordu.

    Fransa’da yaşayan Müslümanlar ise karikatürlerin yayınlanmasına tepki gösterdi. Bunun, Fransa’da yaşayan yaklaşık 5 milyon Müslüman’a yönelik “büyük bir provokasyon olduğunu” belirten Fransa İslam Konseyi Başkanı Dalil Ebubekir, “İğrenç, kınıyoruz.” dedi. İslam Konseyi’nin Türk asıllı genel sekreteri Haydar Demiryürek de bir dinin kutsalını karalamanın fikir özgürlüğü sınırlarını aştığını söyledi. Demiryürek, Zaman’a verdiği demeçte, bunun, Fransa’da yaşanan banliyö olaylarından sonra inşa edilmeye çalışan hoşgörü ortamını yerlebir edeceği uyarısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı Din İşleri Danışmanı Laurent Stéfanini ise, basının herşeyi eleştirebileceğini belirterek, sınırın aşılması durumunda mahkemelere başvurulabileceğini ifade etti.

    Almanya’nın Die Welt gazetesi de, Jyllands Posten’in yayınladığı 12 karikatürden bazılarını dün sayfalarına taşıdı. Ülkenin en büyük yazılı basın grubu Springer’e ait gazete, birinci sayfasından kullandığı bir karikatürün yanından verdiği yorum yazısında ise Hz. Muhammed’e (sas) yönelik ağır hakaret içeren ifadeler kullandı. Yorumda, İslam dünyasından gelen tepkiler üzerine özür dileyen Danimarka gazetesinin yalnız bırakılması da eleştirildi. Alman Gazeteciler Birliği (DJV) ise söz konusu karikatürlerin yayınlanmasını eleştirdi. DJV Sözcüsü Hendrik Zörner, ‘Netzeitung’ isimli internet gazetesine yaptığı açıklamasında, söz konusu karikatürlerin basın ahlak kurallarının, insanların dini duygularını rencide eden yayınların yapılmaması ile ilgili 10. maddesini ihlal ettiğini kaydetti. Ancak Basın Konseyi, açıklama yapmaktan kaçındı. Zörner ise Basın Konseyi’nin, Hıristiyanların duygularını rencide eden benzer yayınları kınadığına dair örnekler olduğunu kaydetti.

    Ali İhsan Aydın, Süleyman Bağ; Paris, Berlin ZAMAN


    Bu karikatürler provokasyon olur diye uyardım; ama dikkate alınmadı’

    Jyllands Posten gazetesinin, İslam dünyasıyla Danimarka’yı karşı karşıya getiren karikatürleri yayınlamadan önce bazı uzmanların görüşüne başvurduğu ortaya çıktı.

    Bu kişiler arasında yer alan Danimarka’nın önde gelen ilahiyatçılarından Prof. Tim Jensen, gazeteye “Müslümanları incitir, gereksiz bir provokasyon olur.” uyarısında bulunarak, karikatürlerin yayınlanmaması gerektiğini belirtmiş. Güney Danimarka Üniversitesi öğretim görevlisi Jensen, Zaman’a yaptığı açıklamada, Jyllands Posten gazetesine verdiği cevabı şöyle özetledi: “Elbette Danimarka’da ifade özgürlüğü var. Ama tarih boyunca Hz. Muhammed’in resmi kullanılmamıştır. Yayınlanacak her resim veya karikatür, Müslümanları derinden incitir. İslam ve Müslümanların çok gündemde olduğu bir ortamda böyle bir yayın yapmak provokasyon olur. Bu, yangına benzin dökmek anlamına gelir.”

    İslam, Hıristiyanlık, Yahudilik ve Budizm hakkında yazdığı ‘Din Rehberi’ kitabıyla ülkenin önde gelen dinler tarihi uzmanlarından biri olan Tim Jensen’in dikkat çektiği diğer bir nokta ise karikatürlerin, Hz. Muhammed’i (sas) terörist gibi göstermesi olmuş. Tartışmaya yol açan karikatürlerin normal bir resim veya karikatürün çok ötesinde olduğunun altını çizen Jensen, “İslam’ın terörizmle aynı görülmeye çalışıldığı bir ortamda sizin, Hz. Muhammed’i (sas) kafasında bir bomba ile tasvir etmeniz çok incitici olur ve hakaret özelliği taşır.” diye konuştu. Prof. Jensen, gazeteden sorumluluklarını tartarak, Danimarka ile Müslümanların arasını açacak yayından uzak durmasını rica ettiğini de sözlerine ekledi.

    Ülkenin önde gelen din adamları ise gerilim ortamının yumuşatılması çağrısında bulunuyor. Kopenhag Piskoposu Erik Norman Svendsen, Hz. Muhammed’e yapılan karikatürlü hakareti kınadıkları gibi Danimarka bayrağının yakılmasını da kınadıklarını ifade etti. Danimarkalıları soğukkanlı davranmaya çağıran Svendsen, “Aradaki diyalogu kesmememiz gerekir.” dedi. Viborg piskoposu Karsten Nissen de ‘Danimarkalılar arasında dine yeterince önem vermeyen kişilerin, İslam ve Müslümanlar konusunda konuşurken ne kadar ileri gittiklerini anlamalarının zor olduğuna’ dikkat çekti. Loland Faster piskoposu Steen Skovsgaard da, karikatürlerin oluşturduğu yaranın tedavisinin zaman alacağına dikkat çekerek, diyaloğun elden bırakılmaması gerektiğini kaydetti. 02.02.2006 Hasan Cücük Kopenhag ZAMAN


    Hollandalı vekil hakaret karikatürlerini sitesine koydu

    Hollanda'da Müslüman ve Türkiye karşıtı tutumuyla tanınan Milletvekili Geert Wilders, kendi web sayfasına, Danimarka'daki ''Jyllands-Posten'' adlı günlük gazetede yayımlanan hakaret içeren tartışmalı Hz Muhammet karikatürlerini koydu.

    Karikatürlerin Geert Wilders sayfasına konulduğu haberinin duyulmasından kısa bir süre sonraysa web sayfası çöktü.

    Geert Wilders, Müslüman dünyasında tepki toplayan karikatürleri, bu karikatürleri yapan kişiye destek amacıyla web sayfasına koyduğunu açıkladı. Wilders, 12 karikatürü de sayfasına koyduğunu belirtti.

    Hollanda Temsilciler Meclisi'nde kendi adıyla 'Wilders Grubu' olarak yer alan milletvekili, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkışları ve Müslümanları sert şekilde eleştiren tutumlarıyla tanınıyor. Geert Wilders, önceki yıl sinemacı Theo van Gogh'un öldürülmesinden sonra ölüm tehdidi aldığını bildirerek, bir süre saklanmak zorunda kalmıştı. 01.02.2006


    Fransa'daki müslümanlar hakaret karikatürlerine tepki gösterdi

    Fransa Dışişleri Bakanlığı, Hz Muhammet'in tasvir edildiği karikatürlerin bir Fransız gazetesinde yayımlanmasının, bu gazetenin ''sorumluluğu dahilinde'' olduğunu açıkladı.

    Danimarka'nın Jyllands-Posten gazetesinin ilk olarak eylülde yayımladığı ve ardından son haftalarda çoğaltılarak bugün France Soir ve bir Alman gazetesinde çıkan karikatürle ilgili soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ''Fransız yetkililerin, basın özgürlüğünü dünyanın her yerinde savunduklarını'' belirtti ve ''basın özgürlüğünün sorgulanamayacağını'' ifade etti.

    Sözcü, bununla birlikte basının görevini toleransla inanç ve dinlere saygı ilkesini göstererek yerine getirmesi gerektiği vurguladı.

    -FRANSIZ MÜSLÜMANLARININ TEPKİSİ-

    Fransız İslam Konseyi Başkanı Halil Ebubekir, karikatürlerin yayımlanmasını ciddi tahrik olarak değerlendirdi.

    Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ise yaptığı açıklamada, Arap ülkelerinin karikatürlerin yayımlanmasına gösterdiği tepkinin kendilerini endişelendirdiğini bildirdi.  01.02.2006


    Araplardan, ‘karikatüristleri cezalandır’ çağrısı

    Danimarka ve Norveç gazetelerinde Hz. Peygamber’e hakaret içeren karikatürlerin yayımlanmasının ardından İslam dünyasında protesto ve boykot çağrıları sürüyor.

    Tunus'ta bir araya gelen Arap ülkeleri içişleri bakanları, Danimarka hükümetinden, Jyllands-Posten gazetesine söz konusu karikatürleri çizen karikatüristleri ''ciddi biçimde cezalandırmasını'' istedi. Toplantıya katılan Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Nayif Ben Abdülaziz de Arap ülkelerinden Kopenhag'daki büyükelçilerini çekmelerini istedi. Suudi Arabistan ve Libya, Danimarka hükümetine tepki olarak bu ülkedeki büyükelçilerini çekmişti. Tunus'taki toplantı öncesi açıklama yapan Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ise tepkisini “Avrupa basını, Yahudi düşmanı olarak suçlanmaktan korkuyor; ancak İslam'ın karikatürize edilmesine gelince basın özgürlüğüne sığınıyor.” sözleriyle dile getirdi.

    Sudan hükümeti, karikatürlere tepkisini Danimarka Savunma Bakanı Sören Gade’nin ziyaret talebini reddederek gösterdi. Dışişleri de bütün Sudanlı şirket ve kurumları, bu ülkenin ürünlerinin ithaline son vermeye çağırdı. İran ise tepkisini Danimarka’nın Tahran Büyükelçisi’ne iletti. Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki’nin de Kopenhag’a mektup göndererek, “Danimarka hükümeti ile gazeteden, bütün Müslümanlardan özür dilemesini istediği” kaydedildi. Irak yönetimi, tepkisini Danimarka’nın Bağdat Büyükelçisi’ne iletirken, Şii lider Sadr'a bağlı bir grup ise karikatürleri protesto için Bağdat'ın merkezinde çadır kurarak açlık grevi başlattı. Danimarka yönetiminin Müslümanlardan özür dilemesi için dün Gazze, Şam ve Tel Aviv’de gösteriler düzenlendi. Dış Haberler Servisi  01.02.2006


    ABD'nin Ankara Büyükelçisi: Karikatürleri de protestoları da kınadık

    A.A. www.hurriyet.com.tr

    Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Hz. Muhammed karikatürlerinin yayınlanmasını kınadıkları gibi karikatürlerin ardından gerçekleştirilen protesto gösterilerinde yaşanan şiddet olaylarını da kınadıklarını söyledi.

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Hz. Muhammed karikatürlerinin yayınlanmasını kınadıkları gibi karikatürlerin ardından gerçekleştirilen protesto gösterilerinde yaşanan şiddet olaylarını da kınadıklarını söyledi.

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na gerçekleştirdiği nezaket ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Wilson, ABD’nin karikatür krizi konusundaki tavrının sorulması üzerine, bu karikatürleri "çirkin bulduklarını ve yayınlanmaması gerektiğini düşündüklerini" belirtti. Wilson, ancak karikatürler kadar, söz konusu eylemi protesto ederken bazı ülkelerde yaşanan şiddet olaylarını da kınadıklarını ifade etti.

    Wilson, Türk hükümetinin konu ile ilgili yaptığı açıklamaları da memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.


    NATO konseyi karikatür krizi ile ilgili olarak olağanüstü toplandı

    A.A. www.hurriyet.com.tr

    İttifak üyesi ülkelerin daimi temsilcilerinden oluşan NATO Konseyi, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerin yayınlanmasının ardından yaşanan olay ve gelişmeleri değerlendirmek için olağanüstü toplantı yaptı.

    NATO kaynakları, bugünkü toplantıda, özellikle Afganistan'da meydana gelen olayların ele alındığını bildirdiler.
    Afganistan'daki Taliban rejiminin çökmesinin ardından, 2001 yılı sonunda düzenlenen Bonn Konferansı'nda, geçici yönetime destek amacıyla, “BM Güvenlik Konseyi otoritesi altında görev yapacak, gönüllü ülkelerin askerlerinden oluşan uluslararası koalisyon” şeklinde kurulan Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF), 11 Ağustos 2003 tarihinden itibaren NATO tarafından yönetiliyor. Afganistan'da, yapılan seçimlere güvenlik desteği veren NATO, 2005'te Bölgesel İmar Ekipleri'nin (Provincial Reconstruction Teams) (PRT) kapsama alanını genişletti, ISAF bünyesinde asker sayısını artırdı ve 10 binin üzerine çıkardı. Karikatür krizi çerçevesinde ISAF kamplarına yönelik saldırıları değerlendiren NATO Konseyi'nin, gelişmeleri yakından izlediği bildirildi. NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'in, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ile telefon görüşmesinde bulunduğu, istikrar sağlanması için gereken her şeyin yapılacağı duyuruldu. ISAF komutanlığının da olayların yaşandığı bölgelere takviye kuvvetler gönderdiği belirtildi. Olayların “sakinleşmekte olduğunu” bildiren NATO kaynakları, bu olay ve gelişmelerin, İttifak'ın Afganistan'da barış ve istikrar sağlamaya yönelik irade ve kararlılığını olumsuz etkilemeyeceğini bildirdiler.
    Danimarka'da 'imamlarla uyum diyaloğu'na son
     


    Danimarka'da 'imamlarla uyum diyaloğu'na son

    ANKA 08 Şubat 2006

    Danimarka Uyum Bakanı Rikke Hvilshöj, imamlarla uyum konusunda başlatılan diyaloğa son vereceklerini belirtti. Hvilshöj, bu karara gerekçe olarak karikatürlerin yayınlanmasının ardından imamların Ortadoğu’ya yaptıkları ziyaret sırasında "çok abartılı" bir şekilde Danimarka’yı şikayet etmelerini gösterdi.

    Danimarka Uyum Bakanı Rikke Hvilshöj, Arap kökenli imamların Arap televiyonlarında ve medyasında Danimarka ile ilgili yaptıkları açıklamalarında hükümetin yürürlüğe koyduğu uyum sürecine ilgi göstermediklerini belirterek, imamlarla uyum konusunda başlatılan diyaloğa son vereceklerini bildirdi.

    Hvilshöjy, diyaloğun sona erdirilmesine bir başka gerekçe olarak da, Jyllands-Posten gazetesinde Hazreti Muhammed karikatürlerinin yayınlanmasının ardından imamların Ortadoğu’da bir dizi Arap ülkesine yaptıkları ziyareti ve bu ziyaret esnasında çok abartılı bir şekilde Danimarka’yı şikayet etmelerini gösterdi.

    Haber.dk’ya göre, Danimarka hükümeti, ülkedeki imamlar ile uyum ve terör konularında görüşmeler yapmıştı. Hükümet, imamların uyum konusunda önemli rol oynadığını belirterek kendilerinden uyum konusunda yardımcı olmalarını istemişti.

    'Bu ölüm barışa katkı olsun'


    'Bu ölüm barışa katkı olsun'

    Roma Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa 16. Benediktus, “Rahip Santoro'nun ölümünün, halklar arası barışa katkı olmasını diliyorum” dedi.

    8 Şubat 2006 www.hurriyet.com.tr

    Trabzon'da silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Katolik Papaz Andrea Santoro'nun ölümü, İtalya'da infial yaratmaya devam ediyor.

    Gazeteler olayı bugün de manşetten verirken, Roma Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa 16. Benediktus, Vatikan'da genel kabul törenindeki konuşmasında Santoro'nun ölümüne de değindi.

    16. Benediktus, “Rahip Andrea Santoro'nun yaşamını feda etmesinin, dinler arası diyaloğa ve halklar arası barışa katkı olmasını diliyorum” dedi.

    Papa, dün itibarıyla Santoro'dan bir mektup aldığını da anlatarak, şöyle konuştu:

    “Onun Trabzon'daki Santa Maria Kililesi'ndeki küçük Hıristiyan cemaatiyle bana 31 ocakta yazmış olduğu güzel mektubu dün aldım.

    Mektuptaki derin heyecan da, onun rahiplik arzusunun ve gayretlerinin aynası niteliğindedir.”

    Aynı mektupla Trabzon'daki kilisenin müdavimi kadınlar tarafından yazılmış bir mektubun da kendisine ulaştığına değinen Papa, “Beni oraya davet ediyorlar. Bu mektupta da, Mesih sevgisi ve aşkının izlerini görüyorum” dedi.

    Papa, Santoro'nun kaleme aldığı mektubun, Vatikan'ın resmi yayın organı L'Osservatore Romano gazetesinde yayımlanacağını da sözlerine ekledi.

    Roma'da 12 Türkün yaşamını yitirdiği ve 18 Türkün yaralandığı otobüs kazasına iç sayfalarda kısa bir haber olarak yer veren İtalyan basını, Santoro'nun ölümünüyse bugün yine manşetten verdi. Manşetlerde, Santoro'yu öldürülmesinin karikatür kriziyle ilgili olduğu vurgulandı.

    Corriere Della Sera gazetesi, “Rahip Andrea'nın katili itiraf etti” manşetini kullandı. Spot cümlelerindeyse şu ifadelere yer verildi:

    “Katil, 16 yaşında. Polis kaynaklarına göre, katil karikatürlerden etkilenmiş. Kardinal Camillo Ruini, naaşı teslim aldı. Karikatür krizi nedeniyle Afganistan'daki İtalyanlar taşlandı.”

    La Repubblica gazetesi de, “Öldürülen papazın katili konuştu” dedi. Katilin itirafıysa alt başlıkta, “Muhammet karikatürlerinden etkilendim” cümlesiyle özetlendi.

    La Stampa gazetesiyse “Karikatürlerden etkilendim” cümlesini manşet olarak kullandı.

    İtalya Katolik Piskoposlar Kurulu'nun resmi yayın organı Avvenire gazetesiyse daha uzun bir manşet kullanarak, “Rahip Andrea'nın katili: Karikatürlerden etkilenmiştim” dedi.

    İç sayfalarda da konuya geniş yer ayıran İtalyan basınında, özellikle Kilise yetkililerinin beyanatlarındaysa Hıristiyanların dünyanın pek çok yerinde zulüm ve takibata uğradıklarından söz etmeleri dikkati çekti.


    İtalyan Bakan Calderoli’den Haçlı Seferi çağrısı

           Mehmet ÇİFTÇİ/MADRİD, (DHA) 08 Şubat 2006

    İTALYA’da Kuzey Birliği Milletvekili ve Reformlar Bakanı Roberto Calderoli, 16’ncı Papa Benediktus’un derhal harekete geçerek ’İslam dünyasına karşı Haçlı Seferleri başlatması’ çağrısında bulundu.
          Bakan Calderoli, ’Hıristiyan dünyasının toplu bir İslam köktendinciliği tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını’ savunarak Papa 16’ncı Benediktus’un tıpkı 5’inci Papa Pio ve 9’uncu Papa Inocencio’nun 16 ve 17’nci yüzyıllarda Viyana kapılarına dayanan Türkler ile Lepanto Savaşı sırasında yaptığı gibi tüm Hıristiyan aleminin toplu halde İslama karşı savaş vermesi gerektiğini öne sürdü.
          ’İslam dünyasının, çizmeyi aşan hareketlerle Hıristiyanlara karşı savaş açtığını’ iddia eden Bakan Caldoreli, ’buna sessiz kalan Hıristiyanların harekete geçmemesi halinde ağır bir bedel ödeneceğini’ savundu.


    Yeni bir Haçlı Seferi gerekiyor"

    Yasemin Taşkın www.milliyet.com.tr

    Karikatür kriziyle başlayan gerilimde uluslararası toplum tarafları anlayışlı ve sakin olmaya çağırırken, bir bakandan inanılmaz sözler... İtalya Reform Bakanı Calderoli, laik Türkiye'yi örnek gösteren gazeteciye ağır hakaret etti. Bir gazeteye de işte böyle dedi.

    Bir Danimarka gazetesinde Hz. Muhammed'i tasvir eden karikatürlerin yayınlanmasıyla başladı kriz... Müslümanlar'ın öfke dolu gösterileri şiddete dönüşürken, şimdi de ağız dalaşları "ırkçı" boyuta sürüklemeye başladı. İtalya Reform Bakanı Roberto Calderoli, sert ırkçı konuşmalarıyla ortalığı karıştıracak gibi... Karikatür kriziyle ilgili katıldığı bir TV programında Türkiye'yi ve İslam dünyasını savunan Filistinli kadın gazeteci Rula Jebreal'e ağır hakaretlerde bulundu. Kadın gazeteci "İslam dünyasında iyi insanların da olduğu ve her Müslüman'ın terörist olarak görülmemesi gerektiğini" savunduğu sırada programa Bakan Calderoli telefonla bağlandı.

    "IRKÇI OLMAK TERÖRİSTTEN İYİ"
    Jebreal için "Şu güneşte fazla kalmış (ten rengine atfen), çöller ve develerin olduğu yerden gelen bayan, ismini bile hatırlamıyorum zaten, sussun artık!" dedi. Program sunucusu tarafından uygar davranmaya davet edilen Calderoli "Ilımlı İslam denilen dünyada her yıl kıyılan 160 bin Hıristiyan hakkında bu bayan ne diyor duymak isterim" diye saldırısını sürdürdü. Stüdyoda kendisini ırkçı olmakla suçlayanlara da "ırkçı olmak terörist olmaktan iyidir" dedi.

    "HAÇLI SEFERİ'NE İHTİYAÇ VAR"
    Jebreal'in Türkiye'yi örnek göstererek "70 milyon laik Türk'ü de kötü örneklerin yanına mı koyuyorsunuz" sözlerine karşılık da "İstiyorlarsa ellerinde tutsunlar" dedi. Bakan Calderoli, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girişinin "Hıristiyan Avrupa'nın İslamlaştırılması anlamına geldiğini" ve "doğaya aykırı olduğunu" savundu. Aynı zamanda sağcı Kuzey Ligi partisi üyesi olan Calderoli, La Repubblica gazetesine yaptığı bir açıklamada da "Papa Ratzinger'e İslam tehtidinden korunmak için davet yollamak lazım. Yeni bir Haçlı Seferi'ne ihtiyaç var" dedi. Gelişmelere misilleme olarak İslamcı sitelerde Yahudi soykırımıyla dalga geçen karikatürler yayınlanmaya başladı.


    09.02.2006  PERŞEMBE
    Rasmussen için kelimeler yetmedi!

    Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’in karikatür krizinde sergilediği tavır, sadece İslam dünyasında değil birçok sağduyulu Danimarkalıda da hayal kırıklığı meydana getirdi.

    Resmen özür dilemeyerek olayı ‘ifade özgürlüğü’ çerçevesinde değerlendiren Rasmussen’in, “Ben olsam basmazdım.” açıklamasından sonra harekete geçen Information gazetesi, 12 karikatüristten “Başbakanın kriz sırasındaki tavrını çizmelerini” istedi. Karikatürleri, ‘Kelimeler yetersiz kalınca’ başlığıyla yayınlayan gazete, “Sadece Müslümanlar değil; Danimarkalılar da Rasmussen’in ne demek istediğini anlamakta güçlük çekti.” açıklamasını yaptı. Bu karikatürlerin birinde, boykottan en çok zararı gören Arla firmasının logosu olan ineğin üzerine binen Rasmussen, “Özür dilerim.” diyor. Bir diğerinde Danimarka bayrağını tutuşturan bir Ortadoğuluyu durdurmaya çalışan Rasmussen’e Jyllands Posten’in yayın yönetmeni Carsten Juste ve aşırı sağcı lideri Pia Kjaersgaard engel olmaya çalışıyor. Bir karikatürde de Rasmussen çarmıha gerilmiş şekilde çizilmiş. Başka bir çizimde ise başbakanın “ifade özgürlüğü balonu”, ağzı kalem ucu şeklinde olan bir pelikan tarafından patlatılıyor. Danimarkalı bakanların “İnsan hakları boş laf. Yabancılar okkalı bir tekme istiyor; bunlar kuş yuvası gibi her yeri doldurdu.” diye konuşturulduğu başka bir illüstrasyonda ise Rasmussen, “Özür dilerim. Ama mizah anlayışımız böyle; bunu siz anlamıyorsunuz.” diyor. Bu arada Dışişleri eski Bakanı Uffe Ellemann Jensen, Carsten Juste’nin istifasını istedi. Ancak Juste, istifa etmeyeceğini duyurdu. “İfade özgürlüğünün sınırını test etmek için bu karikatürleri yayınladık.” diyen Jyllands Posten’in kültür editörü Flemming Rose ise, İran'da yayımlanan Hemşehri gazetesinin Yahudi soykırımı ile ilgili açtığı uluslararası karikatür yarışmasına destek verdi. Rose, CNN'e yaptığı açıklamada “Hemşehri ile karikatürleri aynı gün yayınlamak istiyoruz.” dedi.

    Hasan Cücük, Kopenhag www.zaman.com.tr


    Rasmussen yine özür dilemedi

    08 Şubat 2006 Çarşamba  www.turkiyegazetesi.com
     

    KOPENHAG - Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, dün düzenlediği basın toplantısında İslam’a ve tüm dinlere saygılı olduklarını belirterek, karikatürlerin yayınlanmasını protesto için başlatılan gösterilerin küresel bir krize dönüştüğünü söyledi. Danimarka hükümeti ve halkının son günlerde yaşanan olayları üzüntüyle seyrettiğini kaydeden Rasmussen’den İslam dünyası tarafından beklenen özür yine gelmedi.
    Rasmussen “Şimdi büyüyen bir krizle karşı karşıyayız” dediği basın toplantısında “Şunu hatırlatmak istiyorum. Karikatürleri yayımlayan özgür ve bağımsız bir gazetedir. Danimarka hükümeti değildir. Herkesi sükunete davet ediyorum” diye konuştu. ABD Başkanı George W. Bush’un kendisini telefonla arayarak, diplomatik misyonlarına ve Danimarkalılara yönelik şiddete karşı verdiği desteği ilettiğini belirten Rasmussen, Bush ile problemlerin şiddetle değil diyalog ve hoşgörüyle çözülmesi konusunda hemfikir olduklarını kaydetti. Rasmussen, uluslararası toplumun krize barışçıl çözüm bulmasını ümit ettiklerini de bildirdi.

    Bush’tan Rasmussen’e destek telefonu 

    Ünsal TURAN / KOPENHAG 8 Şubat 2006

    ABD Başkanı George W. Bush dün Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’i telefonla arayarak Hz. Muhammed karikatürleriyle ilgili kriz sürecinde vatandaşları çeşitli ülkelerde zor durumlarda kalan Danimarka’ya desteğini iletti.

    Bush, Danimarka Başbakanı’na, diplomatik misyonlarına ve Danimarkalılara yönelik şiddete karşı yanlarında olduğunu belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü Scott McClellan, bu süreçte bütün tarafların "şiddetle değil diyalog ve müsamahayla" çıkış yolu araması gerektiği konusunda iki liderin mutabık kaldıklarını söyledi. Danimarka Başbakanı Rasmussen ise düzenlediği basın toplantısında İslam dünyasını rahatsız eden karikatürlerin yayınlanmasını protesto için başlatılan gösterilerin küresel bir krize dönüştüğünü söyledi. "Şimdi büyüyen bir krizle karşı karşıyayız" diyerek herkese sakin olması çağrısında bulunan Rasmussen, uluslararası toplumun krize barışçıl çözüm bulmasını ümit ettiklerini de bildirdi. Rasmussen, "Başbakan Erdoğan ve İspanya Başbakanı Zapatero’nun Herald Tribune gazetesindeki ortak yazıları hakkında ne düşünüyorsunuz" şeklindeki sorumuza "Başbakan Erdoğan şiddet olaylarının son bulması ve sorunun diyalogla çözülmesi çağrısında bulunduğu için kendisine teşekkür ediyoruz. Bizim için çok önemli olan bu açıklamaları takdirle karşılıyoruz" dedi.


    DEVAM   Hispano-Turco.Com


    Copyright © 2004
    Lobicilik.Com
    All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır.